Arif Ünver arifunver@hotmail.com Arif Ünver

Neden bu duruma gelindi

04 Nisan 2016, 08:42 - -

Değerli Gündem Medya Grubu okurları hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum…

Ülkemiz zor bir süreçten geçiyor, vatan topraklarını canı pahasına koruyup, şehitlik mertebesine yol alan yiğitlerin sayısı artıkça memleket olarak bağrımıza taş basıyoruz… Ama unutmayalım, vatan, uğrunda can veren var ise vatandır… Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır…

Bu resimde elbetteki vatanımıza göz dikmiş hainlerin ekmeğine yağ sürecek değiliz… Hepimiz bulunduğumuz alanda memleket için mücadeleye devam ederek, Ülkemizin hak ettiği yerlere gelebilmesi adına kendi çapımızda mesai harcayacağız…

Ülkemiz son yıllarda birçok alanda yol kat etmesine rağmen maalesef ekonomik anlamda büyük güç alabileceği sermaye piyasalarında arzu edilen gelişimi sağlayamamıştır… Borsa yönetimi değişince birden film gibi yıllar gözümün önünden geçti… Neden bu duruma gelindi… Elbette biz sürekli bu işlere mesai harcıyoruz lakin sizlerlede paylaşmak istedim… Benim düşünceme göre kişilerden ziyade kurumsal kimlikler daha önemlidir lakin, “at binenin kılıç da kuşanındır”

Sermaye Piyasamızda konuyu tarafları ile ele almak lazım ki durum tespiti yapabilelim… Yapabilelim ki çözümü de doğru üretebilelim…

Biz şuna inanıyoruz, sermaye piyasasının varoluş sebebi, can özü, fon arz edenlerdir… Başka bir ifade ile tasarruf sahipleridir… Gerek bireysel gerekse kurumsal… Onlar bu ilişkiden nemalanamaz amiyane tabirle çırak çıkarlarsa bu iş olmaz olamaz…

Fon arz ve talep edenler arasındaki ilişki maalesef optimum seviyede realize olamadığı için ülkemiz sermaye piyasaları, özelinde özkaynak piyasası gelişememiş ve ülkemiz ekonomisi topyekun bu işin nimetlerinden mahrum kalmıştır… Bugün sokaktaki alakasız profiller bile FED i bilir hale geldiyse kökeninde özkaynak piyasasının gelişememesi yatmaktadır… Çünkü üretim faktörlerinin en önemli sac ayağı olan sermaye temininde özkaynak piyasasından daha etkili bir ilaç yoktur… Yeterli sermaye, büyüme başta olmak üzere istihdam dahil önceki yazılarımızda onlarca kez değindiğimiz birçok ekonomik derde de devadır… Bunları defalarca dile getirdik, değişik platformlarda…

Fon arz edenler (tasarruf sahipleri) adına biz piyasa profesyonelleri tarafından bir dernek kurulması aslında son derece manalı bir adımdır ve bunun ne ifade ettiği iyi düşünülmelidir… Ki biz bunun bilincindeyiz… Fon arz edenler yaşatılmadan değil biz piyasa profesyonelleri tüm sermaye piyasası zarar görür…

Tamda bu noktada bir hatırlatma yapmak isterim; Sermaye piyasası ekosisteminde 4 ana aktör vardır. Sırasıyla; fon arz edenler, fon talep edenler, düzenleyici denetleyiciler ve aracılar dediğimiz yapılar… Açık ve net fikrimi paylaşmak isterim… Bu dörtlüden fon arz edenler en az olmak üzere diğer aktörler kendi çaplarında yaptıkları hatalar ile piyasayı el birliği ile bu hale getirdiler… Ama şunu çoğu zaman fark edemediler sanırım… Yaptıkları yanlışlar salt kendilerine değil topyekun memleketin ekomik geleceğine zararlar verdi… Ve bu hadisenin önemi sevk ve idare edenler tarafından çok fazla anlaşılamadı…

