E-BÜLTEN

E-bültenimize abone olarak
en son bilgilere ve haberlere ulaşabilirsiniz.

Ana SayfaTeknik AnalizFed'in güvercin söylemleri Türkiye'ye yarayabilir---

Fed'in güvercin söylemleri Türkiye'ye yarayabilir

Fed'in güvercin söylemleri Türkiye'ye yarayabilir
18 Mart 2019 - 10:01 www.borsagundem.com

Fed’in 2019 için faiz artış beklentisini bire düşürmesi ve güvercin söylemlerine devam etmesi Türkiye gibi EM piyasalarına fon akımlarının güçlenerek devam etmesini sağlayabilir.

"Haftanın son işlem gününe alıcılı bir seyirle başlayan BIST-100 Endeksi bu eğilimini devam ettirerek Bankacılılık Endeksi’ndeki %1,72 yükselişin desteğiyle ve önceki günlere göre yükselen işlem hacmiyle günü %0,85 yükselişle 103.304 seviyesinden kapattı. Yurtdışı borsalar Cuma günü alıcılı seyir izlerken, ABD’den gelen zayıf veriler sonrası endeksler kazançlarının bir kısmını geri verse de haftanın son gününü borsalar yükselişle kapatmayı başardı. ABD ile Çin arasındaki görüşmelere yönelik pozitif beklentiler global risk alma iştahını destekledi. BIST ise yurtdışındaki pozitif eğilimin ve bankacılık endeksindeki güçlü yükselişin desteğiyle pozitif ayrışarak haftanın son işlem günü yükselişle tamamladı. Petrol fiyatlarındaki sınırlı düşüş de BIST’in pozitif ayrışmasını destekledi. Petrol fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi durumunda BIST’te tepki yükselişi güçlenebilir.

Cuma günkü yükselişte oluşan hacmin yükselmesi yükselişinin düşük momentumla da olsa devam edebileceğine işaret ediyor. Ancak BIST bir aydan uzun bir süredir yaklaşık 4.000-4.500 puanlık bir bant içinde dalgalanıyor. Kısa vadede oluşan bandın üst kısmı olan 104.500-105.000 aralığına yaklaştıkça yükselişlerin tekrar kar satışı olarak kullanılma olasılığının yüksek olduğunu düşünüyoruz. CDS’ler 318 seviyelerine gerilerken, TL varlıklara ilişkin risk algısında önceki iki haftaya göre düşüş var. Yurtdışında Brexit’e ilişkin belirsizlik ve gelişmeler piyasaların gündeminde olmaya devam edecek. Ancak piyasalar için ana tema global büyüme endişeleri ve ticaret görüşmeleri olacak. Son dönemde piyasalara global büyümeye yönelik hassasiyet arttı. Bu nedenle piyasalar iyi gelen ekonomik verilere pozitif verirken, zayıf gelen kötü veriler ise borsalarda kısa vadeli satışları tetikliyor. Bugün önemli bir veri gündemi bulunmuyor.

Piyasaların gözü bu hafta yapılacak Fed faiz kararında ve Fed’in yeni projeksiyonlarında olacak. Fed’in 2019 için faiz artış beklentisini bire düşürmesi ve güvercin söylemlerine devam etmesi Türkiye gibi EM piyasalarına fon akımlarının güçlenerek devam etmesini sağlayabilir.
Bu durumdan en fazla TL varlıkların pozitif faydalanması beklenmektedir.

Para ve döviz piyasaları:

Haftanın son işlem günü serbest piyasada 5,4585-5,4675 bandında işlem gören USD/ TRY paritesi önceki kapanışa göre %0,18 oranında değer kaybederek günü 5,4625 seviyesinden tamamladı. Sepet bazında ise
Lira %0,04 oranında değer yitirdi. Borçlanma araçları piyasasında cuma günü %16,03-%16,31 seviyeleri arasında hareket eden on yıllık gösterge tahvilinin getirisi günü önceki kapanışa göre 11 baz puan düşüşle
%16,15 seviyesinden tamamladı.

Yurt içi gündem:

Vergi tahsilatındaki zayıflık ve faiz-dışı harcamalardaki artış bütçe açığında yükselişe yol açıyor: Cuma günü açıklanan merkezi bütçe dengesi şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre önemli oranda bir bozulmayla 16,8 milyar TL açık verdi verirken (geçen yıl 1,9 milyar TL açık verilmişti). Faiz-dışı dengede de 2,1 milyar TL açık verilirken, geçen yıl 4,8 milyar TL fazla verilmişti. ulaştı (Ocak 2018: 7,7 milyar TL fazla). Öte yandan, bir defaya mahsus gelirleri dışlayan IMF tanımlı faiz dışı açığı da kabaca 3,4 milyar TL olarak hesaplıyoruz.

Ocak-Şubat döneminde ise 11,7 milyar TL bütçe açığı ve 10,3 milyar TL faiz dışı fazla olduğu görülüyor. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde 0,2 milyar TL bütçe açığı, 12,5 milyar TL faiz dışı fazla vardı. Ancak bütçe sonuçlarında, geçen ay TCMB karından aktarılan 34 milyar TL başta olmak üzere, bir kereye mahsus olarak tanımlanan gelir kalemlerinin etkili olduğunu da eklemek gerekiyor. İlk iki ayın sonunda IMF tanımına göre, 25,1 milyar TL’lik faiz dışı açık var.

