E-BÜLTEN

E-bültenimize abone olarak
en son bilgilere ve haberlere ulaşabilirsiniz.

Ana SayfaPiyasaBorsalarda yeni normale geçişin 3 işareti---

Borsalarda yeni normale geçişin 3 işareti

Borsalarda yeni normale geçişin 3 işareti
13 Ocak 2022 - 11:44 www.borsagundem.com

Borsalar pandemi dönemindeki şaşırtıcı performansından yeni normale geçiş yapıyor. Bu geçişin işaretleri görülmeye başlanırken, uzun vadeli seyirde de muhtemel bir değişim öne çıkıyor.

BORSAGUNDEM.COM - DIŞ HABERLER SERVİSİ

Bir açıdan 2022 geçtiğimiz yılla büyük bir benzerlik taşıyor: Ölçüt niteliğindeki ABD 10 yıllık Hazine tahvili getirisi %0,2 oranında artış gösterdi. Ancak birçok açıdan da tamamen farklı görünüyor: Yüksek getirili spekülasyon dönemi geride kaldı ve borsalar, gözde hisselere yatırım yapanları cezalandırıyor. İşte borsaların pandemi dönemindeki yükselişlerin ardından normale döndüğünü gösteren üç işaret ve uzun vadeli seyirde yaşanabilecek bir muhtemel değişim. Hisse fiyatları yeniden bağımsız hareket ediyor.

Geçtiğimiz yıl ocak ayının başlangıcı, düşük fiyatlı hisselere akın eden yatırımcılarla birlikte oldukça sıra dışı bir dönem haline geldi. Bu durum ise borsalarda bilgi sahibi olmayan yatırımcıların aktivitesine işaret etti. Bir hissenin fiyatı kendi başına herhangi bir anlam ifade etmiyor. Hisse fiyatları, bilançolar ya varlıklarla kıyaslandığında anlam kazanıyor. Bu nedenle de performansın fiyatla ilişkilendirilmesi doğru değil. Ancak bundan bir yıl önce performansın en güçlü belirleyicisi hisse fiyatlarıydı. Bunun nedeni ise borsa yatırımları hakkında bilgi sahibi olmayan bireysel yatırımcıların borsalara akın etmesiydi.

Wall Street Journal’ın haberine göre bu yıl borsalarda normale dönüşün işaretleri görülüyor. Hisse fiyatları ve performans arasında ise herhangi bir ilişki görülmüyor. Halen düşük fiyatlı ve yatırımcıların tercih etmediği hisselere yönelen az sayıda yatırımcı olsa da, bu oldukça olumlu bir durum. Balon hisseler, para politikaları sıkılaşırken kötü performanslarına geri döndü.

Geçtiğimiz yılın ilk dönemlerinde spekülatörler mini balonlar yaratan popüler temalara yöneliyordu. Bunlar arasında temiz enerji, kenevir, elektrikli araçlar, kripto paralar ve özel amaçlı satın alım şirketleri (SPAC) yoluyla halka arzlar ve sosyal medya kullanıcılarının yükselttiği GameStop ve AMC gibi hisseler de yer aldı. Tematik balonlar ocak ve mart ayları arasında pik yaptı ve bunun ardından düşüşe geçti. Buna rağmen bunların dördü ekim ayında geri döndü.

Ancak Tesla diğer elektrikli araç üreticilerine kıyasla elde ettiği yükselişi korumayı başardı. Bu yıl tahvil getirilerinin yükselmesi bir kez daha balon hisselere sert bir darbe vurdu. Henüz kullanım alanı bulmamış yeni teknolojileri takip eden Ark Innovation ETF %8’in üzerinde düşüş gösterdi. SPAC şirketleri aracılığıyla halka arzını gerçekleştiren şirketleri takip eden ETF’ler ve temiz enerji hisselerinde de sırasıyla %5 ve %7’lik düşüşler görüldü. Elektrikli araç üreticileri ve bunların tedarikçileri de (Tesla hariç) darbe aldı.

