E-BÜLTEN

E-bültenimize abone olarak
en son bilgilere ve haberlere ulaşabilirsiniz.

Ana SayfaPiyasaTopaç: Ek teşvikle halka arzların önü daha da açılır---

Topaç: Ek teşvikle halka arzların önü daha da açılır

Topaç: Ek teşvikle halka arzların önü daha da açılır
07 Kasım 2018 - 14:30 www.borsagundem.com

TSPB Başkanı Erhan Topaç, "Halka arzları artırmak için şirketlere yönelik kurumlar vergisi indirimini öneriyoruz. Ek teşvik getirilirse halka arzların önünün daha da açılmasını bekliyoruz." dedi.

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı Erhan Topaç, AA Finans Masası konuğu oldu.

Topaç, TSPB ve Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD) iş birliğinde Antalya'da verimli bir toplantı yapıldığını anımsatarak, sermaye piyasalarının geliştirilmesi için BES, yatırım danışmanlığı, tasarruf artırılması gibi 12 ayrı konuda paydaşlardan öneriler aldıklarını, bunun daha sonra rapor haline getirileceğini söyledi.

Türkiye'de sermaye piyasasının dünyadaki örneklerine göre son 5-6 senede geriye gittiğini ifade eden Topaç, "Sermaye piyasalarının bankacılığa göre oranı düştü. Son 6-7 senedir daha bankacılığa döndük. Bütün dünyada ise son 5 senede sermaye piyasalarında gelişme oldu, ciddi atılımlar yapıldı ve yaklaşım da çok değişti. Yani 5 sene önce yapılacaklar ile bu dönem yapılacaklar aynı değil. Her ülke kendini yeniden konumlandırıyor, yeni ekonomiye yönelik tedbirler alıyor." diye konuştu.

Topaç, Türkiye'de şu anda bankacılık ağırlıklı bir sistem olduğunu aktararak, bunun daha çok kıta Avrupası modeli olduğunu, yatırımlarda daha çok bankacılığın kullanıldığını, İngiltere, Amerika, Uzak Doğu'nun daha çok sermaye piyasasını kullandığını, Türkiye'nin bu konularda sistemsel olarak geride kaldığını söyledi.

Sermaye piyasalarının gelişmesi için önem verilmesi ve stratejik bir sektör olarak benimsenmesi gerektiğini anlatan Topaç, "Ana bir seferberlik kapsamında yapılması lazım. 2009'da İstanbul Finans Merkezi için özel bir program açıklanmıştı. Daha sonra halka arz seferberliği yapıldı, hatta yatırımcı eğitimlerine yönelik ayrı bir tebliğ de çıkarıldı. Bütün bunları toparlayacak güzel bir program ortaya koymak lazım." şeklinde konuştu.

Topaç, tasarrufların artırılması, halka arz, proje finansmanı ve Türkiye'yi cazip ekosistem haline getirilmesi konularında belirli adımlar atılması gerektiğini belirterek, bunlarla ilgili kendilerinin belirli hazırlıklar yaptığını, düzenleyici kuruluşlara önerileri ilettiklerini dile getirdi.

Bankacılık ile sermaye piyasalarının birbirini tamamladığına işaret eden Topaç, "Sermaye piyasalarından daha fazla yararlanmamız gereken döneme geldik, şu an biz dipteyiz diye düşünüyorum. Bundan sonra sadece sermaye piyasaları büyüyebilir, başka bir seçenek yok. Dünya yüzde 50 bankacılık, yüzde 50 sermaye piyasalarına doğru gidiyor. Bizde bu yüzde 87 bankacılık, yüzde 7 sermaye piyasaları... Bu olayın sermaye piyasaları lehine gelişeceğini düşünüyorum." dedi.

