Ana SayfaBASIN BÜLTENİ-10. TÜSAP Toplantısı, "Üniversite Hastaneleri" teması ile İstanbul Üniversitesinin ev sahipliğinde yapıldı----

BASIN BÜLTENİ-10. TÜSAP Toplantısı, "Üniversite Hastaneleri" teması ile İstanbul Üniversitesinin ev sahipliğinde yapıldı

15 Nisan 2019 - 13:15 www.borsagundem.com

10. TÜSAP Sağlık Hizmet Sunumu Vizyon Toplantısı, "Üniversite
Hastaneleri" teması ile İstanbul Üniversitesinin ev sahipliğinde
yapıldı. Üniversite hastanelerinin sorunlarının ve çözüm önerilerinin
masaya yatırıldığı toplantıda sorunların kaynağını sadece finansal
nedenler olarak görmeyip bütüncül bir yaklaşım ortaya koymak gerektiği
ve işbirliği ile çözüme daha hızlı ulaşılacağı vurgulandı.
Sağlık sektörünün liderleri, 10. TÜSAP Sağlık Hizmet Sunumu Vizyon
Toplantısı için İstanbul Üniversitesi'nde, 12 Nisan 2019, Cuma günü
biraraya geldi. Üniversite Hastanelerinin gündeme taşındığı toplantıya
Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinde görev yapan Rektörler ve
Akademisyenlerin yanı sıra Kamu, özel sektör ve STK yöneticilerinden
76 kişi katıldı.
İstanbul Üniversitesi'nin ev sahipliği ile Cumhurbaşkanlığı Sağlık
ve Gıda Politikaları Kurul Üyesi Prof. Dr. Necdet Ünüvar ve Üniversite
Hastaneler Birliği Başkanı ve Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.
Erkan İbiş'in ana konuşmacı olarak yer aldığı toplantıda,
Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurul Üyesi Dr. Ümmü
Gülşen Öztürk, Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurul
Üyesi Dr. Zülfiye Füsun Kümet, T.C. Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip
Birinci, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr.
Ahmet Tekin, Sağlık Balkanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Dr.
Abdulvahit Sözüer, TÜSAP Yürütmü Kurulu Başkanı ve Medipol
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabahattin Aydın, Üniversite
Hastaneleri Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Haluk Özsarı, İstanbul
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak gibi sağlık sektörünün
geleceğine katkı sunan isimler biraraya geldi.
Üniversite hastanelerinin sorunlarının sadece finansal nedenlerden
kaynaklandığını düşünmek yerine konuyu geniş bir bakış açısı ile
bütüncül olarak ele almak gerektiğinin vurgulandığı toplantıda, sağlık
hizmetlerinin bir kamu hizmeti olduğu ve tüm tarafların işbirliği ile
hareket etmeleri halinde sorunların çözümü noktasında yol
alınabileceği belirtildi.
"Sağlıkta başarıyı 'sağlık göstergeleri', 'vatandaş memnuniyeti'
ve 'cepten harcamalar' belirliyor"
İstanbul Üniversitesi'nin ev sahipliği ile yapılan TÜSAP Sağlık
Hizmet Sunumu Vizyon Toplantısında Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda
Politikaları Kurul Üyesi Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Türkiye'de sağlıkta
dönüşümün tüm dünya için gerçek bir başarı hikayesi olduğu ve başarıyı
"sağlık göstergeleri", "vatandaş memnuniyeti" ve "cepten harcamalar"
olmak üzere üç kıstasın belirlediğini kaydetti. Bu başarıyı elde etmek
için fiziki yapı, ekipman ve insan gücünün önemli unsurlar olduğunu
söyleyen Ünüvar, "Türkiye'deki yatak sayısının yüzde 18'i, yoğun bakım
yataklarının yüzde 17'si ve muayene sayılarının yüzde 8'i üniversite
hastanelerinden karşılanıyor" dedi. Üniversitelerin yapısal, işletme,
finans ve çalışanlarla ilgili sorunlarına değinen Ünüvar, üniversite
hastanelerinin sağlık sistemi içindeki yerinin net olarak
belirlenememesinin ve sağlık hizmeti verirken kendilerine özgü bir
kanunlarının olmayışının yapısal bir sorun olduğunu belirtti.
Üniversitelerle ilgili sorunların çözümlerine değinen Ünüvar ,
"Sağlık hizmeti, eğitim ve araştırmayı birbirinden ayırmaksızın, tüm
bunları karşılayacak, kapsamlı, güncel ve çağın şartlarına uygun bir
işletmecilik ile ilgili bir kanun ve teşkilat kanunu düzenlenmesi
döner sermaye yükünün kaldırılması politik aksa uygun SUT
fiyatlarının güncellenmesi ve bunun katsayısının hizmet sunan
kurumlara uygun hale getirilmesi gerekmektedir" diye konuştu.

