Bomba grafik! İşte borsanın önemli ipuçları

04 Aralık 2017, 07:17 ---

Kasım ayı BİST üzerinde dert ayı olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Kasım ayında  yaşanan dramatik düşüşten sonra yıl boyu yükseliş trendini sürdüren borsa, bu yıl da Kasım ayında yatırımcıların sinir katsayısını artırmayı başarmış bulunmaktadır. Gündem oldukça yoğun. Yıl sonu kapanış ayına yaklaşırken dolar ve faiz cephesinde fiyatların son dönemin tarihi zirvelerine yakın olduğuna şahit olmaktayız. Bilançoların sona ermesi ile birlikte beklentilerin son bulması, alternatif piyasalarda yaşanan hareketlilik, Zarrab davası ile ilgili yaşanan belirsizlik süreci ve risk katsayısını artırırken yatırımcıların piyasada daha sakin limanlarda beklemesine yol açmaktadır.
Bu davanın Dolar/TL üzerinde yarattığı baskıyı aşağıdaki grafikte görebilirsiniz. Gelişmekte olan piyasa para birimlerinde geçtiğimiz hafta yaşanan toparlanmanın Dolar/TL üzerinde mevcut dava kaynaklı pozitif etki yaratmadığı apaçık ortadadır. Bu davanın siyasi yönünü bir tarafa bırakırsak sona ermesi halinde piyasalarda bir rahatlama yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Aslında davanın başlı başına bir film senaryosunu aratmadığını düşünmekteyim. Önümüzdeki yıllarda bu konu başlığında film veya dizilerin de yapıldığına şahit olacağımızı düşünüyorum. Bu komedinin bir an evvel sona ermesi ve asıl sorunlarımıza odaklanmamız gerektiği herkes tarafından dile getirilmektedir. Bu sorunlar ortadan kalkmadığı sürece piyasalarda yabancı sermaye girişi kısıtlı olmaktan öteye gidemeyecektir.
Hızla atılacak bazı adımların piyasa  ve kurlar açısından doping etkisi yaratacağını düşünüyorum. Bu kadar kötü gelişme olmasına rağmen borsamızın dramatik düşüşler yaşamadığına şahit oluyoruz. Kurda da bir yorgunluk ve yukarı kaçışlarda isteksizliğin olduğunu görüyoruz. Teknik olarak uyumsuzlukların arttığını tipik bir son dalga hareketinin yaşandığını izlemekteyiz. Dava ile ilgili önümüzdeki günlerde senaryolara bağlı siyasi büyük bir haber yaşanmadığı sürece piyasaların Aralık ayında yara sarmaya çalışacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Dolar Endeksi dahil bizim para birimini etkileyen diğer tüm para birimlerinin aşağı yönlü olmasına karşılık Dolar/TL ters yöne hareket ederek ters yönde etkileşim sağlamıştır.
Hiç vakit kaybetmeden yatırım araçlarında önümüzdeki günlerde hangi teknik seviyelere dikkat etmemiz gerektiğini sizlerle paylaşmak istiyorum. İlk olarak TAHVİL faizi ile başlayalım.


Tahvil uzun vadeli grafiklerde 2009 yılından beri oluşan taban formasyonunu görmektesiniz. Bu formasyonun direnç seviyesi olan 11.75 seviyesinin 4 denemeden sonra yukarı kırıldığına şahit olduk. Son dönemde oluşan çıkış trendini de grafikte görmektesiniz. Önümüzdeki günlerde şu iki direnç seviyesine çok dikkat etmemiz gerekmektedir. 14.75 seviyesinden geçen tüm düşüşün %50 fibo direnç bölgesi ve de 17 seviyesine yakın bir bölgeden geçen çıkış kanalı direncidir. Büyük bir dip formasyonu sonucunda direnç bölgesinden koparak yukarı doğru hareketler her zaman sert ve dik açılı olmakta ve uzun süreler devam etmektedir. Bu açıdan önümüzdeki günler faiz grafiğinin yatırımcılar tarafından çok yakından takip edilmesi  gerektiğini düşünüyorum.