"Ocak, şubattan itibaren halka arz piyasası açılır"

Topaç, halka arzlara değinerek, şunları anlattı:

"Halka arzlarda aslında 2018 son 10 senenin rekor senesi. İlk 6 ay çok iyi geçti. 9 halka arz yapıldı. 5,4 milyar TL kaynak yaratıldı. Aselsan çok başarılı bir ikincil halka arz oldu. 60 bin yeni yatırımcı geldi. Bir de bedelli sermaye artırımları kanalıyla 11,5 milyar TL ilk 6 ay başarısı var. Buna fonları ve özel sektör tahvil ihraçlarını katarsak 120 milyar TL'lik halka arz yapıldı. Oldukça başarılı ilk 6 ay geçirdik, ikinci 6 ay o şekilde gelişmiyor. Son dalgalanmalar nedeniyle bu senenin sonuna kadar bir, iki küçük halka arz yapılabilir. 9 ay bilançolarıyla sanıyorum ocak, şubattan itibaren de halka arz piyasası açılır. Piyasalar biraz toparlanmaya başladı, faizlerde de düşüşler var, enflasyonda da bir miktar gerileme başlarsa sermaye piyasalarından yararlanmak isteyen, halka arz tarafına gelmek isteyen şirketler olacaktır."

Halka arzları artırmak için önerilerinin arasında halka açılacak hisselere yönelik kurumlar vergisi indiriminin bulunduğuna dikkati çeken Topaç, "Sanıyorum Vergi Konseyi'nde de kabul gördü. Sadece halka açılacak kısıma... Yüzde 15'ini halka açıyorsa yüzde 15'lik kısım üzerinde kurumlar vergisinde indirim talebimiz var. 1990'lı yıllarda bu vardı. Şirketler halka açılınca belirli yükümlülük altına da giriyorlar. Daha şeffaf oluyor, daha kurumsal oluyor. Halka açılacak şirketlere ek teşvik getirilirse halka arzların önünün daha da açılmasını bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"Reel sektöre yönelik 3 milyar liraya yakın halka arz yapılabildi"

Erhan Topaç, eylül başında banka mevduatlarına stopaj indirimi geldiğini, bunun da özel sektör fonları ile arada bir rekabet arbitrajı yarattığını söyledi.

Söz konusu indirimin kasım sonunda bittiğine işaret eden Topaç, "Eğer bu süre uzatılmazsa özel sektör tahvilleri tekrar canlanır. Özel sektör tahvil ihraçları azalma olmakla beraber devam ediyor. Ağırlıklı olarak bankalar ve banka dışı finansal kurumların özel sektör tahvilleri var. Reel sektöre yönelik 3 milyar liraya yakın bir halka arz yapılabildi. Bunun da artması için biraz faiz dengesine bakmak lazım ve vergi arbitrajının düzelmesi lazım." diye konuştu.

Topaç, özel sektör tahvil ihraçlarının birkaçında temerrüt durumu oluştuğunu aktararak, birlik olarak yatırım fonlarında temerrüt durumunda ayrılacak karşılıklarla ilgili bir yönerge yayımladıklarını söyledi.

Diğer taraftan temerrüt durumunda İcra İflas Kanunu'nu ilgilendiren bazı sorunların da bulunduğunu anlatan Topaç, burada kanun değişikliği gerektiğini, taleplerini ilettiklerini bildirdi.

Topaç, ipotekli özel sektör tahvillerine ilişkin de bazı önerileri bulunduğu bilgisini vererek, "Onlar da gelirse, özel sektör tahvil ihraçlarının daha da canlanmasını bekliyoruz." dedi.

Reel sektörün finansmanında bankalar ile sermaye piyasası araçlarının eşit şekilde kullanılması için yapılabileceklerden bahseden Topaç, şunları kaydetti:

