Ana SayfaYazarlarGökhan UganSermaye Piyasaları
Gökhan Ugan gugan@finansgundem.com Gökhan Ugan

VİOP teminatlarının dayanılmaz cazibesi

13 Haziran 2017, 11:19 ---

Orhan Bey son yazısında Takasbank’a VİOP işlemleri için yatırılan teminatların dokunulmazlığı ile ilgili bana pas atmış, ben de bu pası değerlendirerek konuya biraz daha açıklık getirme adına bu yazıyı kaleme almak istedim.

Takasbank nezdinde tutulan teminatların dokunulmazlığı, Orhan Bey’in de dediği gibi Sermaye Piyasası Kanunu’nun 79/3 maddesinden kaynaklanıyor. Kanun maddesi özetle merkezi takas kuruluşlarının karşı taraf riskini yönetmek amacıyla aldıkları teminat niteliğindeki varlıklara el koyulamayacağını kesin bir dille hükme bağlıyor. Bu hüküm çerçevesinde yatırımcıların VİOP işlemleri nedeniyle Takasbank’a yatırdıkları teminatlara haciz konulamıyor.

Kanun koyucu bu düzenleme ile merkezi karşı tarafın üstlenmiş olduğu riskleri yönetirken yükümlülüklerini aksatmadan yerine getirebilmesini ve güvene dayalı sistemin devamlılığını sağlamayı amaçlıyor. VİOP işlemlerinde merkezi karşı taraf olan Takasbank’ın güvence olarak almış olduğu teminatlar başka bir alacak nedeniyle haczedilirse, piyasa işlemlerden ötürü doğacak zararları kendisi karşılamak zorunda kalır ki bu durum Takasbank’ın iflas etmesine dahi yol açabilir.

Peki, hisse senetleri ve devlet iç borçlanma senetleri haczedilebilirken, VİOP teminatlarına neden el konulamıyor? Bunun en temel nedeni, hisse senedi ve borçlanma senetlerinin menkul değer niteliğine haiz olmasıdır. Türev ürünler menkul kıymet değildir; diğer sermaye piyasası aracı olarak tanımlanır. Menkul kıymetler varlık iken, türev ürünler yükümlülük doğuran araçlardır.

Konuyu daha iyi anlatabilmek için bir örnek verelim. Diyelim ki paraya ihtiyacınız var ve bankadan kredi çekeceksiniz. Banka size vereceği borç karşılığında geçerli bir teminat göstermenizi isteyecektir. Söz konusu krediyi çekebilmek için evinizi bankaya ipotek ettirdiniz. Bu örnekte ipotekli ev teminat niteliğindedir. Borcunuzu öderseniz ipotek çözülür, ödemezseniz eviniz banka tarafından satışa çıkarılır ve borcunuz satıştan elde edilecek para ile kapatılır. Bu dönem zarfında başka bir alacaklınız borcunuzdan dolayı evinize haciz koymak isterse önce banka borcunun ödenmesini beklemek zorundadır. Yani ev satışa çıkarılır, elde edilen para ile önce bankanın borcu ödenir, artan para varsa alacaklı oradan hakkını alır. VİOP teminatlarının dokunulmazlığı işte buradan kaynaklanır. Takasbank teminatlar üzerinde öncelik hakkına sahiptir.

Aslında buraya kadar anlaşılmayacak bir şey yok; ancak, yatırılan paranın ne zaman teminat niteliği kazanacağı tam net değil. Yani, bir yatırımcı VİOP teminatı olarak Takasbank’a para yatırsa ve hiç pozisyon almasa bu para teminat niteliği kazanmış olur mu? Ya da soruyu örnekteki gibi soralım. Kredi çekmek için evimi bankaya ipotek verdim ama krediyi henüz kullanmadım. Bu dönemde başka bir alacaklım evimi haczedip satıştan parasını öncelikli olarak alabilir mi?

Takasbank’a yatırılan VİOP teminatları yatırımcıya pozisyon alma hakkını veriyor. Dolayısıyla, yatırılan bu paralar Takasbank’taki hesaplara yattığı andan itibaren Takasbank alacak önceliği hakkından vazgeçmediği sürece teminat niteliğini kazanmış şeklinde yorumlanabilir. Benim görev yaptığım dönemde pozisyon almadığı halde önemli miktarda teminat bulunduran hesapların varlığı her zaman merak konusu olmuştu. Boştaki paralar Takasbank para piyasasında çalıştırılıp nemalandırıldığı için herkesin keyfi de yerindeydi.

Diğer bir yorum, Takasbank nezdindeki paraların pozisyona bağlanıp bloke edilmediği müddetçe teminat niteliği kazanmadığı ve hacze konu edilebileceği şeklinde olabilir. Hatta belki de daha ileri giderek hesaplar üzerinde haciz talebi olması durumunda mevcut pozisyonların Takasbank tarafından kapatılarak teminat üzerindeki blokajın kaldırılması ve teminat hesabındaki paraların hacze uygun hale getirilmesi de mümkün olabilir.

Ben hukukçu değilim, ancak kanun metnini okuduğumda Takasbank’ın bu tip haciz taleplerini reddetme hakkı olduğunu anlıyorum. Bu konuyu sadece kanun maddesine bakarak yorumlamak mümkün değil, bir içtihadın oluşması, yani birilerinin Takasbank nezdindeki paralar için haciz talebinde bulunması gerekiyor. Böyle bir içtihat oluşmuş ise yargının bu ihtilaflı durumu nasıl çözdüğünü bilmemiz gerekir. Sanırım bu husustaki en güncel bilgi Takasbank’tadır. Belki Takasbank yetkilileri bir açıklama yaparak bu tip durumlarda nasıl bir uygulama yapıldığı hakkında bize bilgi verebilir.

Saygılarımla,

ETİKETLER :
YORUMLAR (0)