Tahvil faizlerinden sonra Viop takası ile ilgili önemli gördüğüm birkaç ayrıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Yılbaşından bugüne kadar takaslarda yabancı yatırımcıların ağırlığının devam ettiğine şahit olmaktayız. Peki, Kasım ayında yaşanan sert düşüşlere kimin satışları sebep oldu diye soranlara hemen aşağıdaki tabloyu örnek göstermek istiyorum.

Kasım ayının başından sonuna kadar yaşanan süreçte yabancı fonların net olarak 60 bin kontrata yakın satışları göze çarpmakta. Bu kadar ciddi bir satışı piyasanın kaldırması mümkün değildi. Peki, SPOT piyasada Kasım ayı itibari ile  yabancı yatırımcıların takası nasıl şekillendi? Bu konu başlığında da çarpıcı sonuçlarla karşı karşıya kaldık. Piyasada ağırlığın en fazla olduğu sektör olan Bankacılık Sektöründe yabancıların Kasım ayı boyunca satıcı konumda olduğunu görmekteyiz. Örneğin Akbank hissesinde yabancı fonların toplamda 7 milyon lot ekside olduklarını görüyoruz. Dava ile sert satışlara gebe kalan Halkbank hissesinde yabancı fonların 19 milyon lot satışları dikkat çekmekte. Garanti Bankasında ise yabancı fonlar 7 milyon lot satmışlar. En çarpıcı satış ise dava ile yakından uzaktan ilişkisi olmayan İş Bankası hisselerinde yaşanmış. Yabancı fonların yaklaşık 41 milyon lot hisse sattıklarını görüyoruz. Dava sürecinde sonradan adı geçmeye başlayan Vakıfbank hissesinde yabancıların nette 16 milyon lot satış yaptıklarını görmekteyiz. Yapı Kredi’de ise 6 milyon lot satıcı konumunda olmuşlar.
Bankacılık Sektörü yabancı fonların satışlarından ciddi bir biçimde yara almış gözükmekte. Belki de piyasanın çok fazla geri gelmemesinin en büyük sebebi Sanayi Sektöründe bilanço olarak fark yaratan sektör hisselerinde yabancı fonların gerçekleştirdikleri alımlar olmuştur. Örneğin Koç Holding hissesinde yabancı fonların Kasım ayını 3.5 milyon lot artıda tamamladıklarını görüyoruz. Ereğli’de ise 5 milyon lota yakın bir artıları bulunmakta. Kasım ayının flaş hissesi olan THY’de yabancı fonlar adeta silip süpürmüşler. 90 milyon lota yakın bir para girişi yaşanmış. Petkim’de ise 18 milyon lota yakın bir para girişi söz konusu olmuş. Yine Kasım ayında çok hareketli hisseler arasında olan KardemirD hissesinde yabancı fonların 20 milyon lota yakın satış gerçekleştirdiklerini görüyoruz. 5 sene evvel kimsenin yüzüne bakmadığı Aselsan hissesinde ise Kasım ayında işlem hacmi ve fiyat konusunda rekorlar kırıldığına şahit olduk. Ucuz fiyatlardan bu şirkete inanıp yatırım yapan yabancı fonların sert çıkışlarda yaklaşık 10 milyon lota yakın satış yaptıklarını gözlemledik.Sanayi sektöründe en çarpıcı satış ise Beyaz Eşya Sektörü hisselerinden Arçelik’te yaşandı.Yılbaşından bugüne yabancı fonların net olarak 21 milyon lota yakın satış gerçekleştirdiklerini görüyoruz.

Mevcut takas tablosu içerisinde son dönemde Bankacılık Sektörü ile Sanayi Sektörünün birbirinden ayrıştığını aşağıdaki grafikte görebilirsiniz.

Turuncu grafik ile Bankacılık Sektörünü, beyaz grafik ile Sanayi Sektörünü görmektesiniz. Son döneme kadar Bankacılık Sektörünün verimlilik açısından her zaman Sanayi Sektörünün üzerinde olduğunu fakat son dönemde bu tablonun tersine döndüğüne şahit olmaktasınız.

Bu veriler ışığında BİST grafiğimizi incelemeye başlamak istiyorum. Öncelikle uzun vadeli grafiklerle analizimize başlayalım.

