Ana SayfaANALİZ-S&P Endeksi(Alan Yatırım)----

ANALİZ-S&P Endeksi(Alan Yatırım)

15 Mayıs 2019 - 14:19 www.borsagundem.com

Alan Yatırım Menkul Değerler ( http://www.alanyatirim.com.tr )
Tarafından Hazırlanan S&P Endeksi Analizi:
"S&P 500 Endeksi Ticaret Savaşının Sürdüğü Bir Ortamda Nasıl
Hareket Edecek?
ABD ile Çin arasındaki ticaret görüşmelerinden kimi zaman olumlu
kimi zaman da olumsuz haberler gelmeye devam ediyor. Her ne kadar
piyasa analistlerinin büyük çoğunluğu ABD ile Çin'in anlaşmaya çok
yakın olduğunu öne sürse de Trump'ın görüşmeler devam ederken Çin'den
ithal edilen ürünlerin gümrük tarifesini yükseltmesi kafalarda soru
işareti yarattı. Çin'in anlaşma konusunda ABD'yi oyaladığı, esas
olarak 2020 ABD başkanlık seçimlerine kadar zaman kazanmak istediği de
gelen haberler arasında yer alıyor. Obama döneminde Başkan
yardımcılığı görevini üstlenmiş Joe Biden'ın adaylığını resmen
açıklaması, Pasifik okyanusunun öteki kıyısında olumlu beklentilerin
oluşmasına neden oldu. Çin'in tarifler konusunda umutlanmasına neden
olan bu gelişmenin en önemli sebebi Biden'ın başkan yardımcısı iken
Çin ile kurduğu sıcak temaslar olduğunu eklemek gerekiyor. Biden,
Demokrat Parti ön seçimi için adaylığını açıkladıktan sonra Çin ile
rakip olmadıkları mesajını verdi. Biden, Warren ve Sanders ile
partisinin başkan adaylığı için yarışacak. Anketlere göre en güçlü
aday olarak gözüken Biden başkanlık yarışının da gündemini
belirleyecek gibi gözüküyor.
Trump'ın sık sık Çin'i tehdit etmesi küresel ticaret hacminin
daralacağı beklentisinde olan piyasa katılımcılarını tedirgin etmeye
devam ediyor. Yaşlı kıta Avrupa ve Çin'den gelen makroekonomik veriler
olumsuz senaryoların gerçekleşme olasılığını arttırıyor. IMF başkanı
Christine Lagarde da en son yaptığı açıklamayla küresel ekonominin
geleceğini tehdit eden sorunların herkesin yararına olacak şekilde
çözümlenmesi gerektiğini düşündüğünü belirtti.
S&P500, Amerikan ekonomisine dair olumlu gelişmelerin de etkisiyle
yıl içerisinde lineer görünümünü korumaya devam etti. Endeksin
lokomotifi olan şirketlerin açıkladığı bilançolar da ABD hisse senedi
piyasasındaki bahar havasının devam etmesi açısından destek oldu.
Piyasanın genelinde olumlu bir hava var gibi gözükse de Wall
Street'deki piyasa analistlerinin tamamının geleceğe dair olumlu
beklentilerinin olduğunu söyleyemeyiz. Piyasa hafızası iyi olan
analistler şu andaki konjonktürü 1987 yılına benzetiyorlar. Bilindiği
üzere borsa terminolojisine Kara Pazartesi olarak geçen günde Dow
endeksi 13 Ekim'deki kapanışından 19 Ekim'deki tekrar açılışına kadar
3'te 1 oranında değer kaybetmişti. Bunun ABD hisse senedi hacmindeki
karşılığı 1 Trilyon dolara yakındı. O tarihe kadar ABD hisse senedi
piyasalarında olumlu bir hava vardı, spekülatif hareketlerle endeks
aşırı değer kazanmıştı ve piyasalarda bu balonun sürdürülemeyeceği
anlaşılınca da satış baskısı geldi. ABD Çin hattında tansiyonun bir
türlü düşmemesi, iki tarafın yararına bir şekilde çözülememesi S&P500
endeksindeki yukarı yönlü seyri tersine çevirme ihtimali bulunuyor.
Trump'ın Çin ile ticaret anlaşmasında acele etmeye gerek
olmadığını ifade etmesi ve görüşmelerden somut bir sonuç elde
edilememesi endeks üzerinde aşağı yönlü bir baskı yarattı. Geçtiğimiz
hafta %2'ye yakın değer kaybeden endeks, bu satırların yazıldığı
dakikalarda da hareketli ortalamanın altındaki seyrini sürdürmeye
devam ediyor.
Avrupa ve Çin'den gelen negatif ekonomik veriler, küresel ticaret
