Arif Ünver arifunver@hotmail.com Arif Ünver

Türkiye ‘Astro Trade’e geçiyor‏

25 Nisan 2016, 08:42 - -

Değerli Gündem Medya Grubu okurları, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum…

Bu yazımızda Algoritma hadisesini, madalyonun farklı yüzleri yaklaşımı ile ele almaya çalışacağım…

Konuya girmeden önce finans aleminin köşeli olmadığını, aksine son derece yuvarlak olduğunu hatırlatmakta fayda var… Ki hayat da öyle değil mi? Evdeki hesap çarşıya uymaz ama en azından evdeki hesabın çarşıda mümkün mertebe asgari düzeyde şaşmasına odaklanırız.

Teknolojinin baş döndürücü gelişiminden finans piyasaları da nasibini aldı ve 20 yıl önce aklımıza dahi gelmeyen hadiseler realite oldu… Teknoloji ne kadar değişse de değişmeyen tek gerçek; başlangıç komutları insanoğlu tarafından veriliyor… Siz bir strateji ortaya koymadan, teknolojinin nimetleri finans aleminde meyve vermiyor… Ya kendi stratejiniz ya da başkalarının stratejileri olmadan fintech nimetlerini size sunamıyor…

Aslında algorithmic trading kavramı  yeni gibi gözükmesine rağmen yeni değildir. Tabiri caizse; eskiden araba manuel vitesti, şimdi yarı otomatik veya tam otomatik vitesli… Algoritmik trading, geçmişte bir takım parametreler neticesinde, analitik yaklaşımlarla yapılan alım satımlardan çok da farklı değil. Fark şu; analitik temeller,  yazılımlar vasıtası ile bilgisayarlara yaptırılıyor. Başka bir ifade ile bir takım parametreler üzerine inşa edilen stratejiler neticesinde al sat tuşlarına insan yerine hızlı bir şekilde yazılımlar basıyor… Quant, indikatör veya mix dediğimiz, finansal tablo, matematik, istatistik ve hatta ağızdan dökülen sözcükler… Canlı yayınların ses dosyaları dahi sistemlere entegre edilebiliyor…

Tabi bu noktada unutulmaması gereken ayrıntı; alım satımı yapılan ürünler kavun karpuz değil… Finansal piyasalarda fon arz talepleri neticesinde ortaya çıkmış ürünler ve türevleri… 

Algoritmik yaklaşımların görece olarak sağlıklı olması için ilgili finansal ürün veya piyasanın derinliği son derece önemli bir faktör… Örneğin ABD MCAP’i 19 trilyon dolar seviyelerinde, derinlikse derinlik… Ülkemizde toplam piyasa değeri açısından şu sıralar, 230 milyar dolar seviyelerinde, ortalama halka açıklık oranı tüm borsamız da %30-35’ler seviyesinde, buradan hareketle 60-70 milyar dolar alınabilir satılabilir bir stoğumuz var… Diğer taraftan bu stoğun da tabandan ziyade tavanda toplandığını düşünürsek… Derinlik en önemli sorun… Derinlik hadisesini salt işlem hacmi ile ölçmek son derece yanlıştır… Derinlik; halka açık kısmın piyasa değerinden ve dağılımından bağımsız değildir…

VİOP tarafı da dahil olmak üzere bizim spot piyasamızda algo kökenli işlem yapan, görece olarak yüksek portföyler bir anda kendisini piyasa yapıcısı konumuna düşürebiliyor ve ortaya anlamsızlıklar çıkabiliyor… Elbette algoritmik teknoloji destekli alım satımların karşısında değiliz, asla olmayız da. Teknoloji çok hızlı gelişiyor, finansal piyasaları da etkileyecek lakin ülkemiz teknolojik gelişimin borsalara etkisini karşılayacak derinlikte bir pazara sahip değil ve zaman aleyhimize işliyor… 

