Belgin Maviş bmavis@finansgundem.com Belgin Maviş

Fırat'ın Doğusu

10 Ekim 2019, 08:11 - -

Fırat’ın doğusu kavramı, gündemde Fırat Nehri’nin Suriye sınırları içerisinde bulunan kısmının doğu tarafında kalan bölge için kullanılıyor. Bu bölge petrol ve doğalgaz yatakları açısından zengin bir coğrafyaya sahiptir. Ayrıca bölgede bulunan barajlar ve su kaynakları, Suriye’nin bu bölgesinin tarıma elverişli olmasında en büyük öneme sahip iki nedendir. Suriye’nin yüzölçümü bakımından yaklaşık olarak yüzde 30’una denk gelen bu bölgede Terör örgütü PKK/PYD’nin çok sayıda militanı bulunmaktadır. Terör örgütü PKK/PYD, Suriye'deki iç savaşı fırsat bilerek bölgede 3 tane olmak üzere sözde kantonlar oluşturmuştu. Bu kantonlar Cizire, Kobani ve Afrin bölgelerinde oluşturulmuştu. Örgüt, bu sözde kantonları birleştirerek, siyasi çözüm için yapılacak anayasa görüşmelerinde özerk bir statü elde etmenin peşindedir. Bir anlamda da devlet kurmanın amaçlarını taşımaktadır.24 Ağustos 2016 tarihinden 29 Mart 2017 tarihine kadar süren Fırat Kalkanı harekâtı ile bu sözde kantonların birleştirilmesi engellenmiştir. 20 Ocak 2018 tarihinde başlayarak 24 Mart 2018 tarihinde sona eren, Afrin ve çevresine yapılan Zeytin Dalı Harekâtı sonucunda binlerce militan Fırat’ın doğusuna geçerek bu bölgede etkinliklerini arttırmışlardır. Buna ek olarak yurtiçindeki terörle mücadele operasyonları nedeniyle terör örgütü üyelerinin gruplar halinde bu bölgeye kaçtığı bilinmektedir. PKK/PYD’nin kontrolünde bulunan bu alanlarda günde binlerce varil petrol üretimi yapılmaktadır. Bu üretimden elde edilen gelir terör örgütünün finansmanını karşılamaktadır.

 

 ABD

Bölgede asıl olarak IŞİD/DEAŞ ile mücadele etmek için bulunan ABD, SDG(Suriye Demokratik Güçleri) olarak adlandırdığı, ana omurgasını YPG(PYD) güçlerinin oluşturduğu bir yapıya destek vermek ve İran milislerini püskürtmek amacıyla bölgede bulunuyordu.

IŞİD/DEAŞ ile mücadele amacıyla SDG ile işbirliği yapan ABD, bu yapıya şimdiye kadar 20-25 bin TIR silah ve mühimmat desteği vermiştir. 7 Ekim 2019 tarihli AA haberine göre bir haftada 600’e yakın TIR ABD tarafından bölgeye sevk edildi. IŞİD/DEAŞ’ın bölgedeki etkinliğini kaybetmesi üzerine ABD, stratejik planını örgütün yeniden güçlenmesini engelleme olarak güncelledi ve milislere yaptığı desteği arttırdı.

Ancak Trump’ın bu bölgede bulunmayı gereksiz görmesinden dolayı çekilme isteğinde bulunması, bu planın geri plana düşmesinde etkili oldu. Trump’ın yakın zamandaki açıklamasında “ABD’nin sonu olmayan saçma savaşlardan çekilme zamanı geldi.” İfadesiyle çekilme isteğinin gerçekleşeceğini kanıtlar bir ifade olarak görünmektedir.

DEAŞ ile mücadeleyi gerekçe göstererek 2015'ten bu yana YPG/PKK'ya askeri destek veren ABD'nin, Suriye'de halen 18 üs ve askeri noktada 2 bin civarı personeli bulunuyor. Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtı adı verilen operasyonu yapacağı beklenen Tel Abyad, Resulayn ve Kobani bölgelerinde ise kalan 50 ABD askerinin bölgeyi terk etmeye devam ettiği biliniyor.