"Bu kısa dönemde olacak bir şey değil. Uzun dönem veya bir program dahilinde ele alınmalı. Bir kere Türkiye'de iç tasarrufları artırmak lazım. Bunun için BES ve otomatik BES'in yeniden düzenlenmesi, BES'in sermaye piyasasından daha fazla yararlanır ve reel sektöre kaynak aktarır hale gelmesi gibi yapılacaklar var. Proje finansmanı için uzun dönemli tasarruf lazım. Türkiye'de bankacılık sistemi ortalama 35-36 günlük mevduatla 15 yıllık yatırımları finanse etmeye başladı ki bu doğru bir yaklaşım değil. Bunun için de gerek BES'e katılımı, gerek uzun dönemli tasarrufları artırmak lazım. Dolayısıyla bireylerin uzun dönemli tasarrufa daha fazla teşvik edilmesi gerek. Bununla da ilgili hedefli yatırım hesabı, çalışanların şirketlerden hisse senedi almasının teşvik edilmesi gibi önerilerimiz var. Bunlar gelirse ve tasarruf tarafı büyürse, reel sektör tarafında da finansman yapılabilir. Yurt dışından sadece bankacılık kesimi ile alınacak kredilerin de bir limiti var. Bunun sermaye piyasası araçlarıyla gelmesi lazım."

Topaç, Sermaye Piyasası Kanunu'nda bulunan İpotek Finansmanı Kuruluşları'ndan bahsederek, "Bunlar, ipotek finansmanı kuruluşu yapıp, fonlar oluşturup, projelere kaynak yaratabiliyor ve menkul kıymetleştirme yapabiliyor. Bu tip konularda da artık atılım yapılması lazım. Bunlarla ilgili bu yıl içinde detay çalışmalarına başlıyoruz ve ipotek finansmanı örnek kuruluşuna küçük bir yapıyla sermayedar olarak katkıda bulunmak istiyoruz. Fizibilitesini bu yıl tamamlayıp, seneye işleme almayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.

Borsanın 2014'te Nasdaq sistemine geçtiğini anımsatan Topaç, bu yapıyla beraber kolakasyondan hızlı bir şekilde emir atma ve veri işleme yapılabildiğini, böylece algoritmik işlemler açısından Türkiye'de de olanak sağlandığını söyledi. 

Algoritmik işlemlerin Türkiye'de de dünyada da arttığını vurgulayan Topaç, "ABD ve belirli ülkelerde algoritmik işlemlerin günlük işlem hacmindeki payı yüzde 50'yi aşmış durumda." ifadesini kullandı.

Topaç, algoritmik işlemlerin günlük işlem yapan bireysel yatırımcı ve traderlar açısından kolay bir ortam yaratmadığına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Çok hızlı çalışan algoritmalara karşı günlük işlem yapmak ve onlarla başa çıkmak zor. Bunların bazıları dünyanın birçok ülkesinde de işlem yapıyor, tecrübeli yazılımlar var. Borsalar ve düzenleyici kuruluşlar zaman zaman işlemleri inceleyip, emir iptali ve ücretlendirme gibi yeni düzenlemeler getirebiliyor ancak maalesef trend de bu yönde. İkisi arasında bir dengeleme yapılması lazım. Zor bir dönem. Herkesin buna adapte olması lazım. Yatırım kuruluşlarının da bu olanakları sağlaması, yaptığı işlemleri çeşitlendirmesi lazım. 

Buralarda kesinlikle geri kalmamalıyız. ABD gibi büyük bir piyasada yüzde 50 orana ulaşıldıysa, Türkiye'de de bu gelişecek. Türkiye'de kesin bir oran yok ama bizim gördüğümüz yüzde 15 ila 18 arasında algo işlemler yer alıyor, yüzde 20 olmadı daha. Herkesin bunları bilerek işlem yapması lazım. Günlük işlemlerde kendilerinden daha hızlı hareket edebilen ve çok hızlı emir veren algoritmalar çalışıyor. Bilgisayara karşı savaşacaksınız, herkesin riskini tartması lazım."

"2019'da dijital paralarla ilgili ciddi gelişmeler olacak"
Topaç, Cumhurbaşkanlığı programında, yenilikçi projelerin finansmanı için kitlesel fonlama ve dijital para arzı (ICO) gibi yeni nesil finansman modeller oluşturulmasına ilişkin, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Birlik olarak 'kum havuzu' adını verdiğimiz bir uygulamamız var. Yenilikçi finctech yazılımlarının geliştirilmesi altyapı sağlıyor. Fintech, dijital bankacılık, elektronik para ve blok zinciri teknolojisi, kitlesel fonlama ilgili çalışmalar yaptı. İlk defa uzun bir dönemden sonra Cumhurbaşkanlığı programına kitlesel fonlama ve ICO'lar girdi. Kitlesel fonlamanın kanunu çıktı. Tebliğ taslağı bekleniyor. Bunu Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) neredeyse bitirdi. Bu ay içerisinde görüşe açacağını düşünüyoruz. Böylece kitlesel fonlama başlar. Özellikle birkaç güzel örnekle başlarsa iyi olur. Özellikle yeni yatırımların, projelerin desteklenmesi için güzel bir olanak. İyi değerlendirilmesi lazım. 

