E-BÜLTEN

E-bültenimize abone olarak
en son bilgilere ve haberlere ulaşabilirsiniz.

Ana SayfaPiyasaBorsalardan kaçmanın faturası ağır olabilir---

Borsalardan kaçmanın faturası ağır olabilir

Borsalardan kaçmanın faturası ağır olabilir
27 Ocak 2021 - 11:15 www.borsagundem.com

Balon piyasası söylentileri küresel borsaların gündemini oluşturuyor. Ancak Citigroup Baş Stratejisti Robert Buckland balon piyasasına uzak durmanın maliyetinin çok daha ağır olabileceğini belirtiyor

BORSAGUNDEM.COM - DIŞ HABERLER SERVİSİ

Küresel ekonominin tüm alanlarında balon piyasasına ilişkin söylentiler giderek hız kazanıyor. Ancak Citigroup’un Küresel Hisse Senetleri Baş Stratejisti Robert Buckland balon piyasasından korkarak yatırımlardan uzaklaşmayı planlayan yatırımcıları uyarıyor. Financial Times’taki yazısında Buckland borsalardan kaçmanın maliyetinin çok daha fazla olabileceğini vurguladı. İşte Buckland’ın o yazısı:

1990’ların sonundaki boğa piyasasında bir değer yatırımcısı rakipsiz bir balon tanımı yapmıştı: “Sahip olmadığım takdirde kovulacağım bir şey.” Belki yazının tamamını burada bitirmeliyim. Ancak devam edeceğim.

Nereye baksam balonlar hakkında bir tartışma görüyorum. Tahvil balonları, Bitcoin balonları, hisse senetleri balonları, teknoloji hissesi balonları… Balon tartışmaları içerisinde bile bir balon olduğu kesin bir şey.

Google trendlerde “borsa balonu” aramaları 2004 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Bundan ne çıkarılması gerekir emin değilim zira borsalar sonraki süreçte de yükselmeye devam etti. 2007’de küresel hisse senetleri %60 düşmeden önce çok az insan bu tabirin Google aramasını yapıyordu.

Bildiğim tek şey, borsaların son 12 aydır temel verilerin gösterdiği yöne meydan okuduğu. Küresel halka açık şirketlerin bilançoları 2020 yılında yıl başında öngörülen %10’luk artışın çok altında %15’e yakın düştüğü görünüyor. Şirket kârlarındaki büyük kayba rağmen MSCI World Endeksi yüzde 18 yükseldi. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq Endeksi %51 yukarı yönü gösterdi. Sanki pandemi hiç yaşanmamış gibi.

Biz de dahil olmak üzere birçokları piyasanın toparlanma gücüne şaşırdı. Bu şekildeki yerçekimine meydan okuyan performans yaygın olarak merkez bankalarının etkisine atfedilir. Daha önceki en yüksek seviyenin üç katı olan 5 trilyon dolarlık küresel varlık alımının açıklanması geçen Mart ayında finansal piyasaları geri döndürdü. Ancak pandeminin etkilerini minimize etmenin yollarını ararken merkez bankaları yeni jenerasyon bir hisse senetleri balonunun şişmesine mi yardımcı oluyor?

Bu soruyu cevaplayabilmek için son 40 yılın kötü şöhretli üç borsa balonunu tekrar ziyaret ettik: 1980’lerin sonundaki Japonya, 1990’ların sonundaki Nasdaq ve S&P 500 endeksleri ve 2007’deki gelişmekte olan piyasalar. Ortalama olarak söz konusu hisse senetleri endeksleri üç yıllık yükseliş sırasında neredeyse üç katına kadar yükseldi ve bundan sonraki iyi yıllık süre içerisinde en azından yarı yarıya düştü. Yükseliş sırasında balonları satın almayan fon yöneticileri işlerinden kovuldu. Balonları satın alanlar aşağı yönlü yolculuk sırasında işlerinden kovuldu. Bu meslek hiçbir zaman kolay değildir.

Şimdiyse muhtemelen balon piyasasına benzeyen en büyük endeks olan Nasdaq üç yıldır yüzde 83 oranında yükseldi. Bu yüksek bir oran ancak Mart 2000’de endeks %285 oranında yükselmişti. (Ardındansa sonraki iyi yılda %77 oranında düşmüştü.) Daha geniş çaplı S&P Endeksi geçtiğimiz üç yılda %36 yükseldi. Bu hızlı bir yükseliş ama balon hızında bir yükseliş değil. 1997 ile 2000 arasında endeks yüzde 93 yükselmişti. ABD dışındaki diğer büyük endeksler daha az balon işaretleri gösteriyor EM Endeksi (Gelişmekte olan piyasalar endeksi) son üç yıldır %12 yükselişte. Nikkei yüzde 20 yükselirken DAX düz bir seyir gerçekleştiriyor. İngiltere’nin FTSE 100 Endeksi aynı süreçte %14 oranında düşüş gösteriyor. Endeks 2000 yılındaki zirvesine ulaşırken üç yılda %70 yükselmişti.

