E-BÜLTEN

E-bültenimize abone olarak
en son bilgilere ve haberlere ulaşabilirsiniz.

Ana SayfaAracı Kurum RaporlarıDeniz Yatırım 2021 Strateji Raporu---

Deniz Yatırım 2021 Strateji Raporu

Deniz Yatırım 2021 Strateji Raporu
18 Ocak 2021 - 15:46 www.borsagundem.com

Deniz Yatırım tarafından hazırlanan 2021 yılı Strateji Raporu yayımlandı. Raporda Türkiye ve dünya ekonomisi, takip edilecek gündem ve piyasalara dair detaylı bir analiz bulunuyor.

Deniz Yatırım Strateji Bölüm Müdürü Orkun Gödek ile Banu Dirim, Hüseyin Vedat Tınç ve Yusuf Emre Evkuran tarafından hazırlanan “2021 Strateji Raporu”, “Gerek sağlık gerekse akıl tutulması dolu fiyatlamaların gerçekleşmesi açısından 2020 yılı her anlamda hatırlanmak istenmeyen anılarla dolu.” diye tanımlanırken, 2021’den ise “Olumlu bekleyişlerin dünyanın geneline çoktan yayılmaya başlandığı, piyasalar nezdinde söz konusu durumun fazlasıyla satın alındığı işlemlerin eşlik ettiği ‘pozitif’ bir resim oluşumuna işaret ediyor” deniliyor. 2021 yılı için özellikle, “Riskler elbette var ve fakat nispeten dengeli” diye de önemle altı çiziliyor.

BÜYÜMEDE TOPARLANMA

Raporda global büyümede toparlanmanın başladığı belirtilirken, normale dönüşün zaman alacağına, yatırımcıların sabırlı olması gerektiği hatırlatılıyor.

Küresel para politikalarında merkez bankalarının destekleyici duruşunun bu yıl da devam ederken, 2-3 yıl daha süreceğinin altı çizilen raporda, enflasyona yönelik endişelerin şu aşamada tartışma konusu olmadığı da belirtiliyor.

DOLARDA ZAYIFLAMA

Dünya çapında daha zayıf Amerikan Doları fiyatlaması olasılığının yükseldiği ve farklı varlık gruplarında bu fiyatlamanın etkilerinin görüleceği de yazılmış.

AŞI

Tüm bu süreç içerisinde en önemli detayın “Aşılama sürecinin kapsam ve hızı” olduğuna dikkat çekiliyor.

ABD - BİDEN

Stratejistler, ABD’de 20 Ocak tarihinde gerçekleştirilecek olan yönetim değişikliğinin ardından yasama ve yürütmenin önemli noktalarının Demokrat Parti eksenli olmasından yola çıkılarak, ‘Mavi Dalga’ senaryosunun fiyatlamalara etkisini olumlu buluyorlar.

Bu senaryonun ayrıca, gelişmekte olan ülkeler açısından da pozitif etkileri olacağı belirtiliyor.

KÜRESEL PİYASALAR

Global portföy akımlarında yeniden dolaşımın artacağı ve ABD dışındaki fonlara da yeniden çıkabileceği de değerlendiriliyor.

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE DENGELENME

Raporda, “Türkiye ekonomisinde gerçek anlamıyla ‘dengelenme’ süreci 2021 yılında gerçekleşebilir” denilirken, “Ülke risk priminin 650bp düzeyine ulaştığı, dolarizasyon hızının arttığı, enflasyonun yükseldiği ve tüm bunlar olurken %1 civarı büyüme ile tamamlayacağımız bir yılın ardından 2021 için riskleri Türkiye ekonomisi açısından daha dengeli ve hatta aşağı yönlü görüyoruz” diye de ekleniyor.

“Ekonomi yönetimindeki değişikliklerin ardından TCMB’nin de daha farklı patikada ilerliyor olması para politikasına olan yaklaşımlarda özellikle yabancı yatırımcı nezdinde önemli bir dümen değişikliğine neden oldu. Öngörülebilirlik, şeffaflık, hesap verilebilirlik ve enflasyon ile mücadelenin ön planda olduğu yeni sürecin para politikasının ekonomi üzerindeki etkinliğini de artırmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Tüm bu gelişmelerin 2021’de daha düşük ülke risk primi sürecine pozitif yönlü katkı sağlayacağını, CDS’in geçmiş dönem ortalamaları olan 200bp seviyelerinde dengelenmesine zemin hazırlayacağını değerlendiriyoruz. Şu aşamada 6 Kasım haftasından bu yana olduğu üzere Türk lirası ve cinsinden fiyatlanan varlıklar açısından koruduğumuz pozitif düşüncemizde herhangi bir değişiklik söz konusu değil. Net/net 2021 yılının Türkiye adına mevcut pozisyonun korunduğu senaryoda 2020’ye kıyasla çok daha olumlu geçmesini bekliyoruz.”