Türkiye

Türkiye, bu bölgede bulunan PKK/YPG gibi terör örgütlerinin güçlenmesini engellemek ve çevre ülkelerin güvenliğini sağlamak amacı güdüyor. Bu bölgeden ülke içine sızma tehditlerinin engellenmesi de amaçlarından biri olarak görünüyor. Ek olarak Türkiye toprağı olan Süleyman Şah Türbesinin bölgedeki güçlerden korunmak amacıyla taşınmış olması ve eski yerine taşınma gayesi de Türkiye’nin nedenlerindendir. Bu gibi nedenlerden dolayı ülke sınırlarını güvene almak için Türkiye, bölgede güvenlik endişelerini giderecek 30-40km derinliğinde bir güvenlik koridoru istiyordu. 5-7 Ağustos 2019 tarihlerinde gerçekleşen Türkiye-ABD görüşmeleri sonucunda, Türkiye’nin güvenlik endişelerini giderecek tedbirlerin alınması konusunda mutabakat sağlandı.

Ancak güvenli bölgenin fiziksel detayları paylaşılmadı. Yakın zamanda bölgede yükselen tansiyon sonucu Türkiye’nin kararını aldığı Barış Pınarı Harekâtı, devamı olduğu Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı harekâtlarının gerçekleştiği politik ortamlara benzer olarak gerilimli bir ortamda gerçekleşecek. ABD’nin destek vermemesi ve hava sahasını kapatması şartları zorlaştırsa da ancak olumlu olarak bölgeden çekilmesi Türkiye’nin harekâttan beklentilerini gerçekleştirme yönünde önemli bir etken olacaktır.

Farklı Bir Görüş İse…

Bir diğer önemli bakış açısı ise; ABD’nin Basra Körfezi’nden Doğu Akdeniz’e açılacak bir enerji koridoru yaratma emelidir. Nedeni ise Hürmüz Boğazı’nın güvensizliği ve İran’ın Basra Körfezi’ndeki etkinliğinin Batı’yı yeni bir yol arayışına sokmuştur. Doğu Akdeniz’de ise İsrail’in stratejik öneme sahip Hayfa Limanı kullanılarak bu emele ulaşılmak istenilmektedir. Bu düşünceyi; Rusya, Türkiye ve özellikle İran’ı devre dışı bırakacak bir biçimde Irak ve Suriye’nin kuzeyinden geçen bir alanda gerçekleştirme amacındadır. Bu düşünceyi; geçmişe bakıldığında ilk olarak Irak operasyonları, İran ambargo ve yaptırımları, Suriye’de savaş ortamının ateşini yükseltecek seviyede YPG’ye destek verilmesi ve Türkiye’nin bölgeye dair operasyon hedeflerinde gerek siyasi gerek ekonomik gözdağı verilerek engellenmeye çalışılması gibi olaylar kanıtlar niteliktedir.

Peki Doğu Akdeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip olan Türkiye’nin neden bölgede arama yapmasına diğer ülkeler sert  tepki veriyor ?

 İlk olarak Barbaros Hayreddin Paşa sismik arama gemisi Nisan 2017’de Doğu Akdeniz’e gönderen Türkiye 2019’un başından itibaren bölgedeki faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Türkiye, ilk sondaj gemisi Fatih’i 2018 mayıs ayının başında adanın batısına gönderdi. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki bu kritik hamlesini duyuran Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “Kıbrıs Türk halkını yok sayan, siyasi eşitliği temelden yok sayan ve Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan bir çözümü bizim kabul etmemiz mümkün değil” demişti.

Bundan sonra ikinci hamle 2019 Haziran ayının sonunda Yavuz Sondaj gemisinin gönderilmesiyle geldi. Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerine karşı yaptırım uygulama kararını vermesini ardından ise Oruç Reis sismik araştırma gemisi Akdeniz’e doğru yola çıktı. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu AB yaptırımlarıyla ilgili “Eğer Türkiye'ye yönelik böyle kararlar alırsanız, faaliyetlerimizi artıracağız, 4. gemiyi de en kısa zamanda göndereceğiz" diye konuşmuştu.

En son olarak da Fatih gemisi 7 Ekim 2019 tarihinde sondaja başladı.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama çalışmalarına bölgede sondaj yapan ülkeler başta olmak üzere ABD ve Avrupa’dan gelen tepki ve engelleme çabaları da aslında bu enerji koridoru projesine Türkiye’nin dahil edilmek istenmediğinin bir örneği olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

ABD-TR İlişkileri

ABD’nin bölgeye girdiği andan beri, Türkiye’nin terör örgütü olarak kabul ettiği PKK/PYD oluşumunu milis olarak tanıyıp IŞİD/DEAŞ ile mücadelede kullanmak üzere destek vermesi ilişkilerin gerginleşmesine neden olan önemli bir etken idi. Ek olarak Türkiye’nin bölgede kontrolü arttırmak amacıyla hava savunma sistemlerine olan ihtiyacını Patriot satışına izin vermeyerek engelleyen ABD, bu hareket karşısında alımı yapılan S-400 sistemi için de Türkiye’nin F-35 programındaki rolünü ve satın almak istediği uçakları engelledi.