"Bütüncül yapılanma reformu içinde olmak gerekiyor"

Üniversite Hastaneler Birliği Başkanı ve Ankara Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, sağlıkta bütüncül bir reform içinde
olmak gerektiğini belirtti ve geri ödemelerle ilgili reformlardan
bahsederken "Gelir esaslı global bütçe olmaz, gider esaslı global
bütçe olur" dedi.İşbirliği, ortak tedarik ve yerlileştirme gibi
başlıklara odaklanmak gerektiğini ifade eden İbiş, yerlileşmenin
önündeki en önemli engelin üniversite hastanelerine uygulanan uygulama
modeli olduğunu belirtti.
Türkiye'nin sağlıkta geleceğine dair olası sorunlar arasında
"nitelikli insan yetiştirilmesi" ve "insan kaynağı yetersizliği"
konularına dikkat çeken İbiş, bir yandan Türkiye'nin en başarılı
gençlerinin sağlık alanına yönlendirilirken diğer yandan nitelikli
insan kaynaklarının küstürüldüğünü söyledi.
Üniversite hastanelerinin sağlık hizmeti sunumunda verimliliğine
ilişkin açıklamalarında 2019 yılı Cumhurbaşkanlığı yıllık programında
yer alan ve sağlık kuruluşlarına göre muhtelif göstergelerden 2017
yılı yatak doluluk oranlarına dikkat çeken İbiş," Sağlık Bakanlığı
hastaneleri yatak doluluk oranı yüzde 69'u, özel hastaneler yüzde
61,4'ü, üniversiteler ise yüzde 73,4'ü gösteriyor. Yine ameliyat
sayısının müracaat sayısına oranına bakıldığında Sağlık Bakanlığı
hastaneleri 0,7, özel hastaneler 2,1 ve üniversiteler ise 2,1 olarak
önde yer alıyor. Üniversite hastaneleri var olan sıkıntılara rağmen
ileri uygulamalarını başarıyla gerçekleştirmektedir. Üniversite
hastaneleri bölgelerinde diğer devlet hastanelerinden çok sayıda
komplike hasta sevklerini yoğun bir şekilde almakta ve bu hastalara
ileri ve nitelikli tedavi hizmetini başarıyla vermektedir. Üniversite
hastanelerinin yatak doluluk oranları yönünden diğer kamu
hastanelerinden belirgin yüksek düzeyde olduğu görülmüştür" şeklinde
konuştu.
Üniversite hastaneleri olarak görevlerini yerine getirme çabası
içinde olduklarını kaydeden İbiş, "Elbette ki uzmanlaşma, araştırma
faaliyetlerin derinliğine ne kadar gidilebiliyor konuşulabilir,
tartışılabilir ama o derinliğe gidebilmenin yollarını ortaya
koymalıyız. Elbette ki yeniden yapılanma kalite, verimlilik ve ileri
uygulamalar esasında olmalıdır. Ancak üniversite hastanelerini üzen en
önemli unsur her lafın başında 'üniversite hastaneleri kötü
yönetiliyor' denilmesidir. Niye kötü yönetiliyoruz, bir türlü
anlayamadık. Aramızda farklılıklar olabilir. Eğer konu maddi ise,
elbette ki gelir esaslı fiyatlar, SUT fiyatları 10 yıldan fazla süre
içinde güncellenmemişse, hala 10 yıl önceki birim fiyatlarla
alınıyorsa, asgari ücret 5 katına çıkmışsa, genel giderler 5 katına
çıkmışsa ve üzerine de size yük binmişse yönetemezsiniz. Bugün büyük
üniversitelerde yeni taşeron yasası ile 2500-3000 kişinin maaşını
üniversitenin kendi döner sermayesinden sağlanıyor. Hemşire, hasta
bakıcı verilmiyorsa ne yapacaksınız? Hizmeti götürmek için döner
sermayeden alacaksınız" dedi.
Sağlık sistemi içinde üniversite hastanelerinin eğitim, araştırma
ve hizmet sunumunda rol ve sorumluluklarının tanımı dahi olmadığını
kaydeden İbiş, "Sağlık Bakanlığı, üniversite hastaneleri, tüm
hastaneler, tedarikçiler hep birlikte düşünerek geleceği iyi
tasarlamamız gerekiyor. 'Üniversite hastanelerini Sağlık Bakanlığı'na
bağlayalım.' Temel başlığımız bu? Bağlanmasında bir sorun yok,
bağlanabilir ama bağlandığı zaman daha iyi olacak mı? Daha iyi olacak
nedir? Hep birlikte buna ikna olalım. Çünkü hepimiz aslında aynı
taraftayız. Artık bundan sonra üniversitelerde kötü yönetimi biz
söyleyeceğiz. Ne hikmetse üniversite hastanelerinin bütün
yöneticileri, rektörler dahil hepsi kötü? Bu konuşmaları bir tarafa
koymak lazım. Sağlık Bakanlığı hastaneleri de üniversite hastaneleri
de bizim. Hepsi bu toplumun malı, hepsi de kamu hizmeti üretiyor. Özel
hastaneler de bizim, o da bir kamu hizmeti yürütüyor. Dolayısıyla
hepsine bütüncül bir bakış açısı ile bakmak gerekiyor" diye konuştu.