Uzun vadeli grafiklerde her zaman vurgulamaya çalıştığım oluşumu 2013 yılından başlayan ve 2017 yılı başına kadar devam eden büyük üçgen formasyonunun yukarı kırılması ile 3.dalga yükselişinin start aldığı çıkış dalgasının devam ettiğini görmektesiniz. Ne kadar kötü haberler çıkarsa çıksın, ne kadar olumsuz  gelişmeler olursa olsun bu formasyon yukarı kırıldığı andan itibaren en az hedef seviyesi fiyat değerlerini kendisine mıknatıs gibi çekecektir. Fizik kuralları karşısında Yaradan dışında kimsenin durması mümkün değildir. Kısa vadede yaşanan olumsuz haberler mikro anlamda sadece trendin düzeltme seviyelerini belirlemesinde etkili olmaktadır. Bu kapsamda 120 bin seviyesi formasyonun kırıldığı andan itibaren en az hedef seviyesi  olmaya devam etmektedir. Bu seviye aynı zamanda mor çizgilerle göstermeye çalıştığım 3.dalga hedef direnç seviyesi olarak da önümüzdeki dönemin en önemli gündem seviyesi olmaya devam edecektir.
Geri çekilmelerde ise daha önce direnç konumunda 102.000 desteği trende destek vermeye çalışmaktadır. Bu seviyenin ikinci kere denenmesine rağmen alıcılar tarafından fırsat olarak görüldüğüne şahit olduk.102.000 seviyesinin aşağı doğru kırılması halinde 90 bin seviyesinden geçen desteğin önemi artacaktır. Bu seviyeye doğru geri çekilmeler yaşansa bile ana trend konusunda sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Teknik olarak yaşanan bu geri çekilmenin en büyük sebebi olarak yukarı doğru kırılan üçgenin yaşamakta geç kaldığı RETURN hareketini gerçekleştirdiğini düşüneceğim. Biraz sonra günlük grafiklerde içerisinde bulunduğumuz durumu çok daha net olarak görebileceğinizi düşünüyorum.

Yukarıdaki grafiğin önümüzdeki günlerdeki hareketlerin en belirleyici aktörlerinden biri olacağını düşünüyorum. Bu grafiğin teknik analizciler tarafından çok iyi analiz edilmesi gerekmektedir. İçerisinde önemli ipuçlarını barındırdığını vurgulamak isterim. Grafiğimizi madde madde analiz edelim.

1.Dalga yapısı ile başlamak istiyorum, 21 Ocak 2016 tarihi ile başladığımız muhtemel 5 dalgalık çıkışın birinci dalgasını görmektesiniz. Nisan 2016 içerisinde bu dalganın sona erdiğini ve klasik 2.dalgaya geçildiğini, bu dalganın da abc şeklinde Temmuz 2016 sonlarına doğru bittiğine şahit olmuştuk. Sonrasında yaklaşık 320 gündür devam eden çoğu yatırımcının  şimdi satış gelir, yarın buraya satış gelecek, çok prim yaptı, borsa şişti diyerek arkasından baktığı 3.dalganın start aldığını gözlemledik. 3.dalga çıkış kanalları genellikle regresyon kanalları ile ölçülür. Bu kanal aşağı kırıldığında 3.dalganın sona erdiği anlaşılmaktadır. Yukarıdaki grafiğin anlaşılabilirliğini bozmamak adına kanalı klasik trend çizgileri ile gösterdim. Bir sonraki grafikte regresyon kanalını takip edebilirsiniz. Klasik trend kanalının geçtiğimiz hafta kırıldığına şahit olduk. Bu kırılma ile satışlar arttı ve tipik düşüş trendi içerisinde yükselişlerin satış fırsatı olarak değerlendirildiğini gördük. Önemli bir detay konusunda birkaç cümle yazmak istiyorum. 3.dalga içerisinde oluşması muhtemel 5.dalganın 8 Ekim 2017 tarihinde başladığını varsayıyoruz. Ancak 5.dalgalar 5 dalgadan oluşması gerekirken son yükselişin 3 dalgadan oluştuğunu gözlemledik. Elliot teorisine uymayan bu dalga yapısı dalga analistlerinin kafasını karıştırmış durumda. Aslında iki görüş bulunmakta. Bir tanesi benim gibi düşünen ve bozuk yapıda gelişmiş dalga yapısının oluşmasına rağmen 3.dalganın aşağı kırılması ile birlikte zayıflamanın başladığına inananlar. İkincisi ise 5.dalganın hala bitmediğini düşünen ve bu yaşanan hareketleri tuzak olarak niteleyerek önümüzdeki günlerde yukarı doğru yine hareketliliğin yaşanmasını bekleyenler. Ben biraz daha sistemsel olarak kuralcı olduğum için 3.dalga kanalının aşağı doğru kırılmasını mevcut haber akışının yaşandığı piyasa şartlarını da baz alarak  önemsiyorum. Ancak diğer görüşe inanan analistlerin de önümüzdeki günlerde haklı çıkabileceği ihtimaline karşı ne yapıyorum? Bunu da bir sonraki madde de anlatmak istiyorum.