High frequency trading (HFT) imkanları ile işlem yapmanın maliyeti aracı kurum açısından baktığımız zaman server ve alt yapı hariç Borsaya ayda yaklaşık 20 bin TL gibi ödeme yapılması gerekiyor, tabi bu emir yolunu kullanacak müşterinin de bu maliyeti çıkarıp üzerine kar bırakması gerekiyor, 1-2 milisaniye için bu değer mi? Ayrı bir tartışma konusu… Bir müşterinin ayda 30 bin TL komisyon bırakması için örneğin onbinde 1 komisyon ile 300 milyon TL işlem yapması gerekir ki bu rakam da brüttür aracı kurum açısından, sizce kaç bireysel veya kurumsal hesap bu işlem hacminin üzerinde düzenli iş yapar? Veya bu konu kaç kişiyi ilgilendirir? Veya son derece sınırlı bir kitlenin yapacağı işler memlekete ne kadar fayda sağlar? Bu işleri düşünmek lazım… Konuyu şuraya bağlayacağım; nitelikli derinlik artırılmadan başka bir ifade ile adam gibi halka arzlar yapılmadan, piyasa büyütülmeden yapılan çalışmaların çoğu;  kimse kusura bakmasın dostlar alışverişte görsün hareketleridir ve memleket ekonomisine arzu edilen şekilde fayda yaratacak bir borsa sağlamaz… Yaklaşık on yıldır oturduğum semtten örnek vereyim; on yıl önce birçok alanı boş olan semtime binaların temelini atmaya başladıklarında, hep şu soruyu sordum kendime; ya arkadaş 40-50-60 katlı binalara başladılar, bunlar dolunca trafik gitmez, nasıl olacak? Alt yapı önce olmazsa klasik büyük sorunlar baş gösterecek, şu an realize oldu semtimde, binaların çoğu doldu, gerçekten trafik gitmiyor… Şimdi trafiğe çözüm bulmaya çalışıyorlar ama nafile… Arkadaş önce alt yapı,  sonra binalar, sıralı adım modeli olmazsa, içinden çıkılmaz sorunlar yumağı… Aynen bizim borsada da önce nitelikli stok artırılıp derinlik sağlanacak ki, ardından teknolojik trading odaklı adımlar üzerine bina edilsin…  Bakınız;  opsiyon piyasası açıldı, hisse teminatlı repo başladı, HFT başladı, NASDAQ partnerliği oldu, vs vs ne oldu? Yatırımcı sayısı sürekli aşağı, halka arzlar nerdeyse durdu, yakın dönem halka arz seferberliği hadisesi de ortada… Yatırım kuruluşları gelir açısından FX’e yoğunlaşmak zorunda kalıyor… Demek ki neymiş; son model spor araba yapabilirsin ama yol yoksa araba ne yapsın? ‘At binenin kılıç kuşananın’,  Türkiye büyük bir potansiyele sahiptir, sadece nitelikli bir finansal piyasa gelişim modeline ihtiyacı vardır…

Neyse konuyu fazla dağıtmadan dönelim, algo işlerine, arzu edilen derinlikte bir pazar yapısı olursa, algo işleri salt fiyat hareketlerinden kazanç sağlamayı amaçlayanlara; algoritmik trading’le, hem dönemsel getiri hem de prim kazancı hedefleyenlere, bu da benden bir kavram olsun finans alemine; algoritmik invest’le fayda sağlar… Algotrade spekilatörlere, Algoinvest ise yatırımcılara katma değer sağlar bence…

Algoritmik trade veya algoritmik invest stratejileri oluştururken, bir çok modelden bahsetmek mümkün, ilerleyen yazılarımızda bu işin detaylarına da gireriz, bu konu benim de özel ilgi alanıma girdiği için bir kaç yazı dizisi ile tüm dünyadaki örneklerinden size biraz ışık tutmaya çalışırım, keşke algocular bir platform kursa da ülkemizde bu işler yol alsa…

Toparlayacak olursak, ülkemiz özelinde sığlık sorunundan dolayı, algocular belirli bir miktarın üzerine çıkınca piyasa yapıcısı durumuna düşüp sıkıntı yaşayabiliyor… Örneğin arkadaşlarımız VİOP’ta belirli bir kontratın üzerine çıkınca karşılarına dev çıkıp onları terse düşürebiliyor, ilgilenenler için ilerleyen yazılarda detay yaparız… Özellikle kısa vadeli kazanç güden algoritmalar uzun dönemler çalışmaz, aralıklarla güncellenmesi gerekir, bu nokta da ayrı bir konu… Malum herkes aynı noktaya bakarsa, marjlar azalır ve belirleyici etken; güç olur (para gücü) bir anda…

Sonuç olarak Algoya gelene kadar bizim pazarın temel sorunları var önce bu işler aşılmalı, geçen sosyal medya gördüm, bir astrolog borsamıza ilişkin bir sistem test ediyormuş, sonuçları iyi gidiyormuş, bir süre daha test ettikten sonra paylaşacakmış, korkum şu; Algo derken bir anda ASTRO TRADE’a geçersek şaşırmam, astro trade’a hazır mısınız? :) Borsa İstanbul’dan da bir istirhamımız var; düzenli ve dönemsel olarak toplam işlem hacminin ne kadarı Algo kökenli HFT’lerden gerçekleşiyor? Ve kaç hesap üzerinden, bunları açıklarsa konu daha iyi anlaşılır… Ve back testlere de katkı sağlar… Her daim olduğu gibi yazımızı Türkiye’nin Sigortası; Sağlıklı Sermaye Piyasası diyerek bitirelim… 

Hepinizi Allah a emanet ediyorum, saygı ve sevgilerimle…

Not: Algo işi özel ilgi alanım, detaylarına gireceğiz ve zaman zaman bu konulara ilişkin yazan, Adnan Salih ve İntıra Bey’e de, “Durmayınız, bu konulara ilişkin yazmaya devam edin” diyor, teşekkür ediyorum…

 @arfunvr

arifunver@spyd.org.tr

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

YORUMLAR (5)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)