Ana SayfaYazarlarAdnan SalihTürev Piyasaları

Dolar/TL üst akıl vs.

12 Ocak 2017, 11:21 ---

TL konusunda bir süredir yazıyorum, herkesin gözü önünde olan ve engellenemeyen bir değer kaybı söz konusu. TL’nin değer kaybının temel sebepleri var ama kimse bu temel sebeplere odaklanmıyor. Sürekli bir çapanoğlu arama gayreti var. Olayları temel gerçeklerinden koparıp bu şekilde sunmak ve mantıktan ziyade duygulara hitap etmek son dönemin moda davranış şekli oldu.

Bugün TL’nin değer yitirmesini nasıl görüyorlar ona bakmak istiyorum.

İlk örnek aşağıda, TL’de Alman oyunu:

Almanya bize sürekli oyun oynuyor. Deutsche Bank şimdi kredileri geri çağırmış o yüzden de TL değer yitiriyormuş. Bankalar kredi verirken müşterilerle sözleşme yaparlar. Bu sözleşmeler de iki tarafın rızası ile yapılır. Kredilerin nasıl kapatılabileceği de bu metinde yazar. Krediyi alanlar bunu bilirler, ilave olarak eğer mali durumlarında bir bozulma yok ise bunu bankaları ile konuşup zaten vadesinden önce ödemezler. Deutsche Bank’tan kredi kullanan ve zorda olan şirket sayısı nedir kredi tutarları nedir bu detaylar haberde yok. Üst aklın bir alt aklı olan Almanya bizle oynuyor.

Beklenen FETÖ açıklaması /yorumu da geldi:

Deutsche başka bir görsel ile paylaşılmış:

Haberde yatırımcıların DB hissesi satmak için yarıştıkları da var. Grafik öyle demiyor. Bu arada çok değil 1-2 ay önce DB alalım diye köşe yazıları yazılıyordu:

Şöyle daha ilginç bir haber de var:

Haberden bir paragraf:

Türkiye'yi terör saldırıları ile alt edemeyeceklerini anlayanlar, şimdi de ekonomimize saldırı başlattı. Merkez Bankası'nın faiz artırması için hem yurt dışında hem içeride yayınlarda baskı başladı. TV'lere çıkan Türkiye'deki bazı bankaların analistleri, ağız birliği etmişçesine "yüksek faiz olmalı" çağrısı yaparken, bir yandan da dolar kuru ile oynamaya devam etti. Öte yandan JP Morgan, Rabobank, Capital Ekonomics gibi uluslararası bankalar ile Fitch ve Moddy's gibi not kuruluşları hep birlikte saldırıya geçti.

Devamında FETÖ de var.

Dolar sevici diye bir kavram geliştirilmiş:

Dolar sevicilere özel! 

2017 yılı içinde beklediğimiz döviz ve altın fiyatlarındaki psikolojik dirençlerin daha yılın ilk haftasında test edildiğini gördük. Öngörülerimi yakından takip edenler, 2017 yılı için dolar kurunda 3,70, altının gram fiyatında 144 lira seviyelerinin test edilebileceğini yazmıştım. Ancak bu kadar erken test edeceğini öngörmediğimi belirtmek isterim. Asla rehavete kapılmayın ve dolar sevicilerin gazına gelerek bu seviyelerden ne döviz nede altın satın alın. Dolar kurunu yurt içi piyasalarda bu kadar yükseltecek mantıklı hiçbir neden yok. Benim gibi düşünenler için “komplo teorisi” anlatıyorlar dediklerini duyar gibiyim.…

Örnekleri yazamaya devam etsek akşama kadar sürer. Bunların hepsi tırı vırı. TL değer kaybediyor mu evet. Çok hızlı mı evet. Durdurmak gerekir mi evet.

O zaman harekete geçmek gerekiyor.

Dün yazdım açarsın bakarsın Rusya örneğine ne yapmış adamlar nasıl üstesinden gelmiş uyarlarsın bize durdurmaya çalışırsın. Şikâyet ederek üst alt ya da orta akla havale ederek çözüme ulaşamayız. Durum tam da ölene tabut kalana zabıt fail firarda durumu. Dolar yükselişinden vatandaş perişan olmadıysa bile perişan olmak üzere. Sürekli yazıyoruz her şeyimiz ithal, buğdayı dahi yurtdışından alıyoruz. Türkiye hep dediğim gibi dünyaya entegre ve dünya ile alışveriş yapıyor. Bu alışverişin bedelini de dolarla ödüyor. Ödemesi bugüne gelmiş olan işletme doları alıp ödemeyecek mi? Diyelim ki ödemedi bir daha mal alabilir mi mümkün mü? Ayrıca yurtdışı mutlaka banka garantisi ile çalışır açık hesap pek yoktur. Şirket ödemese bile bankadan alır zaten.

Biz aldığımız hammaddeyi öyle işlemeliyiz ki maliyetten fazla kazanıp katma değer yaratalım borçlarımızı da düzenli ödeyelim. Bir süre sonra da katma değer sayesinde borç alıyor olmaktan kurtulalım diyorum ama aldığımız hammaddeden daha fazla cep telefonu aldık. Buyurun cep telefonu alım istatistikleri:

Toplam 23 milyar USD. 3’üncü havaalanı veya Akkuyu Nükleer Santralı’ndan daha fazla. 2016 yılında da durum farklı değil. 15 milyon cep telefonu satılmış. Sadece 2016 son 2 haftada 420000 cep telefonu satılmış. Yolcu yanında gelenler hariç.

Son olarak bir an bu hareketi bizi çökertmek için yaptıklarını varsayalım, yazılara göre tespit edilmiş durumda.  Peki buna karşı bir duruşumuz olmayacak mı? Bir şeyler yapmayacak mıyız? Açıklayınca her şey bitmiş gitmiş mi olacak?

Dünkü yazının son cümlesi ile bitirelim:

Aksiyon denklemi değiştirir.

HAREKETE GEÇ!

ETİKETLER :
YORUMLAR (1)
  • YENİÇERİ13 Ocak 2017 09:45

    güzel realist bir yazı olmuş. bence bizimle uğraşanlar var amaaa, önlemi almak da bizim işimiz şikayet etmek değil!!!

    Katılmıyorum%50,00Katılıyorum%50,00