"Üniversite hastaneleri sadece birer hastane değil, insan
kaynağının da yetiştiği kurumlardır"

İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, üniversite
hastanelerinin sadece birer hastane olmayıp aynı zamanda gelecekteki
sağlık hizmeti ve politikalarını belirleyecek ve yürütecek olan güçlü
insan kaynağının da yetiştiği eğitim kurumları olduğuna vurgu yaptı.
Özellikle akademik kadrosu güçlü olan üniversite hastanelerinin
hem eğitim kurumu olduğu hem de sağlık hizmetinin sunumunda da özel
bir hizmet sunduklarının hatırlanmasını ve bundan sonraki
politikaların da bu hassasiyetle şekillendirilmesini beklediklerini
dile getiren Ak, "Özellikle araştırma üniversitesi olmuş olan
üniversitelerin hastanelerinin artık 3. basamak bile diyemeyeceğimiz,
son kapı olarak hizmet gördüğünü belirtmek isterim. Biz kendi
üniversitemiz bakımından bir komisyon kurarak, sadece söylem olarak
değil de, daha somut olması bakımından bir tespit yaptırdık.Şu anda
İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesinde yatan hastaların yüzde 80'i ilk
giriş olarak değil, başka bir kurumdan yönlendirilerek hastanemize
gelmiş hastalardır. Bu bir gerçeklik olmakla birlikte bizim için de
gurur verici bir konudur. Son ümit kapısı olarak bu kişileri
ağırladığımızı belirtmek isterim" diye konuştu.