Sıraladığımız bu aktörlerden aracılar, diğer ve yeni adı ile yatırım kuruluşları, ki içlerinde 20 yılı aşkın süre çalıştım; bu aktör maalesef fon arz edenleri salt komisyon, gelir kapısı görerek, yaşamalarından ziyade bıraktıkları komisyona önem verdiler ama deniz bitti… Şimdi çoğu binip kestikleri dalın üzerinde tutunmaya çalışıyorlar… Kurumsal geliri yaratmak için onlarca, bankadan kredi bile alamayacak firmaların halka arzlarına aracılık ederek, komisyon geliri makinesini hızlandırmak için çalışanları vahşi bir rekabete sokarak, en nihayetinde kendi güdük vizyonlarının bedelini ödediler sayıları yarıya indi… Şimdi kalanlarda acaba foreksde nasıl pazar payı alırda geliri artırırım derdinde… Arkadaş bu sığ vizyon yerine piyasanın yaşatılması için yapılması gerekenlere mesai harcasaydınız, siz ne yaptınız? sadece kendi menfaatleriniz için mesai harcadınız, aslında bunu bile beceremediniz, kendi menfaatini düşünen, fon arz edenin menfaatini düşünendir, eskiden bakkalların duvarında bile yazardı; “müşteri veli nimettir” sanırım hiç bakkala bile gitmedi bu aracıları yönetenler… Vizyonlu mesainiz olsaydı, geniş bir kamuoyu oluşurda şu an aslan gibi bir piyasada ticaret yapardınız… Burada kim mağdur oldu? bir; tasarruf sahipleri çoğunlukla bilinçsizce rendelendiler, iki; sektör çalışanları,binlerce yetişmiş adam 20 yıl uzmanlaştı ve çoğu atıl işsiz kaldı. Bir adam kolay yetişmiyor, yaptığınız hatalarla, hemde yetişmiş kalifiye adamın az olduğu ülkemizde insanlarıda mundar ettiniz… Üç; ülkemizin ekonomik gelişiminde son derece önemli bir yeri olan sermaye piyasası özkaynak mecrasınıda baltalayıp topyekun memlekete zarar verdiniz… Şu anda birçok kurumun uyguladığı krupiye modelide bunun ispatıdır, düşük maaş artı prim poltikası… Sen müşteri bul işlem yapsın komisyon çıksın bölüşürüz modeli… Bu model rende formasyonun devam ettiğinin en büyük göstergedir… Halbuki getiri paylaşıma odaklanıp yatırımcı nasıl kazanır? bu zeminin tesisi için mesai harcarsanız işin rengi değişir… Ama buna mesai harcayacak adam var mı? ben henüz pek göremedim… Ülkemizin özkaynak ürün piyasası dönemsel getiri ile öne çıkmadığı sürece komisyon kölesi olmaya devam edersiniz, tabi müşteri bulabilirseniz… Siz vatandaşın kazanç sağlayacağı bir hisse senedi piyasasının oluşumu için çaba sarfederseniz, hem siz hemde memleket, bu işten çok, hemde çok kazanır ama hemen yarın değil biraz zaman ister bu işler, bu zamanı fonlayacak sabrınız ve sermayeniz varsa…

Gelelim fon talep edenlere başka bir ifade ile halka açık veya açılacak şirketlere… Teveccüh gösterip, birikimlerini, sermaye oluşturup iş güç yapın diye firmalarınıza yatıranlar sizin ortağınız başka bir ifade ile namusunuz be arakadaş… Onlar sizin figüranınız değil… Size fon temin edenler dişinden tırnağından artırdığı para ile firmanıza ortak olup, siz işi gücü büyütünde onlara karşılığını verin diye bu piyasaya geliyorlar… Onları yasal mevzuata uysa dahi vicdana uymayacak şekilde çırak çıkardığınız durumlarda insanları çok rendeledi… Ama sadece insanlar değil memleketin ekonomik geleceği zarar gördü…

Birde borsacı patronlar var, başka bir bakış açısıyla patron borsacılar var, üç kuruş menfaat sağlamak amacı ile topyekun ülkemiz sermaye piyasasına zarar verenler var… Onların bence yatacak yerleride yok… Birde onlara akıl veren aracı ve profesyoneller var… Sizinde yatacak yeriniz yok…