Dijital paralar dünyada birçok düzenleyici kurumun dikkatini çekti. Bununla ilgili düzenleme ya da inceleme yapıyor. Sanıyorum 2019 yılında dijital paralarla ilgili ciddi gelişmeler olacak. Bizde de programa alındı. ICO'ların sermaye piyasası disiplinine girmesi için bazı şeyler yapılacak. Dünyada son 10 senede gerek fintech gerek ICO'lar alanında ciddi gelişmeler oldu ve Türkiye bunların biraz uzağında kaldı. Bu düzenlemelerin önünün açılması açısından Cumhurbaşkanlığı programını son derece olumlu buluyoruz. Gelecek yıl bu alanlarda ciddi adımlar atılacak gibi gözüküyor. Bunları yaparken, diğer ülkeleri de iyi inceleyip, Türkiye'yi buraya iyi bir yere oturtmak lazım. Sonradan geri adım atmadan güzel bir düzenleme yapmak gerek."

"TEFAS, emeklilik yatırım fonlarını da kapsamalı"

Erhan Topaç, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Türkiye Elektrik Fon Dağıtım Platformu (TEFAS), ile ilgili düzenleme yapılacağı yönündeki soru üzerine, Türkiye'nin BES düzenlemelerinde geç kaldığını belirtti.

1998 yılında BES'e ilişkin öneriler yapıldığını ve 2003'te sistemin kurulabildiğini anlatan Topaç, halihazırda BES ile yaklaşık 7 milyon yatırımcının sermaye piyasalarına kazandırılarak yaklaşık toplam 85,5 milyar liralık kaynak sağlandığını ifade etti.

Topaç, otomatik katılımlı BES'te cayma oranlarının düşürülmesine ve BES'in geliştirilmesine ilişkin, şu önerilerde bulundu:

"OKS'de cayma süresi kısa, ortalama 2 ay gibi bir süre... Bu sürenin uzatılmasına ilişkin çalışmalar yapılacağını düşünüyoruz. Bizim de bu konuda önerilerimiz var. Türkiye'nin en önemli eksiği uzun dönemli tasarruf. OKS'de cayma süresinin yükseltilmesini istiyoruz. Bu süre yükseltilirse BES hem insanlara daha iyi anlatılır hem de katılımcılar orada paranın biriktiğini görür. Biz cayma süresinin en az 2 yıl olmasını düşünüyoruz. İnsanların tasarruf yapması lazım. Sosyal güvenlik sistemlerimiz ciddi açık veriyor. Hem de toplum gençken açık veriyoruz. Toplum gençken ciddi para birikimi olması lazım. Toplum yaşlanınca ne olacak? Bu konuya bir daha bakmak lazım. Uzun dönemli tasarrufları teşvik etmek için gönüllü ve OKS'yi geliştirmemiz lazım. Bunların iyi yönetilmesi ve birikim olması şartıyla. Ayrıca hedefli yatırım hesabı gibi tasarrufa yönlendirici tedbirler alınmasını istiyoruz ki, uzun vadede insanlar para biriktirsin. 