Hisse senetleri çatırdamaya başladığında sabit gelir yatırımlarının çok daha belirgin alternatifler sunması geçmiş dönemdeki balonları bugünden ayıran en büyük fark. Devlet tahvilleri söz konusu dönemlerde yüzde 5-6 oranında verim sağlarken şimdi bu oran yüzde 0-1 seviyelerinde. Belki de şu anda balon piyasasında olan sabit gelir piyasalarıdır. Ancak merkez bankaları tahvil verimlerini düşük tutmak konusunda kararlılığını sürdürüyor. Parasal genişleme politikası olarak bilinen destek programlarının amacı da tam olarak bu. Merkez bankaları varlık alımlarını kıstığında veya şaşırtıcı derecede uysal davranan sabit gelir piyasalarının kontrolü kaybedildiğinde hisse senetleri piyasaları düşebilir. Ancak bu ihtimal hala çok uzakta olabilir.

Biz asla kimseye bir balonu takip etmesini tavsiye etmeyiz. Balonlar herhangi bir zamanda patlayabilir. Ancak eğer değerlemeler önce dönemdeki rekor seviyelerine ulaşabilirse ABD hisse senetleri endeksleri şu anki seviyesinin üzerinden %50 %100 oranında yükselebilir. Ve üstelik bu mutlak değerlemelere bakıldığında çıkarılan sonuç. Eğer tahvil getirileriyle karşılaştırırsak Nasdaq ucuz bile görünüyor.

Buradan çıkan ders hisse senetleri balonlarının kırılgan varlıklar olmadıkları. Merkez bankalarından gelen ilk sıkılaştırma işaretlerinde patlamıyorlar. Bu balonlar daha çok sermaye kaynaklarının yanlış tahsis edilmesine neden olan, varlık yönetimi sektörünü bozan ve yatırım kariyerlerini sona erdirebilen kaçmakta olan trenlerdir. Bu trenler bazen duraklar. Ani gelecek balon piyasası ihtimaliyle savaşmaya meyilli fon yöneticileri dikkatli olmalı. Müşterileriniz süreci doğru anladığınızı kanıtlamanız için yeterince beklemeye hazır mı?

Tüm bu nedenlerden, moda tabir olan “bu çılgın balon yakında patlayacak” çağrısını yapma konusunda temkinli yaklaşıyoruz. Biz de ABD gibi küresel borsaların balon piyasasına yakın olan bölgelerinde yatırımlarımızı azaltmış olsak da düşük ağırlıktaki bölümlere toptan bir taşınma gerçekleştirmedik. Dans etmeyi bıraktık ve kapıya yaklaştık ama partiyi henüz terk etmedik. En az balon piyasası işaretleri gösteren hisse senetleri piyasaları arasında en favori tercihimiz İngiltere borsasında değerlemeler yüz yılın en düşük seviyelerinde.

(Yazının başındaki) Değer yatırımcısına ne mi oldu? 2000 yılında en tepedeki işini kaybetti.

Küçük yatırımcı borsaların yeni devini arıyor

 

Global piyasalarda bu sabah karışık görünüm hakim

 

Borsa İstanbul güne yatay başladı

 

TIKLA BORSADA DÜŞÜK KOMİSYONLA İŞLEM YAPMAYA BAŞLA

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

YORUMLAR (5)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • Saldıray28 Ocak 2021 11:04

    Borsa şişti, patlayacak diyenler... Hesabınızı TL üzerinden yapıyorsunuz halbuki TL 10 yılda 8 kat değer kaybetti... Para birimleri değer kaybeder hep dolar dahil... Ülkedeki büyümeyi de katarsan zaten borsanın sürekli katlanması lazım. Balon sizsiniz yani borsa değil...

  • yunus27 Ocak 2021 21:17

    Görünen köy kılavuz istemez,,pandemiye rağmen borsaların şiştiği bir gerçek.Bist 99-100.000 e düşerse cazip olur.

  • Ali demir28 Ocak 2021 09:54

    He öyle şişmişmiş dolar karşında tarihi diplerde neyin kafasını yaşıyorsun birşey hiç vir zaman devamlı düzeltme yapmadan yükselmez bşraz araştır boş boş konuşacağına.

  • ALİ HAYDAR YEZİDSEVMEZ27 Ocak 2021 11:49

    Haydi be ordan hadsiz.Biz borsa da bankalar hariç şişti zaten patlamak üzere.

  • Ali demir28 Ocak 2021 09:56

    Şişen kağıtlar zaten dandik hisseler bits 30 neresi şişti dolar karşısında tarihi diplerde araştır dengesiz