hacminin küçüleceği yönündeki senaryoların gerçekleşme ihtimalini
güçlendiriyor. Yükselen politik riskler riskli varlıkların üzerinde
baskı oluşturuyor. Böyle bir konjonktürde ABD-Çin hattındaki ticaret
savaşının şiddetinin artması, hisse senedi piyasalarının
''benchmarkı'' S&P500 endeksindeki kazançların da silinmesine neden
olacaktır. Daha da kötüsü, piyasa analistlerinin hazırladığı
raporlarda endeksteki %10'luk bir kaybın resesyon korkusunu
tetikleyebileceği bununla beraber sert bir satış dalgasına da yol
açabileceğinden bahsediliyor. Geçtiğimiz pazartesinden bu yana
endeksteki düşüş eğillimi devam ediyor.
Global gelişmelere büyük pencereden bakıldığında ABD ekonomisine
dair verilerdeki güçlü seyrin, tersine dönme ihtimali bulunuyor.
Piyasalardaki bu tedirgin hava 2008 krizi sırasında Wall Street'te
yaşananları ifade etmek için kullanılan ''biri omuzuna dokunsa, hemen
satmaya başlıyorlar'' deyimini akıllara getiriyor.
Şirketler, endeksteki yükseliş devam ederken kendi hisselerini
piyasadan topladıkları geri alım operasyonları gerçekleştirdiler.
Piyasada oluşabilecek bir likidite sıkışıklığı durumunda bu geri alım
operasyonları riske girebilir. Bu durum da şirketlerin finansallarında
ağır hasara yol açabilir. S&P 500 şirketlerinin dördüncü çeyrekteki
geri alımları 223 milyar dolar ile rekor seviyede bulunuyor.
Şirketlerin geri alım operasyonlarını ayrı bir risk olgusu olarak
değerlendirmek gerekiyor.
S&P 500 Endeksi Küresel Ekonomik Gelişmelere Nasıl Bir Reaksiyon
Gösterecek?
Global ekonomiye dair belirsizlikler, jeopolitik riskler ve
ticaret savaşları önümüzdeki süreçte küresel ticaret hacminin
daralmasına neden olacaktır. İkili ticaret ilişkileri açısından
ABD'nin bu süreçten kazançlı çıkacağı şüphe götürmüyor. Önceki
araştırma raporlarımızda da belirttiğimiz üzere Amerikan doları global
ticaret savaşından üstünlüğünü koruyarak çıkacak fakat S&P500
endeksindeki şirketlerin gelirlerinin yarısı yurtdışı kaynaklı olduğu
hesaba katıldığında, bu durum endeks üzerinde ciddi bir risk
yaratacaktır. Global ticaret hacminin daralması çok uluslu S&P500
şirketlerinin gelir tablolarına da olumsuz yansıyacaktır. Endeksteki
ağırlığı yüksek olan bu şirketlerin karlılıklarının düşmesi ve
bilançolarındaki bozulmalar endeksin değer kaybetmesine neden
olabilecektir. Grafik 3'te ekonomik aktivitenin ve risk iştahının
düştüğü, kötümser beklentilerin fiyat kazanç oranlarını düşürdüğü
gözlemlenmektedir. Bir süredir düşüş eğiliminde olan F/K oranı da
endeksin satış yönlü bir motivasyona maruz kalabileceği konusunda
sinyaller vermektedir.
Endeksin ticaret savaşı, jeopolitik riskler ve belirsizliklere
karşı hassasiyetinin yüksek olduğunu, bu tip risklerin artmasıyla
birlikte satış dalgasının gelebileceğini düşünüyoruz. Piyasalardaki
risk faktörlerinin daha da belirginleşmesi veya çoğalmasıyla birlikte,
endeksteki şirketlerin bir çoğunun çok uluslu şirketler olması
nedeniyle finansallardaki bozulmaya bağlı olarak S&P 500 endeksinin
değer kaybetmesini bekliyoruz."

*******

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım
danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti,
aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen
bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı
sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve
tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine
dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri
tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize
uygun sonuçlar doğurmayabilir.

*******

Foreks Habe