Özel emeklilik uygulamalarında başarısını kanıtlamış pek çok ülkede, emeklilik yatırımları 'fon seçimi ve yönetimi' modeliyle değil, 'plan yönetimi/varlık dağılımı' modeliyle yönetiliyor. Bu nedenle, ülkemizde de katılımcılara varlık dağılım seçenekleri sunulmalı. Önerimiz, emeklilik şirketlerinin bağımsız olarak emeklilik planlarını (varlık dağılımlarını) oluşturması, yatırım danışmanlığı ve yatırımcı ilişkilerini yönetmekten sorumlu olması. Portföy yönetim şirketleri ise yatırım fonları kurma ve yönetmekten sorumlu olmalı. TEFAS'ın emeklilik yatırım fonlarını da kapsayacak şekilde düzenlenmesiyle varlık dağılımlarının oluşturulması yatırım evreninde tüm fonların dikkate alınmasını mümkün kılacak. Böylece tüm portföy yönetim şirketlerinin kurmuş olduğu yatırım fonları emeklilik sistemi içerisinde yer alabilecek."

"Alışık olmadığımız bir hızda kararlar alınabiliyor"

TSPB Başkanı Topaç, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişle beraber sermaye piyasalarını ilgilendiren bazı komite ve kurulların oluşturulmasının piyasalara etkisine ilişkin soru üzerine, sermaye piyasalarını ilgilendiren bir takım yapısal değişikliklere gidildiğini söyledi.

Bu sistemle birlikte son derece etkin çalışan bir Hazine ve Maliye Bakanlığı oluşturulduğunu vurgulayan Topaç, şöyle devam etti:

"Son dalgalanmada bunu gördük. Alışık olmadığımız bir hızda kararlar alınabiliyor. Etkinlik açısından son derece yararlı oldu. Bunu dışında Finans ve Yatırım Ofisi ile Ekonomi Politikaları Kurulu kuruldu. Bakanlık bünyesinde Kamu Maliyesi Dönüşüm ve Değişim Ofisi kurulacak. Bunların hepsi güzel gelişmeler. Bizim sektörleri ilgilendirecek ve gelecek yıl kurulacak finansal hizmetlerin düzenlenmesi ve denetlenmesi için Türkiye Finansal Hizmetler Kurulu var. Sanıyorum burada SPK ve BDDK ile ilgili düzenlemeler yapılacak. Bu konudaki gelişmeleri merakla bekliyoruz. Dünyada bununla ilgili birkaç model var."

Topaç, 1998'de dövize dayalı ekonomilerde özellikle Uzak Doğu ülkelerinde dalgalanmalar yaşandığını anımsattı.

Bu dönemde Uzak Doğu'da döviz dalgalanmaları sonrasında verimliliğe ve cari fazla vermeye dayanan yeni bir ekonomik model oluşturulduğunu belirten Topaç, "Bununla ilgili eylül ayında bir rapor yayımlandı. Son 20 yılda dünyada en büyük gelişmeyi kaydeden 7 ülke Uzak Doğu ülkeleri. Bu ülkelerde kendi aralarında bir ekosistem oluşturmuş. Maalesef şu anda ülkemizin böyle bir ekosistem oluşturma şansı yok. İnşallah gelecekte olur. Türkiye olarak böyle yeni bir ekonomiye geçersek çok hızlı bir şekilde sürdürülebilir güzel büyüme ortamına ulaştırır ve orta gelir tuzağından uzaklaşıp, yüksek gelir gruplarına gireriz." diye konuştu.

Topaç, Türkiye'de zorluklara rağmen yapısal reformlar için güzel bir ortamın bulunduğunu ve gelecek adına ümitvar olduğunu dile getirdi. 

Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi

Erhan Topaç, 13-14 Kasım'da İstanbul gerçekleştirilecek "Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi"ne ilişkin şu bilgileri verdi:

"Kongre, uluslararası alanda ve Türkiye'den konularında en yetkin kişileri yatırımcı ve yatırımcı adaylarıyla buluşturacak. Bu yıl üçüncüsünü düzenleyeceğimiz kongrenin teması 'Gelecek' olacak. Geçen yıl 5 bin kişi katılım gösterdi. Bu yıl 6 bin kişinin kongremize katılacağını düşünüyoruz. Kongreye katılım ücretsiz. Kongrenin resmi hava yolu firması THY, kongreye kayıt yaptıran katılımcılara belirli rezervasyon sınıflarında indirim sunuyor. Yine bir sponsorumuz İstanbul dışından kongreye katılacak üniversite öğrencilerine otobüs ile ücretsiz ulaşım imkanı sunacak. 