Ek olarak S-400 alımı dolayısıyla ABD yönetiminden yaptırım tehditleri de ilişkilerin gergin olmasında önemli bir etkendir. Yakın zamanda beklenti oluşturulan ABD ve TR arasındaki ticaret hacmini 100 milyar dolar seviyesine çıkaracak bir serbest ticaret anlaşması haberleri Suriye bölgesindeki gerginlik için başka bir oyalama hamlesi olma olasılığını taşıyor.

Ancak son gelişmelerden olan ABD’nin Suriye’den çekilerek Türkiye’nin olası bir harekât durumuna engel olmayacağını açıklaması ilişkiler için olumlu bir gelişmedir. Bunu takiben Kuzey Suriye bölgesinin ABD tarafından Türkiye’ye kapatılması olumsuz tarafta yerini almaktadır. Bu gelişme ve SDG’ye desteğin devam ettiğinin açıklanması, ABD’nin planlarının henüz sona ermediğini göstermektedir.

ABD Başkanı Trump’ın

-7 Ekim 2019’da yaptığı “Bu savaşta neredeyse 3 yıl beklemede kaldım, ancak artık çoğu aşiretler arasında olan bu gülünç sonsuz savaşlardan çıkmamızın ve askerlerimizi geri getirmemizin zamanı geldi. Bizim yararımıza olan yerde savaşacağız ve sadece kazanmak için savaşacağız. Türkiye, Avrupa, Suriye, İran, Irak, Rusya ve Kürtler artık duruma ve kendi 'mahallelerindeki' yakalanmış DEAŞ'lılarla ne yapmak istediklerine bir çare bulmak zorunda” Ardından paylaştığı tweetlerde ise Trump adeta tehditler savurarak "Çizilen çerçeveyi aştığını düşünürsem, Türkiye'nin ekonomisini yerle bir ederim. Daha önce bunu yaptım!" şeklindeki ifadelere yer verdi. Bu açıklamaların ardından konuya ilişkin bir açıklama daha yapan ABD Başkanı, "Suriye'de kimsenin tarafını tutmuyorum" ifadelerini kullandı. Suriye ile ilgili kararının doğru olduğunu dile getiren Trump, "Suriye'de kimsenin tarafını tutmuyorum" dedi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile "iyi ilişkileri" olduğunu kaydetti. 

- 8 Ekim 2019 tarihinde ise "Pek çok insan Türkiye'nin ABD'nin büyük ticaret ortağı olduğunu, aslında F-35 savaş jetlerinin gövdesindeki çelik çerçeveyi yaptığını unutuyor. Onlarla muhatap olması iyi birşey; İdlib vilayetinde pek çok canın kurtarılmasında bana yardım ettiler. Ve benim talebimle daha uzun yıllar hapis yatacak olan Rahip Brunson'ı geri gönderdiler. Şunu da hatırlayın, burası önemli, Türkiye NATO'da itibarı olan önemli bir üye. (Erdoğan) 13 Kasım'da benim misafirim olarak ABD'ye geliyor." ABD'nin Suriye'de gereğinden uzun kaldığını belirten Trump, "Söz konusu bölgede (Suriye'nin kuzeyinde Türkiye'nin operasyon düzenleyeceği bölge) 50 asker vardı ve bu kişiler bölgeden çıktı." ifadesini kullandı. “açıklamaları belirsizliğin devam etmesine neden olmaktadır.

Türkiye tarafından açıklamalar ise;

-24 Eylül 2019 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 74. Genel Kurulu'nda konuştu. Türkiye'nin Suriye sınırında yaşanan gelişmeleri değerlendiren Erdoğan, ABD, Rusya, İran ve diğer ülkelerin bir araya gelerek güvenli bölgenin kurulmasına destek vermesi gerektiğini söyledi. 

-1 Ekim 2019 tarihinde Meclis açılış resepsiyonunda “Fırat'ın doğusunda arzu ettiğimiz neticelere ulaşamadık. Türkiye'nin kendi yolunda devam etmekten başka çaresi kalmamıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Türkiye, kendi güvenliğini ve kardeşlerinin geleceğini, bölgede hesabı olan güçlerin keyfine terk edecek değildir. Birlikte çalışma imkanlarını sonuna kadar zorlarız. Bu mümkün değilse kendi yolumuzu açmaya zorlarız. TBMM'nin tüm vekilleri ve gruplarıyla bu süreçte güvenlik güçlerimizin yanında yer alacağına inanıyorum.” Milli Savunma Bakanı Akar da “Silahlı Kuvvetlerimiz her şeyiyle, her yönden, her bakımdan hazır. Arkadaşlarımızın morali, motivasyonu yüksek” diyerek operasyon için sinyal verdi.  