ENFLASYON VE BÜYÜME

Rapordan ekonomi değerlendirme ve öngörüleri şu şekilde:

Büyümenin ülke trend seviyelerinde gerçekleşeceği, enflasyonun düşük çift hanede oluşacağı kanaatindeyiz

Enflasyon cephesinde yılın %11 seviyesinde tamamlanmasını öngörmekle birlikte

i) Küresel emtia fiyatı yaklaşımında yukarı yönlü risklerin olması ii) Yurtiçinde gıda fiyatlarının nasıl bir seyir içerisinde olacağına dair belirsizlik iii) Kuraklık riskinin beklentilere dahil edilmesinde zorluk çekmemiz iv) Kur geçişkenliğinin henüz tamamlanmamış olduğunu düşünmemiz iv) ÜFE-TÜFE makasının Aralık 2020 itibarıyla 10 puanı aşması nedeniyle tüketimdeki canlanmanın üretici nezdinde fiyat artışlarına imkan tanıyabileceği gibi önemli nedenlerle riskleri yukarı yönde gördüğümüzü ayrıca belirtmek isteriz.

Ülke risk priminde azalış, Türk lirasının daha öngörülebilir patikada seyretmesini bekliyoruz

USDTRY paritesi için modellerimizde kullandığımız yılsonu kapanış rakamı (teknik hesaplama) 8.30 seviyesinde bulunuyor.

TCMB’nin yılın ilk yarısında sıkı para politikası duruşunu muhafaza etmesini ve politika faizinde herhangi bir değişikliğe gitmemesini bekliyoruz. Enflasyonda baz etkisi kaynaklı aşağı yönlü risklerin belirmesiyle ikinci yarıda faiz indirim süreci başlayabilir. 2021 sonunda politika faizini %12.50 düzeyinde değerlendiriyoruz.

Ters dolarizasyon sürecinin ise zamana yayılmasını daha olası görüyoruz. Para politikasına olan güven arttıkça liraya olan yaklaşım da pozitif anlamda değişim gösterecek ve yabancı yatırımcıların ardından lokallerin de sürece katılmasına zemin hazırlayacak. Kısa vadede USDTRY paritesinin 7.00’li seviyeleri ve hatta daha düşükleri test etmesini bekliyoruz.

FAİZLER

Faizlerin düzeyi vadeler arası farklılık gösterecek; enflasyon yakından izlenecek

Yılın ikinci yarısında ise, daha doğrusu TCMB’nin faiz indirim sürecini ne zaman başlatacağına paralel kısa vadeli faizlerde de avantaj oluşabilir.

Döviz cephesinde ise Türk eurobondlarını 2020’de olduğu üzere 2021 yılında da beğenmeye devam ediyoruz.

HİSSE SENEDİ

Kısa vade riskler bir yana uzun vadede Türk hisse senetlerini olumlu görme pozisyonumuzda değişiklik yok

Tüm dünyada ve Türkiye’de hisse senetleri ve diğer finansal varlık gruplarında kısa vadede aşağı yönlü düzeltme riskini yüksek olasılık görüyoruz.

Zamanlama açısından net bir şey söylemek mümkün olmasa da yılın ilk çeyreğinde bu durumun belirmesi bizler açısından şaşırtıcı olmayacak. Ancak, oyun değiştirici ciddi bir faktör belirmedikçe hisse senetlerine olan ilginin yerel ve global bazda 2021 yılında da sürmesi beklentisindeyiz. BİST 100 endeksi için 12 ay vadede hedef fiyat seviyesini 1900 puan olarak belirliyoruz. Hesaplamalarımızda kullandığımız risksiz faiz oranı (risk free rate) ise %13.

i) Ülke risk priminde gerçekleşen ve devam edeceğini düşündüğümüz azalış

ii) Öngörülebilir politika adımlarının TCMB ve mali cephede atılacağına olan inancımız

iii) Yabancı portföy akımlarının 2021’de pozitife döneceğini değerlendirmemiz

iv) Bir önceki maddede yer verdiğimiz düşüncemize paralel bankacılık sektörü hisse senetlerinin yeniden avantaj kazanmasını yüksek olasılık görmemiz v) Kredi derecelendirme kuruluşlarından not artışı olmasa dahi (temel senaryomuz değil ve fakat olasılık dışı bırakmıyoruz) görünüm değerlendirmelerinde olumlu açıklamaların gelebileceğini düşünmemiz gibi gerekçeler yola çıkış noktalarımız konumunda.