2.Önümüzdeki hafta ve sonraki günlerde bana göre en önemli teknik detayın olduğunu düşündüğüm ve mavi çizgilerle göstermeye çalıştığım yükseliş kanalından bahsetmek istiyorum. Dikkat ettiyseniz geçtiğimiz hafta Çarşamba seansında kanal desteğine fiyatların çarptığına şahit olduk. Bu seviyeden alıcıların aktif hale gelmesi ile birlikte kanalın alt bandından yukarı doğru havalandık. Eğer önümüzdeki günlerde 101.800-102.000 seviyesinden geçen bu desteği aşağı doğru kıracak olursak kanal boyu kadar düşüş kaçınılmaz olacaktır. Yatırımcıların kanal desteğinin 200 puan altına STOP koymaları yaşanması muhtemel düşüş trendinden korunmalarını sağlayacaktır. Bunun altını önemle çiziyorum. Kanal aşağı doğru kırılmadığı sürece tekrar kanal direncine doğru hareketlenmeler yaşanabileceği ve 2. görüşe sahip olan analistlerin beklentilerinin satın alınacağı bir dönem yaşanması muhtemel olacaktır. Bu sebeple pozisyonda olan yatırımcılar için mavi çizgilerle gösterdiğim çıkış kanalı STOP olarak kullanılabilir. Kanal aşağı doğru kırılmadığı sürece pozisyonları devam ettirmek mantıklı olacaktır.

3.Önemli hareketli ortalamalar arasında işlemlerin devam ettiğini görmekteyiz. Ocak 2017 tarihinden beri fiyatların bu iki ortalama üzerinde olmasına rağmen son günlerde (yeşil) ortalamanın altında işlemlerin oluştuğuna şahit oluyoruz. Bunun da analistler için bir zayıflama göstergesi olabileceği gözardı edilmemelidir. Yukarıda 107.000 seviyesinden geçen ortalama ile aşağıda 100.500 seviyesinden geçen ortalama arasında fiyatların git-geller yaşadığını ve sıkıştığı gözden kaçmamaktadır. Önümüzdeki günlerde yaşanması muhtemel hareketlerde bu iki seviyenin etkili olacağı unutulmamalıdır.

Yukarıdaki grafikte ise 3.dalga regresyon kanalını (turuncu) görmektesiniz. Bu kanalın aşağı kırılması ile birlikte trendin zayıfladığını görüyorsunuz. O kadar düzgün bir trend ki geçmişte desteklerin ve dirençlerin ne kadar etkili olduğunu görebiliyoruz. Önümüzdeki günlerde indikatörlerin dip seviyelere ulaşması sebebi ile kırılan trend seviyesine doğru return hareketleri yaşanabilir. 105.800 seviyesi bu açıdan önemli bir direnç seviyesi olacaktır. Yine önümüzdeki hafta etkili olmasını beklediğim direnç seviyeleri sırasıyla 104.900-107.000 ve 108.500 seviyeleri olacaktır. Destek seviyesi ise yukarıda bahsetmeye çalıştığım yükseliş kanalının desteği olacaktır. Bu seviye kesinlikle STOP olarak kullanılmalıdır.  

Sayfada yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırımcı profilinize uymayabilir.

YORUMLAR (13)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)