-2 Ekim 2019 Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "Barış koridoru kurulmasını zaruri buluyoruz" ifadelerini kullanarak güvenli bölgeye ilişkin "Oyalama, geciktirme olursa bu çalışmalar biter" mesajı verdi. Hazırlıkların tamam olduğunu kaydeden Akar, "Gerektiğinde kendi göbeğimizi kendimiz keseriz. B ve C planımız da var" dedi. 

-3 Ekim 2019 Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ABD Savunma Bakanı Mark Esper ile telefonda görüştü. Akar-Esper görüşmesinde, Türkiye'nin güneyinde bir terör koridoru kurulmasına izin verilmeyeceği vurgulandı. Görüşmede, Türkiye'nin ABD'den silah ve mühimmat başta olmak üzere terör örgütü PKK/PYD/YPG'ye desteğini tamamen sonlandırması istendi. 

-5 Ekim 2019 Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin 29. İstişare Toplantısı'nda konuştu. Fırat'ın doğusuna yönelik, "Barış pınarlarının önünü açma vakti belki bugün, belki yarın denebilecek kadar yakındır. Hem karadan hem havadan bu harekatı yürüteceğiz" ifadelerini kullandı. 

-8 Ekim 2019 Suriye'de Fırat'ın doğusuna gerçekleştirilmesi muhtemel operasyon öncesi Milli Savunma Bakanlığı'ndan "hazırız" mesajı geldi. Bakanlıktan yapılan açıklamada tüm hazırlıkların tamamlandığı vurgulandı. Bakanlıktan günün ilerleyen saatlerinde bir açıklama daha geldi. Terör örgütü DEAŞ ile mücadele vurgusu yapılan açıklamada, "Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri, Fırat Kalkanı Harekatı’nda sahada DEAŞ terör örgütü ile göğüs göğüse mücadele eden tek Koalisyon ve NATO ülkesi ordusudur." ifadelerine yer verildi 

-9 Ekim 2019 Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "Harekat ile ilgili çalışmalarımız devam etmekte. İntikaller, hazırlıklar sürmekte" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevşüt Çavuşoğlu, "Cumhurbaşkanımız Trump'a 'Sizinle netice alamayacağız, destek vermeye devam ediyorsunuz. Biz harekatı başlatacağız' dedi. Bu bizim BM Güvenlik Konseyi kararlarından sağlanan bir hakkımızdır. Harekatımızı da bu çerçevede gerçekleştireceğiz" dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "TSK, Suriye Milli ordusuyla Barış Pınarı harekatını başlattı" şeklinde açıklama yaptı.

İRAN

-8 Ekim 2019’da İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna yönelik muhtemel askeri operasyonuna karşı olduklarını ifade etti. Tahran yönetimi, yüz binlerce kişinin hayatını kaybettiği krizde Esad rejimini ayakta tutabilmek için muhaliflere karşı Suriye'ye on binlerce milis ve asker göndermişti. 

-9 Ekim 2019’daTürkiye'nin Suriye sınırına yönelik olası operasyonuna karşı olduğunu belirten Tahran yönetimi, Türkiye-Irak sınırındaki Urumiye'de önceden kamuoyuna açıklanmayan hava destekli bir tatbikat başlattı. İran ordusuna ait internet sitesinden yapılan yazılı açıklamaya göre Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Türkiye-Irak sınırındaki Urumiye kent kırsalında "Bir hedef, bir kurşun" sloganıyla tatbikat başlattı. Açıklamada, tatbikata helikopterlerin desteklediği keşif piyade birimleri ve muharebe birliklerinin katıldığı kaydedildi. 

Türkiye'nin Suriye sınırına yönelik olası askeri operasyonuna karşı çıkan İran'ın Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, "Türkiye güney sınırındaki endişeleri konusunda haklı" açıklaması yaptı. Türkiye'nin güney sınırına yönelik endişelerinde haklı olduğunu belirten Ruhani, bu endişelerin ortadan kalkması için en doğru yolun ABD'nin bölgedeki askeri varlığına son vermesi ve Kürtlerin Suriye ordusuna destek vermesinden geçtiğini ifade etti.

Askerlerimize Güç, Kuvvet ve Dayanıklılık diliyoruz.

Kaynaklar

-AA.com.tr
-haberturk.com
- trthaber.com
-ntv.com.tr
-euronews.com

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

YORUMLAR (6)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)