Banka ve sigorta sektörü hisselerine daha fazla ilgi duyuyoruz

Her ne kadar 2020 yılı içerisinde yeni yatırımcı sayısı artış göstermiş ve rekor kırarak yoluna devam etmiş olsa da arzu edilen patikada bu durumun gerçekleştiğini söylemek maalesef mümkün değil.

i) Halka arzlardaki artışın bu noktada yüksek kazanç ilgisi doğurması

ii) Banka/sanayi rasyosunun tarihi düşük seviyeleri test etmesi ve hali hazırda düşük kalmaya devam etmesi

iii) Ağırlıklı yatırımcı eğiliminin BİST 100 endeksi dışı likiditesi düşük hisse senetleri nezdinde oluşması gibi

nedenlerle Borsa İstanbul’da yaşanan yükselişin klasik davranış kalıpları ile olmadığı bir dönemi geride bıraktık. Ana senaryolarımızdan birisi olan yabancı yatırımcıların Türk varlıklarına olan ilgisinin yeniden artmasından hareketle likit olmaları ve profesyonel yatırımcı ilişkileri ile dikkat çeken bankacılık sektörü hisselerinin yeniden ön planda yer alacağına inanıyoruz. Temel gerekçelerimiz de yok değil:

i) Kredi risk maliyetlerinde azalış

ii) Kredi büyüme hızının normal

seviyelere gerileyecek olmasını kayda değer buluyoruz. Öte yandan sigorta sektöründe ise mevcut mevduat faizi seviyelerinin değerlemeler açısından olumlu alan açtığına inandığımızı da eklemek isteriz.

RAPORUN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ...

TIKLA BORSADA DÜŞÜK KOMİSYONLA İŞLEM YAPMAYA BAŞLA

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

YORUMLAR (6)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • Osiec 18 Ocak 2021 20:20

    TURİZM...net holding...

  • Yorum18 Ocak 2021 18:47

    Son bir şey daha yazayım AB bizim onay verdiğiniz aşıyı kullanmayan ülkelerden giriş kabul etmicegiz demişlerdi keşke öyle olur ayrıca Türkiye şimdiden çinle anlaşma yapmalı biz size güvenip aşı alıyoruz sizde bize turist gönderin gibi bir mutabakat yapmalı ayrıca AB sizin aşkınıza güvenmiyor sizden gidecek insanlarında kabul etmiyecek deyip çinli turistler bağlanmalı Singapur japon bunları da bağlarsa süper olur dünyanın en iyi turistleri bunlar en çok para harcayan ülkeler

  • Yorum18 Ocak 2021 18:39

    2019 da ülkeye turizmden 34.5 milyar dolar para girmiş ayrıca bu girdii saglamak için ara malı ihtiyacı yok yani Turizim yatırım esnasında en az dövize ihtiyaç duyan sektör artı yatırım tamamlandıktan sonra döviz harcaması olmayan sektör ve en çok döviz girdisi olan sektör yani kemiksiz löp et gibi türkiyede turizm olmazsa herşey biter 5 yıl türkiyeye turizm geliri gelmediğini bir düşünün konuşacak hiç bir şey kalmaz sanayide fabrikayı kurmak için harcanan paranın %60 70 i yurt dışından gelen makinalara gidiyor ardından malı üretmek için 10 liralık mal için 5 6 lira ara mal geliyor yurt dışından artı satarken teşfik şu bu derken ülkeye katma değer bişey kalmıyor ama turizm öylemi be ya

  • Yorum18 Ocak 2021 18:25

    Fasa fiso yazmışlar banka sigorta yazmış bu ülkeye 2021 de turizmden döviz girmezse sen görürsün bankayı sigortayı 30 milyar dolar para giriyor ekonomiye turizmden o para olmazsa hiç bir şey olmaz o yüzden dua edin aşılama hızlı olsun ve turist gelsin

  • Yeni yatırımcı likiditesi18 Ocak 2021 17:26

    Yabancı yatırımcıların alışagelmiş kalıpları uygun davranacağının garantisi mi var. Yabancı borsalarında da likiditesi düşük senetler Pikledi.Yerelde kalan yabancı atıl fonlar da yerli Bist yatırımcısına benzer davranışı benimsemiş olabilir.2021Ç3 te canlandırı kredi genişlemesi olabilir.

  • Metin18 Ocak 2021 16:32

    Rapora bakılırsa 2021 de herşey güllük gülistanlık. Haydi hayırlısı ;)  ;)  ;)