E-BÜLTEN

E-bültenimize abone olarak
en son bilgilere ve haberlere ulaşabilirsiniz.

Ana SayfaGündemKızılırmak Deltası’nda tarım ilacı tehlikesi---

Kızılırmak Deltası’nda tarım ilacı tehlikesi

Kızılırmak Deltası’nda tarım ilacı tehlikesi
23 Ekim 2021 - 11:37 www.borsagundem.com

Türkiye'nin önemli sulak alanlarından olan Samsun'daki 56 bin hektarlık Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti alarm vermeye başladı.

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan, 359 kuş türünün bulunduğu, çok sayıda gölü, sazlık alanları, subasar çayırları ve biyolojik çeşitliliğiyle de dikkat çeken deltanın, bilinçsizce kullanılan zirai tarım ilaçları nedeniyle tehlike altında olduğu belirtildi.

TÜRLER YOK OLUYOR

OMÜ Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sebahat Sullivan, bilinçsizce kullanılan tarım ilaçlarının deltanın biyoçeşitliliğine, toprak yapısına, kuş türlerinin nesillerine, manda yetiştiriciliğine, göllerde yaşayan canlı türlerine, balıklara zarar verdiğini, hatta birçok türün tespit edilmeden yol olduğunu belirterek, deltanın geleceği için büyük çapta organik tarım yapılması gerektiğini ifade etti.

Prof. Dr. Sebahat Sullivan, Kızılırmak konuya ilişkin olarak şunları aktardı:

Ramsar Sözleşmesi altında, sit alanı ve doğal koruma alanıdır. Ama son yıllarda insan ve tarım faaliyetlerinin artış göstermesi, kimyasal ilaç ve gübrelerin kullanılması deltanın biyoçeşitliliğine inanılmaz zarar veriyor. Dozunda, uygun zamanda kullanılmadığında ve uygun ilaçlama yapılmadığında tehlikeli yan etkiler ortaya çıkıyor. İnsanlarda kalp hastalıklarını, kanser vakalarının artmasını, hipertansiyon, diyabet gibi hastalıkları hem insanlarda hem hayvanlarda anormal doğumları bile etkiliyor. Örneğin, deltada danaburnu dediğimiz bir zararlı var, bu zararlıya karşı 1990 yıllarda yoğun bir ilaçlama yapılmış. Bunun sonucunda ise leyleklerin sayısında ciddi bir azalma olduğu görülmüştür. İlaçlama azaltıldığında ise sayının arttığı tespit edilmiştir. Bu kimyasal ilaçlar, kuşların yumurtalarının oluşmamasına ve nesillerinin tükenmesine de neden oluyor. 350’den fazla kuş türünün bulunduğu delta çok önemli bir ekosistem alanıdır. Ayrıca yine delta, manda üreticiliği açısından da çok önemli bir yer. Sulak alanda dolaşan mandalar, kimyasal ilaçların ulaştığı suları içiyor. Bu nedenle zehirlenmeler görülüyor. Bu durum plankton, alglerin gelişmesini ve orada yaşayan balıkları da etkiliyor. Bu zirai ilaçlamalardan dolayı her yıl binlerce mikroorganizma yok oluyor, faydalı tüm türleri de etkilemiş oluyor. Ayrıca bu ilaçlar, mikroorganizma ve canlıların arasındaki ilişkiyi bozduğu için toprak yapısında değişimler, fakirleşmeler meydana geliyor.

"ESKİMOLARIN DIŞKISINDA BİLE BULUNDU"

Çiftçilerle yapılan görüşmelerde de tarıma ilk başladıkları dönemle kıyaslandığında toprak yapısının çok değiştiğini, sertleştiğini söyleyen Sullivan şunları kaydetti:

Bu durum kullanılan yoğun tarımsal ilaçların ve gübrelerin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Yapılan çalışmalar kapsamında deltadan sediment ve su örnekleri alınmış, 13 ilaç grubu bulunmuştur. 1940’lı yıllardan beri bu kimyasal ilaçlar kullanılıyor. Örneğin, DDT denilen ilaç yıllarca kullanıldı, bazı ilaçlar ayrıştığında daha zehirli birleşiklere dönüşüyor, DDT’de olduğu gibi. Kutuplarda yaşayan Eskimoların dışkısında bile bu ilaç bulunmuş. Bunun anlamı ise biz ilacı burada kullanıyoruz ama bir döngü var, bu kimyasal ilaçlar dünyanın her yerine, okyanusun diplerine kadar bulaşıyor. Bu ilaç 1981 yıllarında yasaklandı ama bazı ülkelerde kullanımı devam ediyor.

Deltayı korumak için öncelikle tarım yapan vatandaşların dikkatli olması gerektiğini, bir zararlıyı veya hastalığı gördüklerinde bunun doğru teşhis edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Sebahat Sullivan konuya şunları aktardı:

Mutlaka tarım müdürlüklerine veya biz üniversitelere gelerek, teknik elemandan bu zararlının ve hastalığın ne olduğunu öğrenmeleri gerekiyor. Bir hastalık veya zararlı gören çiftçi, komşusu ne yapıyorsa aynısını yapabiliyor. Bu çok yanlış bir yöntem, önce doğru teşhis yapmak gerekiyor, sonra o zararlıyı etkileyecek doğru doz ve ilaç nedir, hangi zamanda yapılması gerekiyor, bunların bilinmesi lazım. Bu konuda devletin yaptırım uygulaması ve kurallara uymayanlara da para cezası verilmesi gerekiyor. Tüm bunların önüne geçmek için deltada büyük çapta organik tarımın yapılması gerekiyor. Tarımsal ilaçlar yerine biyolojik mücadele etmenlerinin devreye sokulması lazım, bunlar deltanın yapısının ve ekosisteminin korunması noktasında çok önemli”

Tuz Gölü 30 yıla kadar yok olabilir

Nesli tükenen hayvan Munzur’da...

 

TIKLA BORSADA DÜŞÜK KOMİSYONLA İŞLEM YAPMAYA BAŞLA

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)