Tüm köpüklü temalar geçtiğimiz yıl ulaştıkları zirvenin ardından %40 düşüş yaşadı. Değerinin altında bir hisse fiyatıyla işlem gören ‘değer' hisseleri yeniden tercih ediliyor. Geçtiğimiz yıl büyüme hisseleri, ucuz ‘değer’ hisselerinden yüksek performans göstermiş, Russell 1000 Growth Index %27 getiri sağlarken, değer endeksi %25,2 getiri sağlamıştı. Ancak benzer bir durum tahvil getirileri yükselirken tekrarlanmayacak. Yüksek tahvil getirileri, gelecekte elde edilecek getirilerin çekiciliğini düşürürken, büyüme hisseleri darbe alacak. Bunun karşısında tahvil getirilerinin artmasını sağlayan güçlü bir ekonominin faydasını gören değer hisseleri yüksek performans gösterecek.

Yıl başından bu yana, değer hisseleri yükseliş gösterirken, büyüme hisseleri ile teknoloji hisselerinin ağırlıkta bulunduğu Nasdaq endeksi düşüş gösterdi. Tahvil getirileri ve büyüme hisseleri arasındaki bağın gücü pazartesi ve salı günü oldukça açık bir şekilde görüldü. 10 yıllık Hazine tahvili getirileri 2020’nin ocak ayından bu yana ilk kez %1,8’in üzerine çıktı ve bunun ardından büyüme hisselerinde gün içinde %3’lük satış dalgası gerçekleşti.

Ancak tahvil getirileri yeniden düşüşe geçerken, büyüme hisselerinde yükseliş başladı. borsagundem.com'un derlediği bilgilere göre bu tema 1990’ların sonunda ortaya çıkan dot-com balonu öncesi hisselerin hareketlerini hatırlatıyor. Bu dönemde yüksek tahvil getirileri genellikle hisseler için olumsuzluk yaratıyordu. 1990’larda ve öncesinde yüksek tahvil getirileri genellikle güçlü büyümenin değil, enflasyona yönelik endişelerin göstergesi olarak kabul ediliyordu.

Bu nedenle yüksek tahvil getirilerinin hisselerde yarattığı düşüşü telafi edecek herhangi bir olumlu unsur bulunmuyordu. 2000 yılından bu yana tahvil getirilerinin yükseliş gösterdiği günlerde, hisselerde de iyi performanslar görüldü. Yatırımcılar bunu güçlü bir ekonomiye yönelik olumlu haberler olarak algıladı. Bu değişim hisse ve tahvil getirileri arasındaki ilişkide de kendini gösteriyor: İki varlık türü arasındaki günlük değişimlerin korelasyonu 1997 yılına kadar çoğunlukla negatifken, daha sonra güçlü bir şekilde pozitife döndü.

Geçtiğimiz yıl korelasyon yeniden tersine döndü. S&P 500 ve tahvil getirileri arasında 2007’nin ilk dönemlerinden bu yana en zayıf bağ görüldü. Bu dönemde ise mortgage krizi henüz başlıyordu. Geçtiğimiz yıl yaşanan değişimin geçici mi, yoksa 1997 yılı öncesine dönüş mü olduğu kesin değil.

Ancak bu yıl yükselen tahvil getirilerinin hisselere ve hisse yatırımcılarına zarar vereceği oldukça açık. Aynı zamanda yatırımcıların enflasyon endişeleri de bu tabloda öne çıkıyor. Hisse tahvil ilişkisindeki bu değişim kalıcı olduğu takdirde, düşük riskli bir portföy oluşturmak zorlaşıyor. Çünkü tahviller hiselerin düştüğü günlerde bu kayıpları telafi edecek getiriler sağlamıyor. Daha da kötüsü yüksek tahvil getirileri ABD hisselerinin yüksek değerlemelerini görmez gelmeyi de zorlaştırıyor. Tahvil fiyatları düştüğü ve getirileri yükseldiği takdirde, hisselerin çekiciliği oldukça azalacak.

Değerinin altında işlem gören ‘değer’ hisseleri için büyük bir endişe söz konusu değil.

Ancak bu yıl tahvil getirileri yükselir, para politikaları sıkılaşırken, büyüme hisselerinin piyasaların genelini aşağı çekme riski bulunuyor. Bu durum ise yatırımcıların istediği bir normale dönüş değil.

Borsa İstanbul'da baskı hakim

 

Küresel piyasalarda, risk iştahı zayıf seyrediyor

 

Borsa şirketlerinin piyasa değeri 2.3 trilyon

 

TIKLA BORSADA DÜŞÜK KOMİSYONLA İŞLEM YAPMAYA BAŞLA

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)