Kongre panellerinde yapısal reformlar, ticaret savaşları, girişimcilik gibi makroekonomik konular, yapay zeka ve etkileri, teknolojinin finansal mimariyi ve iş modellerini değiştirmesi, fintech teknolojileri gibi yıkıcı teknolojilerin etkileri, kur ve faiz riskinin yönetimi, gayrimenkul ve girişim sermayesi fonları gibi gündemde yer alan birçok konu tartışılacak. Kongrede reel sektörde yer alan firmalarımız ile aracı kurum ve portföy yönetim şirketleri arasında B2B toplantıları olacak. Kongrede 2 ana konuşmacı, 26 panel ve 23 eğitim bulunuyor. Uluslararası uzmanların katılacağı kongrenin açılış konuşmacılarından biri 'Technology vs. Humanity' kitabının yazrı Gerd Leonhard olacak. Bir diğer konuşmacımız Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı olacak. Ayrıca Eczacıbaşı, 'Daha Yeni Başlıyor' isimli kitabının imza etkinliğine de yapacağız. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak'a davetiye ilettik."

TIKLA BORSADA DÜŞÜK KOMİSYONLA İŞLEM YAPMAYA BAŞLA

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

YORUMLAR (16)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • iso08 Kasım 2018 16:16

    sayın erhan bey sizi severim ama ülkede halka arz diye batık sirketlere sermaye artırımı diye yatırımcının damlaya damlaya birikimlerini azaltan sitsemler soyguncu yöneticiler olduğu sürece kendi adıma söylüyorum zararımın 10 da 1 ini cıkarsam sermaye piyasasına 1 kuruş yatırırsam namerdim ytd

  • belirsizlik07 Kasım 2018 22:56

    Halka arz diye tutturmuşlar peki ya sonrası. Bir dönem tabelası olan şirketler borsaya geldi sonuç çoğu batık. Halkı küstürdüler. Milletin parası borsada battı pul oldu. Patronlar şirketleri halka yıktı gitti. Neymiş vatandaş paydaşmış, riske ortakmış, kar payı alıyormuş ya. Spk ve bist denen kurumlar artık bu tür vur kaç yapan şirketleri borsaya kote etmemeliler, sağlam şirketler gelsin. Patron kafasına göre bedelli artırır, yabancı algoritmik işlem yapar, ekrandan piyasayı takip edeyim dersin dünya para istenir , patron haber yaptırır arkası fos çıkar kimse hesap sormaz sorsada üç beş kuruş ceza ile yırtar. Say say bitmez borsa borsa değil önce borsayı sağlam temellere oturtmalı. Bu erhan bey ara ara ekranlara çıkar ama laf olsun torba dolsun misali yapılan bir şey görmedik.

  • Goldaşzede07 Kasım 2018 21:23

    Ekonomiyi düzlüğe çıkartmanın tek yolu bence konkordato ilan eden veya iflas eden şirketlerin hisselerinin halka arzlarının sağlanmasıdır.

  • KILIÇ07 Kasım 2018 21:14

    HALKA ARZ HALKI SOYGUNA DÖNÜYOR YATIRIMCIDA GÜVEN KALMADI PATRONLAR AZILI VURGUNCU OLUNCA VEDE VURGUNCUYU DESTEKLEYEN BİR YÖNETİM OLUNCA BORSADA YATIRIMCIDA KALMIYOR.

  • akbaba07 Kasım 2018 21:13

    sayın  hoca  adam gibi  şirketler  halka  acılmıyor nerde batacak  şirket  varsa  onları   geliyor

  • Mahallenin Delisi07 Kasım 2018 19:41

    Hani şu bacımız canımız denilen komedi vardı MARKA ve TRNSTK hisselerinde  hani şu tweeter patronu noldu çarptı o da :) Ama üstümüze vazife dedik uyardık alanlara çarpılacaksanız buna değer birine çarpılın dedik gözleri dönmiş ablamız canımız prensesimiz dediler onlara batmak müstehaktır...Ablanız sevsin şimdi sizi...