Geçen sene aynı dönemde bu rakam 6,4 milyar TL fazlaya işaret ediyordu. 12 aylık birikimli faiz dışı açığın (IMF tanımlı) 87 milyar TL’ye (GSYH’nin %2,3’ü) kadar yükseldiği görülüyor. Faiz dışı harcamalarda yıllık artış hızı %2,6 (reel) ile geçen aya göre biraz yavaşladıysa da, iki aylık kümülatif bakıldığında, %19,9’luk reel (%43,9 nominal) artış olduğu görülüyor, bu da bütçe açığındaki artışta önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

Öte yandan, tüketim vergi tahsilatındaki zayıflık da devam ediyor Şubat’ta KDV gelirlerinde %33, ÖTV gelirlerinde de %12’lik yıllık gerileme var (reel). Ağustos sonundan beri bakılırsa, tüketim vergilerinde (KDV+ÖTV) bir önceki yıla göre %30’un üzerinde (reel) gerileme olduğu görülüyor.

İstihdam piyasasındaki kötüleşme Aralık’ta biraz daha şiddetlendi TÜİK’in açıkladığı İstihdam piyasası rakamları Aralık ayında (Kasım-Ocak döneminde) beklentilerin üzerinde bir kötüleşmeye işaret etti. Ham (mevsimsellikten arındırılmamış) rakamlardan başlarsak, işsizlik oranının %13,5’e ulaştığına işaret ediyor bu oran geçen ay %12,2, önceki yılın aynı döneminde ise %10,4 idi. İstihdamın geçen yıla göre yaklaşık 633bin kişi (%2,2) gerilerken, işsiz sayısı da aynı dönemde yaklaşık 1 milyon kişi arttı. Aslında işgücündeki 378 binlik (%1,2) artışın önceki aylara nazaran (ortalama 650bin ya da %2,0) daha düşük oranda gerçekleştiği görülüyor, bunun da işsizlik oranında daha yüksek oranlı bir yükselişi önlediğini söyleyebiliriz. Böylece 2018 yılında ortalama işsizlik oranı da %11,0 olarak ortaya çıktı (kesin sonuçlar 25 Mart’ta açıklanacak), ki bu da önceki iki yılın %10,9’luk oranına göre aynı kaldığı anlamına geliyor.

Hükümetin YEP’te 2018 ve 2019 yılı işsizlik oranı tahmini %11i3 ve %12,3 idi. Bu arada istihdam oranı ise 2016’daki % 46,3 ve 2017’deki %47,1’e göre biraz daha artarak %47,4’e yükseldi. Geçtiğimiz yıla göre yaşanan istihdam kaybının özellikle tarım ve inşaat sektörlerinde keskin bir şekilde yaşandığı, sanayi ve hizmet sektörlerinin görece daha güçlü seyrettiği görülüyor.

Tarım ve inşaattaki istihdam kaybı sırasıyla 375 bin (%7,3) ve 442 bin (21,5) rakamlarını bulurken, sanayide sadece 40 binlik (%0,7) istihdam kaybı yaşandı, toplam hizmet sektöründe ise 224 binlik (%1,4) istihdam artışı oldu. Mevsimsellikten arındırılmış manşet işsizlik oranı geçen ayki %12,0’den %12,7’ye, tarım-dışı işsizlik oranı %14,1’den %14,7’ye, genç nüfus işsizlik oranları da %22,2’den
%23,0’e yükseldi. İlgili işsizlik oranları sene başında 9,8, %11,7 ve %18,8 seviyelerindeydi ve yıl boyunca sürekli yükseldi. Gene mevsimsellikten arındırılmış serilere göre, son iki aydaki istihdam kaybının 520 bine ulaştığı görülüyor.

Sektörel endekslerdeki bozulma da dikkate alındığında, sanayi sektöründe de potansiyel istihdam kaybıyla, işsizlik oranının birkaç ay daha yükselerek % 13,0’ü aşması muhtemel görünüyor.
Sektör ciro ve hacim endekslerindeki zayıflama Ocak’ta da devam etti, ama şiddeti azaldı: Toptan ve perakende ticaret sektörü ciro endeksi Ocak’ta yıllık %11,3 artış gösterdiyse de, bu cironun reel olarak (TÜFE enflasyonuna göre düzeltilmiş), %7,5 gerilediği anlamına geliyor. Ciro endeksi reel olarak Aralık’ta %9,6, son çeyrekte ise ortalama %7,5 gerilemişti.

Ticaret dışı hizmet sektörlerinde toplam ciro nominal %19,6 artarken, reel %0,6 geriledi. 4.çeyrekte GSYH’deki daralmayı sınırlandıran ulaştırma ve otellokanta sektörleri görece güçlü performanslarını Ocak’ta da sürdürerek %25,8 ve %20,6 nominal ciro artışı sağladılar. Bu rakamlar reel olarak %4,5 ve % 0,2 artış anlamına geliyor.

İnşaat sektörü cirosu da reel olarak gerilemeye devam etti, ancak gerilemenin şiddeti önceki aylara göre yavaşladı. Nominal %26’lık ciro artış, yurtiçi ÜFE ile düzeltildiğinde, reel olarak %5 gerileme anlamına geliyor. Sektörün cirosu geçtiğimiz bir kaç ayda %20’nin üzerinde daralmıştı. Ancak ek bir not olarak, bina inşaatından kaynaklanan ciroda %23’lük reel düşüş olduğu, iyileşmenin bina dışı inşaat faaliyetlerinden kaynaklandığı (bunun da geçici olabileceğini) da söylenebilir.
Son olarak, perakende sektörü hacim endeksi %6,7, gıda dışı perakende hacim endeksi ise %10,3 geriledi. Bu kalemlerde Aralık ayındaki gerileme %8,9ve %12,7’yi bulmuştu.
Özetle, tüm sektörlerde aktivite geçen yıla göre önemli oranda zayıflamaya devam ettiyse de, geçtiğimiz aya göre bir iyileşme olduğu söylenebilir."

Şeker Yatırım

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

ETİKETLER :
YORUMLAR (1)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)