E-BÜLTEN

E-bültenimize abone olarak
en son bilgilere ve haberlere ulaşabilirsiniz.

Ana SayfaPiyasaSPAC'lar hiç patlamayan bir balon mu?---

SPAC'lar hiç patlamayan bir balon mu?

SPAC'lar hiç patlamayan bir balon mu?
19 Ekim 2020 - 10:23 www.borsagundem.com

Özel amaçlı satın alma şirketleri (SPAC) spekülasyondan fayda görse de, açık çek şirketleri sadece sponsorları için iyi bir anlaşma değil.

BORSAGUNDEM.COM - DIŞ HABERLER SERVİSİ

Özel amaçlı satın alma şirketleri (SPAC) kalıcı olabilir. Günümüzde halka arzın en gözde yöntemi olan SPAC şirketleri birçok yükü de beraberinde getiriyor. Özel amaçlı satın alma şirketlerinin (SPAC) temel prensibi şöyle: Bir sponsor, birleşme veya satın alma için hedef bir şirket belirleme beklentisiyle, halka arz aracılığıyla para toplar. 16 Ekim tarihi itibariyle, bu yıl SPAC şirketleri aracılığıyla 143 halka arz gerçekleşti. Bu rakam 2016 yılında 13’tü.

Birçok kişi, temel olarak, gözü kapalı güven içeren bir yatırıma para vermenin, mevcut koşullardaki abartılmış piyasa ortamı hakkında bazı bilgiler verdiğini düşünüyor. Bu yöntemin bu yıl artış göstermiş olması, SPAC’ların değerinden çok, piyasa ortamındaki aşırı heyecana yönelik işaretler veriyor. Faiz oranlarının sıfıra yakın olması ve bu şekilde devam etmesinin beklenmesiyle de yatırımcılar giderek daha fazla uç noktalara yöneliyor. Bu Piyasa ortamında SPAC, kısa vadede getiri sağlayan en iyi seçenek olarak görülüyor. SPAC’lar yatırımcılara yeni bir trende dahil olma fırsatı veriyor, üstelik genç bir şirketin olgunlaşması için zaman geçmesine de gerek kalmıyor.

Ancak bu durum tam olarak akılsız insanların SPAC’lara yoğun ilgi göstermesiyle ilgili değil. Bugünün SPAC’larının daha az bilinen bir özelliği, yatırımcıların istediklerinde çıkış yapabilmeleri. Normal halka açık şirketlerdeki yatırımcılar, bir felaketi getirebilecek bir anlaşmadan, görece zarar almadan çıkabilme kabiliyetini çok severlerdi.

Aslında bu yıl çıkış yapmak için iyi bir yıl değildi. SPACInsider’ın verilerine göre, 2020 yılında SPAC’ların getiri oranı %35 seviyesinde. Bu rakamsa S&P 500’ün yılbaşından beri kaydettiği %9’luk getiri oranının hayli üzerinde.

Şirketler SPAC’ları seviyor çünkü uzun süren bir değerlendirme sürecini ve uzatılmış bir yatırımcı çekme faaliyetini atlamalarına olanak veriyor. Daha da iyisi, piyasalarda bir anlaşma açıklanmadan önce, bir değerlemeyi ve sonucu somutlaştırabiliyorlar. UBS’in SPAC bankacılığı biriminden Carlos Alvarez, bunun bazı şirketler için, daha az karmaşık dönemlerde bile oldukça çekici olacağını söyledi.

Wall Street Journal’ın haberine göre gayrimenkul teknolojisi şirketi Opendoor, geçtiğimiz ay bir SPAC birleşmesiyle halka arzını gerçekleştirdi. Risk sermayedarı Chamath Palihapitiya’nın Social Capital Hedosophia Holdings isimli şirketinin hisseleri, SPAC açıklamasından bu yana %75’ten fazla yükseliş gösterdi.

Elbette SPAC’ların da bir bedeli var. Oldukça sıcak olan piyasalarda, sermayeyi uzun bir süre bağlamanın ciddi bir fırsat bedeli var. Ve birçok SPAC sponsoru, tetiği çekmek için oldukça yüksek motivasyon sahibi. Bunun nedeni bu sponsorların geleneksel olarak yaptıkları her anlaşmadan ücret alıyor olmaları, yalnızca kazançlı çıkanlardan değil. Bu kişilerin elde ettiği ödüller, sıradan yatırımcılarınkinden çok daha fazla. En azından erken dönem karları toplayabiliyorlar. Ancak yatırımcılar genellikle fazla beklediklerinde kötü sonuçlar alıyorlar.

Reneissance Capital’a göre, Eylül ayı sonunda 2015’ten bu yana gerçekleşen 313 SPAC halka arzından yalnızca %31,1’i olumlu sonuçlandı. Bu süre içinde geleneksel halka arzların sert bir şekilde gerisinde kaldı. SPAC’ların performansı genellikle bir birleşme kapandıktan sonra daha da kötüye gidiyor.

Ancak bu risklerin bazıları değişim sürecinde. Eskiden SPAC yatırımcılarının, hisselerini geri alabilmek için bir anlaşma aleyhinde oy kullanmaları gerekirken, şimdi hisselerini geri almak bağımsız hissedar oyuna bağlı. Bu da yatırımcılara daha fazla özgürlük alanı tanıyor ve daha fazla anlaşmanın yapılmasını sağlıyor. Dahası, serbest fon yöneticisi Bill Ackman gibi sponsorlar, garanti edilmiş ücretlerden uzaklaşıyor ve performansa göre belirlenen hakları tercih ediyorlar. Goldman Sachs gibi dev bankalar da şimdilerde SPAC anlaşmalarına dahil oluyor. SPAC’lar aynı zamanda bir boşluğu da dolduruyor: Geçtiğimiz birkaç yılda özel sermayedeki büyüme sayesinde, bugün 20 yıl öncesine kıyasla daha az halka açık şirket var.

SPAC’lar spekülatif ilgi azaldıkça yok olacak bir altın çağ yaşıyor. Ancak tamamen ortadan kalkmaları muhtemel değil. Dahil olan herkes için oldukça kullanışlılar.

Borsaya girmek için doğru zaman mı?

 

TIKLA BORSADA DÜŞÜK KOMİSYONLA İŞLEM YAPMAYA BAŞLA

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

YORUMLAR (1)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)