  • Mahallenin Delisi07 Kasım 2018 19:34

    Kaç şirket battı hani şu arz çılgınlığı döneminde halka verilen hisseler hani o batık patron firmaları kaç tane ? Kaç tane daha hala bistte işlem görüyor? Yahu şirket mali tablo göndermiyor geciktiriyor son nefesini verirken tahata kapatılıp patronun keyfi bekleniyor ölme eseğim ölme sonra 25 bin TL SPK cezası patrona mali tablo gelene kadar zaten içi boşaltışıyor.Küçük yatırımcı Bİst50 dışına çıkmamalı orada da seçici olmalı...Diğerlerini bankalar fonlar vs alsın...Heyecan arayan K.Y. nefsini kreltmek için çapsız firmalarda portfyün %10'undan fazla işlem açmasın...Çekirge misali bir yerde çarpılır...

  • Mahallenin Delisi07 Kasım 2018 19:27

    Kim alacak bu piyasada halka arz demek piyasadan para çekmektir. Yeni para gelmez ha bu arada öyle değerinin üzerinde satamazsınız bu zamanda. MLP Sağlık zarar arttı, Enerjisa zarar arttı, TLiman bakın bunlar 4-5 kat talep geldi denilen 2 sinde yeterli talep olmadığından arz tarihleri ve arz fiyatları düşürülen hisseler arz fiyatları ile mevcut fiyatlara ve beklentilere bakın anlarsınız halka arz mı kaz mı peşinde olduklarını. Halka arzda  şirketin borç ödemek vs için değil yeni yatırım finansmanı için arz yoluyla finansman sağlayıp sağlamadığı önemli. Şuanda arz edecekler muhtemelen ucuz para ile açık kapatma niyetinde olur bu niyet en masumu olur. Patron hissesi ise batan gemiyi terk hareketidir...

  • mali 07 Kasım 2018 18:39

    Halka arzlarda alınan hisseler yerlerde sürünüyor, kimisi  batmış, kimisi battı balık.

  • Aysoy07 Kasım 2018 17:55

    Erhan Topaç, laf salatası yapmış ama bu hiç bir derde deva değil.    Arz seferberliği değil, yatırımcı seferberliği başlatılmalı. O da yatırımcı kaldıysa

  • melih5307 Kasım 2018 16:49

    halka arz komedisi.halkmı bıraktınız..bakın halka arz olanlar ne alemde..hiçbir akıllı k.y. almaz..kurumsallarda uydu bunlara onlardada başladı mandikleme.gıdıklama.k.y borsaya gelsin istiyorlarsa önce canlı erişim yasağı kalkmalı.sonra anlk emir iptalleri kör alıcı satıcı..sonra beki yeni yatırımcı gelir..bana soruyorlar şu sistemde asla diyoreum ..şirkertlerin alayı zarar yazıp vergi ziyanı yazıyor.**maliyede seyrediyor..şahsi servetlerini incelemeyior o şirket sahiplerinin.hala k.yatırımcı ya göz dikmişler kaldıysa.**

  • Lale07 Kasım 2018 16:22

    Gedik şirketi son 10 yılda kaç kuruş temettü vermiş yatırımcısına? Konuşacağız diye iş yapmayı unutmayın

  • baaaaa07 Kasım 2018 15:53

    Şuana kadar yaptırdığınız halka arz mağdurlarının önce zararlarını ödeyin. Asıl teşfik bu .  

  • 1Borsacı07 Kasım 2018 15:36

    Halka açık kısmı oranında kurumlar vergisinde teşvik güzel bir uygulama olur.

  • hasan07 Kasım 2018 14:46

    kurumsal vergisi düşürülmeden önce işçi ve memurun gelir vergisi düşürülsün.

  • tv07 Kasım 2018 14:46

    hehe önce kapanan şirketlerin hesabı sorulsunki sonra borsaya para koyalımmı diye düşünelim neye çare oldunuzki vatandaş borsaya koşsun