CHP'den Fed kararına ilk yorum

"Küresel para bolluğu döneminin sonuna gelindiği bilinmesine rağmen tedbir almayan hükümet, vatandaşın cebini ABD Merkez Bankasına teslim etmiştir."

CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) faiz artırımına ilişkin, "Küresel para bolluğu döneminin sonuna gelindiği, denizin bir gün biteceği uzun zamandır bilinmesine rağmen hükümet tedbirleri almaktan kaçınmış, vatandaşın cebinin kaderini Amerikan Merkez Bankası'na teslim etmiştir" değerlendirmesinde bulundu.

Böke, yazılı açıklamasında, FED'in uzun zamandır beklenen faiz artırımını gerçekleştirdiğini anımsatarak, "Türkiye'nin esas konuşulması gereken meselesi, neden FED kararını elimiz yüreğimizde beklemek durumunda kaldığımızdır. Küresel para bolluğu döneminin sonuna gelindiği, denizin bir gün biteceği uzun zamandır bilinmesine rağmen hükümet tedbirleri almaktan kaçınmış, vatandaşın cebinin kaderini Amerikan Merkez Bankası'na teslim etmiştir" ifadelerini kullandı.  

Selin Sayek Böke, "Hükümetin yönetme sorunu, politikasızlığı ve kendi siyasi hesaplarını vatandaşın ekonomik çıkarlarının önüne koymasının bedeli, Türkiye'nin FED kararından olumsuz yönde en çok etkilenecek ülke olması biçiminde karşımıza çıkmaktadır" açıklamasında bulundu.

Son 13 yıldır ekonomiye yön veren iktidarın Türkiye'nin dış kaynak gerekliliğini azaltacak, cari açığın kalıcı olarak düşmesini sağlayacak bir politika çerçevesi ortaya koyamadığını savunan Böke, şunları kaydetti:

"Sorunu çözecek adımları atamadığı gibi, kısa vadeli siyasi kaygılarla Merkez Bankasına doğrudan müdahale etmeye varacak düzeyde ekonomi yönetimini siyasileştirmiştir. Türkiye dış politikada anlamsız maceralara sokularak, yatırımcı bakımından öngörülemez bir ülke haline getirilmiştir.

Kısacası iktidarın siyasi öncelikleri, Türkiye'nin ekonomik önceliklerinin önüne konulmuş, keyfi yönetimin faturası da vatandaşa kesilmiştir. Dış kaynağa bağımlı, tüm risklerden en çok etkilenen ülke konumunda bulunmak, Türkiye gibi güçlü rekabetçi potansiyele sahip bir ülkenin kaderi olamaz. İhtiyacımız olan, güven veren, Türkiye'nin rekabet potansiyelini harekete geçirecek reformları yapmaktan siyasi kaygılarla tereddüt etmeyen, demokrasi, hukuk devleti, saydamlık ve özgürlüklerin ekonomik kalkınmanın ayrılmaz parçası olduğunu idrak etmiş bir siyasi iradedir."

Böke, "FED kararı sonrası hükümetin kısa vadede derhal Merkez Bankası bağımsızlığını tahkim edecek adımlar atması, tasarruf düzeyini arttırıcı politikalar ortaya koyması, mali politikaları şeffaflaştırarak, kamu kaynaklarının etkin kullanımını sağlaması ve hepsinden önemlisi Türkiye'yi yeni bir kalkınma rotasına sokacak gerçek bir reform paketi oluşturması gerekmektedir" yorumunda da bulundu.