"Sağlık Bakanlığı hastanelerinde erişimi kolaylaştırınca
üniversiteye sadece nitelikli hastalar kalmış"

T. C. Sağlık Bakan Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, toplantının
sonunda yaptığı konuşmada toplantıyı değerlendirerek işbirliği
konusunun öne çıktığını belirtti. Devletin bakış açısı ile
bakıldığında devletin gerçekten hastaya sahip çıkana sahip çıktığını
söyleyen Birinci, "Sağlık Bakanlığı hastanelerinde erişimi
kolaylaştırınca üniversiteye sadece nitelikli hastalar kalmış. Zorda
kalınca gitmek zorunda kalan insanlar üniversiteye gelmiş. Bu da doğal
olarak hastanenin tüm maliyetlerini, işletme maliyetleri ve frekans
başına maliyetlerini çok artırdığı için hastanenin işini zorlaştırmış.
Bugün baktığımızda mevcut durumda bu fiyat politikası ile
sürdürülemeyeceğini kabul ediyorum. Ancak şunu da kabul etmek lazım
paranın iyi olduğu zamanlarda da işletme problemdi" şeklinde konuştu.

"Durumumuzdan memnun değilsek bir çıkış yolu bulmak zorundayız"

TÜSAP Yürütme Kurulu Başkanı ve Medipol Üniversitesi Rektörü Prof.
Dr. Sabahattin Aydın, üniversite hastanelerinin dünyada belirgin bir
modeli olmayıp her ülkenin farklı bir model ile yönetmeye çalıştığına
dikkat çekti. Kendi kültür yapımız içinde durumumuzdan memnun değilsek
bir çıkış yolu bulmak zorundayız diyen Aydın,"Sonuçta eğer olayı
sadece bir finans sorunu ya da yönetim sorununa indirgemeyip daha
kapsamlı, geleceğe taşıyacak bir çözüm ve bir reform hayal ediyorsak
önce hepimiz kendimizi eleştirerek başlamalıyız. Eğer kendimizi
eleştiremezsek geleceğe yönelik bir reform da tasarlayamayız" diye
konuştu.

"Katılımcıların değerli katkıları ile toplantının raporu
oluşturulacak"

Üniversite Hastaneleri Derneği Genel Sekreteri ve Acıbadem
Üniversitesi Sağlık Yönetimi Öğretim Üyesi Prof . Dr. Haluk Özsarı,
TÜSAP'ın bu toplantı ilesektörü 12. kez buluşturduğunu belirterek, "Bu
toplantımız TÜSAP'ın şu ana kadar yaptığı 10'u vizyon toplantısı ve
2'si zirve olmak üzere 12. toplantısı oldu. Prof. Dr. Sabahattin Aydın
Hocanın Yürütme Kurulu Başkanlığı'nda Dr. Şuayip Birinci, Dr. Reşat
Bahat, Doç. Dr. Haluk Özsarı, Turgut Tokgöz, Ufuk Eren ve Feyzullah
Akben olmak üzere TÜSAP üyeleri olarak herkese çok teşekkür ediyoruz.
Toplantımız sürecinde çok değerli katkılar oldu. Bu toplantının
raporunu okuduğunuzda bu değerli katkıları eminim çok daha iyi
anlayacağız." diye konuştu.

"Umarım Ankara'da bu işler hızlı bir şekilde eylem planlarına
alınır"

TÜSAP Sağlık Hizmet Sunumu Vizyon Toplantısının moderatörü Prof.
Dr. Yunus Söylet ise bu toplantının çıktıları da dikkate alınarak bir
eylem planı oluşturulmasını ümit ettiğini belirterek şunları söyledi:
"TÜSAP Toplantılarında bu kadar değerli bir topluluk sık sık biraraya
gelerek, benim de zevkle okuduğum ve çok şeyler öğrendiğim raporlar
hazırlıyor. Burada görevleri itibari ile de bu işleri aslında
düzeltebilecek arkadaşlarımız da var. Umarım Ankara'da bu işler hızlı
bir şekilde eylem planlarına alınır. Bundan en büyük memnuniyeti
duyacaklardan biri de benim. Her ne kadar 10 yıldır aynı şeyleri
söylüyor olsak bile küçük de olsa adımlar atıldı."

Foreks Haber Merkezi ( [email protected] )
http://www.foreks.com
http://twitter.com/ForeksTurkey