Ana SayfaYazarlarAdnan SalihPiyasaların gündemi

Türkiye’ye para akışı sürecek mi?

14 Aralık 2017, 07:03 - -

Sıcak paranın varlığı 2017’nin yüksek getirili bir yıl olmasını sağladı. 2018’in ilk çeyreğine kadar para akışı sürebilir. Ancak sonrasında fırsatlardan çok riskler görülmeye başlanacak.

Türkiye ekonomisi kredi kuruluşlarının 2017’ye ilişkin olumsuz değerlendirmeleri, kurdaki yükselişe rağmen büyümesini sürdürdü. Bu büyüme ve gelişmekte olan ülkelere akan para aynı zamanda sıcak paranın çekim merkezi haline gelmesini sağladı. Faizlerin de yüksek seyri rekor yabancı para girişini getirdi.

11 ayda sıcak para girişi 10 milyar dolar
Türkiye’ye yılbaşından bu yana 10 milyar dolarlık sıcak para girişi oldu. Yabancılar hisse senetlerinde 3 milyar dolar, tahvilde ise 7 milyar dolarlık alım yaptı. 1 Aralık itibari ile yabancıların hisse senedi stoğu 45 milyar 488 milyon dolar olurken DİBS Stoğu 29 milyar 43 milyon dolar oldu. Bu süre içerisinde gösterge tahvilin izlediği seyir ile yabancıların sıcak para akışının seyri paralellik gösteriyor.

Büyüme, faiz ve enflasyon
Bu yılın üçüncü çeyrek büyüme rakamı açıklandı. Açıklanan veri ile birlikte Türkiye Ekonomisinin 2017 yılsonu makroekonomik görünümü şekillenmeye başladı. Yılsonu işsizlik ve enflasyon rakamlarının yüzde 11 düzeyinin üzerinde olması ve büyümenin yüzde 7 seviyesine yakın bir yerde gerçekleşmesi olasılığı güçlendi. Güncel verilere göre enflasyon oranı 12,98 seviyesinde bulunuyor. Merkez Bankası borç verme faiz oranıyüzde 12,25 seviyesinde bulunuyor. Buna göre faiz enflasyonun altına gerilemiş durumda. Böyle bir durumda sıcak para için TL hala cazip olabilir mi?

Faizin seyri önemli
TCMB’nin 14 Aralık faiz kararı yabancıların para akışının da seyrini belirleyecek. Yüksek faize gelen yabancılar, fiyatladıkları 100 baz puanlık faiz artışını bulamazlarsa spekülatif hareketler artabilir. Öte yandan Kur ve faizin hareketini birlikte incelediğimizde Döviz sepeti ile faizlerin paralel seyrettiğini görüyoruz.

Borsada omuz baş omuz riski
Borsada BIST 100 Endeksinde omuz-baş-omuz formasyonu belirdi. Bu formasyon zirvede oluşursa düşüşe işaret eder. Yükselen bir trendin sonlanmakta olduğunu ve düşen bir trendin başlayacağını gösterir. Omuz-baş-omuz (OBO) oluşmaya başlarken, fiyatlar ralli yapmaktadır. Yükselişin ardından gelen küçük bir düzeltme hareketiyle grafik bir tepe yapar ve önce sol omuz oluşur. Sonrasında yükseliş devam eder. Geri çekilmenin sonlandığı bölgeden alışların gelmesiyle yukarı yönlü hareket tekrar başlar fiyatlar daha büyük bir tepe oluşturarak sol omuz seviyesini geçer ve Baş oluşur. Baş oluştuktan sonra fiyatlar birinci omuz seviyesinde oluşan desteğe kadar geri çekilir. Bu destek seviyesine boyun çizgisi denir. Boyun çizgisinden gelen tepki alımlarıyla fiyatlar son kez yukarı bir hareket yaparak sağ omuzu oluşturur. Sağ omuz sol omuzla aşağı yukarı aynı seviyelerde oluşur Sağ omuz tamamlandıktan sonra satışların güçlenmesiyle boyun çizgisi kırılır, formasyon tamamlanır ve yükseliş trendi omuz baş omuz formasyonuyla birlikte sonlanır. Kırılma sonrası gelen sert satışların etkisiyle boyun çizgisi ve başı oluşturan ikinci tepenin uzunluğu kadar geri çekilme beklenir.



Riskler ve fırsatlar
Yatırımcılar için kritik bir noktadayız. Piyasalardaki en önemli risk balonların oluşma eğilimidir. Fiyatlara baktığımızda BIST 100 Endeksi gelişmekte olan ülke ortalama F/K oranlarına göre yüzde 30 oranında iskontolu. Yani bir balon yok. Bunun yanı sıra sıcak parayı çekebilecek yeni gelişmeler var mı diye baktığımızda büyüme oranı yüzde 11’in üzerinde. Kalitesi sorgulanabilir ancak oldukça güçlü bir büyüme verisi. Ancak enfalsyon da yüksek. 2017 yılında İstihdam teşvikleri ve Kredi Garanti Fonu desteği, paranın devir hızını yükseltti gelişmeler olumlu bir seyir izledi. 2017’ninm son çeyreğinde de bunun etkilerini görebiliriz. Hatta 2018 ilk çeyreğine de sarkma olabilir. Ancak sonrasında karşılaştırmalar hep 2017 yılı ile yapılacak. Baz etkisi nedeni ile karlılıklarda düşüş, büyümede yavaşlama görülecek. Böylesi bir ortamda sıcak para akışının durma eğilimi de gündeme gelirse piyasalar 2018’de sıkıntılı bir dönem geçirebilir. Bu nedenle yılsonu pozisyonları yeniden gözden geçirilmeli.

2017’de en fazla kazandıran sektörler
2017 yılında yatırımcıya en fazla Ulaştırma, Madencilik, Teknoloji, Metal Ana, Tekstil, Kimya, Kobi Sanayi ve Hizmet sektöerleri kazandırdı.

En fazla kazandıran sektör olan Ulaştırma Sektöründe kurumların dağılımına baktığımızda ağırlıklı olarak yabancıların pozisyon aldıklarını görüyoruz.

Ulaştırma sektörüne ilişkin beklentiler devam ediyor. Bu nedenle hisse senetlerinde hareketliliğin sürdüğünü görebiliriz.

Net Kar marjı en yüksek şirketler
Borsada ulusal endekslere dahil olan şirketler içerisinden 2017/09 döneminde net kar marjı en yüksek 20 şirkete baktığımızda ulaştırma sektörü hisselerinin öne çıktığını görüyoruz. Cam, Metal işleme sektörlerinden şirketler de listede yer alırken farklı sektörlerden hisselerin listeye girdiği gözleniyor. İşte net kar marjında öne çıkan 20 şirket: Eczacıbaşı İlaç, Ege Endüstri, Afyon Çimento, Enka İnşaat, Soda Sanayii, Aselsan, Çemtaş, TAV Havalimanları, Ereğli Demir Celik, Petkim, Alkim Kimya, Turkcell, Erbosan, Trakya Cam, Sasa Polyester, Pegasus, Banvit, Aksa, Çelebi, Şişe Cam.

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)