Arif Ünver arifunver@hotmail.com Arif Ünver

Komünist görünümlü kapitalist!

01 Eylül 2015, 09:35 - -

Son yıllarda, son günlerde tüm dünya ekonomisi Çin’le  oturuyor, Çin’le  kalkıyor…

Çok uzağa gitmeye gerek yok. 1993 yılında sadece 640 milyar dolarlık GSYİH (gayri safi yurtiçi hasıla) ya sahip olan Çin’in bugün yaklaşık 11 trilyon dolarlık bir GSYİH’si var. Dünya sıralamasında ABD’nin ardından ikincilik koltuğunda…

Son zamanlarda en çok sorulan soruların başında; acaba Çin ne zaman birincilik koltuğuna oturacak? Ve hemen ardından sorulan ikinci soru ise; Çin ekonomisi ne zaman tepetaklak olacak? Her iki soru her ne kadar birbirine zıt olsa da, ilerleyen zaman diliminde her iki sorudan birinin cevabı gerçek olacak…

1949 yılında kurulan Çin Halk Cumhuriyeti, uzun dönemler Sovyet etkisinde kalmış ve son durumda tek bir siyasi parti tarafından yönetilmektedir. Çin, komünist parti tarafından yönetilen, görüntüsü ve realitesi arasında ciddi çelişkiler barındıran bir yapıya sahip. Bir çok kurum ve kuruluşu, fonksiyonu itibarı ile temsili bir rol üstlenmiş enteresan bir ülke…

Peki, bu komünist görünümlü fakat realitede farklı olan ülke, 22 yılda ekonomisini nasıl 20’ye katlamış? Çin realitesi bu açıdan çok önemli bir vaka olarak karşımıza çıkıyor… İstedim ki, ülkemizde özellikle ekonomi anlamında televizyonlarda,  gazetelerde ve farklı platformlarda Çin çok favori bir yorum malzemesi oluyor, o vakit biraz Çin i araştırmak lazım…Ve bir müddet araştırdım…Elde ettiğim bulguları sizlerle paylaşmak istedim… Malumunuz kulaktan dolma veya kulaktan kulağa yayılan ezbere dayalı çok yorum olunca iş başa düştü… İyi ki de düşmüş…

Malumunuz son 3-5 yıldır ülkemizde sermaye piyasalarının önemine binaen vermeye çalıştığımız mücadele ortada… Çin üzerine araştırma yaptıktan sonra birde ne göreyim? Çin’de 1993 yılında başlayan ve 2010 yılına kadar süren müthiş sıçrama sürecinde en önemli sac ayaklarından birisi “sermaye piyasası” imiş, bak sen tesadüfe…

Konu böyle olunca daha çok ilgimi çekti ve derinlemesine araştırmaya başladım…

Son yıllarda ülkemizde çok sık telaffuz edilen bir konu var; “üretmeliyiz, üreten Türkiye olmalıyız” elbette… Peki, neden bir türlü gerçekleştiremiyoruz? Malumunuz üretim yapabilmenin temel koşulları olarak; emek, sermaye ve müteşebbis kavramları öne çıkar… Bu kavramların hemen hemen en önemlisi olan sermaye problemi kronik olarak ülkemizin en önemli problemlerinden olagelmiştir… İşte tamda bu noktada Çin Halk Cumhuriyeti hem de komünist görünümlü olarak, kapitalizmin nimetlerinden sonuna kadar faydalanmıştır… Üretim faktörlerinin en önemli sac ayağı olan sermaye problemini çözmek için 1993 ve 2010 yılları arasında hem yurtiçinde hem de yurtdışında olmak üzere toplamda 650 milyar dolarlık halka arz serileri ve yaklaşık 950 milyar dolarlık doğrudan yatırım sağlayarak,  toplamda 1,6 trilyon dolarlık sermaye temin etmeyi başarabildiği için GSYİH yı yaklaşık 20 kat artırabilmeyi başarmıştır hem de sadece 17 yılda… Bu arada 1993 yılında ülkemizde GSYİH 240 milyar dolar seviyesinde iken günümüzde 750 milyar dolar seviyelerinde olup, biz ise 22 yılda maalesef sadece 3 kat artış sağlayabilmişiz… Eğer biz de ekonomik modelimizi demodelikten çıkarıp benzer davranış modelini sergileyebilseydik en kötü tahminle yarısı bile olsa GSYİH’mız şu sıralar 20 değil de 10 kat bile artsa 2,5 trilyon dolar olur ve değil ilk 10 ekonomi ilk beş ekonomi içerisinde olabilirdik… Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok… Kimseyi suçlamanın da bize faydası yok… Derdimiz şu; ülkemiz çok büyük potansiyele sahip iken, bunun bir türlü realize edilememesi bizi üzmektedir… Çünkü odaklanılan konular, odaklanılması gereken konuların gözden kaçmasına zemin hazırlamaktadır…

Bu yazı burada bitmeyecek, Çin çok mu iyi bir örnek? Elbette değil… Ciddi sorunlar orada da var… Ama dört dörtlük bir yer yok ki… Çin serisi birkaç yazımızın daha konusu olmaya devam edecek, biraz daha detaylara girerek Çin’i daha yakın tanımanıza yardımcı olmaya çalışacağım… Bu sermaye piyasası modeli ile kaynak sağlama işini nasıl yapmışlar? Ve bir taşla kaç kuş vurmuşlar? Bu konuyu da gelecek yazımızda paylaşacağım… Sonuçta amacımız ülkemize uyarlayarak ne gibi kazançlar sağlayabiliriz? Biz buna bakıyoruz… Çin bankacılık sistemi, ekonomisi ve başkaca detaylar bir sonraki yazılarımızda olacak… Global Fortune 500 listesinde 40’dan fazla şirketi yer alan bir ülkenin ekonomisi araştırılmaya layık değil midir?

Önemli not; gelecek Çin serisi yazılarımızı da okuduğunuz takdirde resim daha netleşecektir, kanaatindeyim…

Türkiye’nin Sigortası; Sermaye Piyasası…

Saygılarımla,

@arfunvr

 

Kaynaklarımız;

***IMF

***knoema.com

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)