Kumbaroğlu: 27 doların altına düşülen her fiyat 10 milyar dolarlık avantaj

Petrol fiyatlarında düşüş ne kadar sürecek? Düşüş Türkiye’yi ve dünyayı nasıl etkileyecek? Türk ekonomisine yansımaları ne olacak? Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Kumbaroğlu anlatıyor...

YEŞİM ERASLAN – BORSAGUNDEM.COM / ANKARA

Korona virüs ve petrol fiyatlarındaki düşüşü değerlendiren Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, “Petrol fiyatlarında OPEC kararları yani arz tarafının hakim bir etkisi varken virüsün ortaya çıkardığı seyahat kısıtlamaları ile talep tarafının etkisi baskın hale geldi. Bu talep etkisi bir de arz tarafında bolluk yaşanan üretim kısıtlamalarının kalktığı bir döneme gelince fiyatlar haliyle serbest düşüşe geçti” dedi.

Petrol fiyatlarının toparlanması için öncelikle seyahat yasaklarının kalkması ve talebin canlanması gerektiğini belirten Kumbaroğlu, “Dünyanın en büyük tüketicisi olan, küresel tüketimin yaklaşık yüzde yirmisinin oluştuğu ABD’nin büyük kısmı sokağa çıkma yasağı altında. ABD’de yaşayanların yaklaşık dörtte üçünü kapsayan sokağa çıkma yasakları Haziran ayına kadar devam edecek. Avrupa ülkelerinde ve dünya genelinde de durum çok farklı değil, herkes evine kapanmış durumda. Yaz ayları ile virüsün etkisini yitirmesi, yasakların kalkması ve mobilitenin artmasıyla ortaya çıkacak talep sayesinde ancak petrol fiyatları toparlanabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye için küresel rekabette önemli bir avantaj

George Washington Üniversitesinde konuk Öğretim üyesi de olan Kumbaroğlu, petrol fiyatlarının bu denli düşmesinin petrol ihracatçısı üretici ülkeler için önemli bir gelir kaybı olduğuna dikkat çekerek, bu durumun Türkiye gibi ithalatçı ülkeler içinse önemli bir tasarruf kaynağı olduğunu vurguladı.

“Vatandaşlarımız ülkemizin cebinde ne kadar kalacağını merak ettiğinde şunu hatırlasınlar; petrolün varil fiyatı ortalamada 27 dolara geldiğinde geçen yıla göre 10 milyar dolar daha az ödüyoruz. 27 doların altına düşülen her fiyat 10 milyar dolarlık avantajımıza ekleniyor” diyen Kumbaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“2019 yılı Brent petrolü ortalama 64 dolar olmuş varil başına. Aynı varili bugün yüzde 60 daha ucuza alabiliyoruz. Varil fiyatının 27 dolar olması geçen yıla göre aynı miktar için 10 milyar dolar daha az ödeme anlamına geliyor. Daha düşük fiyat veya daha düşük miktar olunca cepte kalacak 10 milyar dolar rakamı daha da artıyor. Doğalgaz için ödenecek fiyatın düşmesi de işin bir diğer boyutu. Enerjisini büyük ölçüde ithal eden Türkiye’de özellikle imalat sanayii için girdi maliyetlerinde düşüşle küresel rekabette önemli bir avantaj ortaya çıkıyor. Küresel ekonomi daraldığı, küresel tedarik zincirindeki aksama ile üretim ve ticaretin yüzünün Asya’dan Batı’ya döndüğü bir dönüşüm sürecinde bulunuyoruz. Bu dönüşüm sürecinde özellikle Çin’in etkin olduğu pazarlarda hakimiyetini yitirmesi Türkiye’nin bu pazarlara girmesi için bir fırsat.”

Yenilenebilir enerji uzun vadede dönüşüme destek olacak

Bütçelerin ekonomi olarak darboğazdan geçtiği bir dönemde ilk kısılacak harcamalardan birisinin yenilenebilir enerji destekleri olacağına işaret eten Kumbaroğlu, petrol fiyatlarının bu derece düşmesinin yenilenebilir enerjinin fiyat avantajını kısa vadede ortadan kaldırsa bile uzun vadede etkilemeyeceğini belirtti. Kumbaroğlu, “Petrole yapılan yatırım artık eskisi gibi karlı olmayacağından düşük petrol fiyatlarının yenilenebilir enerji yatırımları için uzun vadede avantaj sağlar. Karlılıkları düşen petrol şirketleri uzun vadeli riskleri azaltmak üzere yatırımlarını yenilenebilir enerji teknolojilerine kaydırabilirler. Düşük petrol fiyatları enerji arzında yenilenebilir enerji teknolojilerinin payını arttırma çabalarını kısa vadede sekteye uğratsa bile uzun vadede dönüşüme destek olacağını düşünüyorum” dedi.