Tüm bunlar olurken hakem pozisyonunda olan düzenleyici denetleyici otorite son yıllarda gereğini yapmaya başlasa bile bence geçmişte geç kalındığı durumlarda az değildir… Onlar bence artık işin öneminin farkında ama geçmişte cereyan hadiselerin tazmin edilemeyişi negatif geribesleme yapmaya devam ediyor… Neyse bir sıfırdan büyüktür, düzenleyici denetleyici ekip artık daha etkin, şeffaf ve sürdürülebilir bir ilişki için çalışıyor…

Ha birde yetmezmiş gibi son derece önemli bir hedef olan Finans Merkezi hedefini farklı tarafından anlayarak, finans merkezi ile trading merkezi kavramını karışıtırıp, trading merkezi odaklı adımlar ile raflarında yeterli ürün olmayan piyasada temelsiz ve zamansız adımlar atanlarda olmadı değil…. Ah ah at binenin kılıç kuşananın, sermaye piyasaları salt kitaplardan okunarak öğrenebilecek bir mecra olsaydı işimiz kolay olurdu… Salt teori orjinli adımlar atıp hadisenin ruhunu es geçerseniz, salt sığ piyasada robotik olursunuz… Piyasa sadece algortima ile anılır da dönemsel getiri odaklı gerçek yatırımla anılmaz olur…

kalın sağlıcakla, Allah a emanet…

Benim mesajım net; Türkiye nin Sigortası Sermaye Piyasası…

@arfunvr

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

YORUMLAR (7)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • Uluç Tanyeri20 Nisan 2016 11:08

    Hocam elinize sağlık, eğitimlerinizde de olduğu gibi, bu yazınızda da bizlere doğruyu gösterdiğiniz için tekrardan teşekkürler.

  • Mehmet08 Nisan 2016 21:04

    Yatırım 3 türlüdür. 1-Özel sektör tahvili 2-Hisse senedi 3-Türev ürünler. 3'ünede aynı anda yatırım yapılırsa yatırım olur,finans merkezi olur.Saygılar.

  • eren05 Nisan 2016 11:37

    ABİ YAZI GÜZEL OLMUŞ, BORSA DEDİĞİM ADAM YOK DEDEM BATTI YOK AMCAM KAFAYI YEDİ YOK ŞU EVİNİ ARABASINI SATTI DİYOR. VAKTİNDE NASIL KORKUTMUŞLARSA MİLLETİN GÖZÜNÜ MİLLET ALTIN DOLAR DİYOR BAŞKA BİŞEY DEMİYOR.

  • tv04 Nisan 2016 14:40

    kaleme alınan yazı güzel olmasına güzelde bizim borsamızın gerçekleri ortada ranlojistik goldaş ataş bu şirketsahipleri insana degerveriyorlarmı yoksa parayamı tamah ediyorlar işte herçekbu

  • Mesut Acar04 Nisan 2016 13:57

    Hocam mükemmel bir yazı

  • Oktay Anıl04 Nisan 2016 09:47

    Yüreğine,kalemine sağlık Arif'cim.Yazdıklarının hemen tamamına katılıyorum.Müsaadenle profesyonel olarak çalışanların etik ilkelerden şaşmamak kaydıyla performansa dayalı gelirlerini artırmalarında yarar görüyorum.Hatta buna Bill Gates modelini örnek olarak verebilirim.Sevgiler,

  • arslan bey04 Nisan 2016 09:32

    Borsada tahtasında yabancı bulunmayan hisselerde yıllardır tam bir soygun var.Manipilasyon var.Zaten tahta dar.Şirketler itibarsız.Yeni yatırımcı yok.Bu yüzden ele verilen hisseler kuruşlu seviyelere çekilerek yıllarca satılmaya zorlanıyor.Bunlar maalesef şirket ana ortaklarının onayı ile yapılıyor.Çünkü onlar istemese bunu tahta yapıcı başaramaz.Türk Sermaye Piyasalarında önce yerli hırsızları temizlemek lazım.Küçük yatırımcı zararlarını kurtarırsa para kazanırsa sermaye piyasalarına yatırım artar.Bunu sağlamak için yatırımcının kandırılmasına müsaade etmeyecek şeffaf kriterler ve denetim mekanizmaları oluşmalıdır.Finansal piyasalarda bir kurtuluş savaşı verilmesi gerekiyor.