Ana SayfaŞirket HaberleriHalka arzdan 10 ay sonra Bantaş Ambalaj----

Halka arzdan 10 ay sonra Bantaş Ambalaj

Halka arzdan 10 ay sonra Bantaş Ambalaj
14 Mart 2016 - 07:43 www.borsagundem.com

Bantaş Ambalaj YKB Adnan Erdan dünü, bugünü ve yarını Borsagundem.com’a anlattı

ORHAN PALA – BORSAGUNDEM.COM / BANDIRMA

BİST’in Bandırmalı üyesi Bantaş Ambalaj 10 ayda neler yaptı? Hedefler ne? Yetkililer hisse performansından memnun mu? YKB Adnan Erdan, Orhan Pala’ya konuştu.

Bantaş Bandırma Ambalaj, temelleri 1982 yılına kadar uzanan köklü bir şirket. 34 yıl önce şehir içinde 400 metrekare alanda başlayan üretim serüveni, bugün 12 bin metrekare kapalı alanda devam ediyor. Geçen süre zarfında Bantaş sadece üretim alanını büyütmemiş, ofset baskı tesislerini ve kutu üretim hatlarını en gelişmiş teknolojinin kalite ve hızına sahip makinelerle donatmış. İki yıl önce başlayan halka arz sürecinin şirket üzerindeki etkisini fabrikalarda görmek mümkün. Şirket bu yatırımların büyük bir bölümünü kendi özkaynaklarıyla yapmış ama, halka arz heyecanı da bu yatırımları teşvik eden bir unsur olmuş. Bantaş yeni ortaklarının karşısına modern üretim hattı ve büyüyen iş hacmiyle çıkan bir firma.

DÜNYANIN EN GELİŞMİŞ TEKNOLOJİLERİYLE ÜRETİM YAPIYOR

2013 Haziran ayında arsa alımı ile başlayan yeni yatırım programı, aynı yılın Aralık ayında başlayan inşaatla sürüyor. İki kat halinde 6 bin metrekare kapalı alana sahip yeni fabrika binasının yapımı sürerken bir yandan da yeni makinelerin siparişleri veriliyor. Yenilenen ofset tesislerinde Alman KBA firmasının imzası var. 5 renkli Metal Star 3 baskı hattı, dünyanın en gelişmiş teknolojisine sahip. Ayrıca otomatik üretim hattı İsviçre ve Fransa’dan getirilmiş. Yine aynı şekilde otomatik kapak hattı da son teknoloji ile süslenmiş makinelere teslim ediliyor. Yeni yatırımlarla birlikte ofset baskı ve kutu üretim fabrikasında üretim prosesleri yeniden dizayn ediliyor. İki yıl gibi kısa sürede 25 milyon liralık yatırım gerçekleştiriliyor.

CİRO VE KÂRLILIKTA ÖNEMLİ ARTIŞ

Ve sonuç rakamlara yansımış. 2015 yılında, şirketin cirosu bir önceki yıla oranla yüzde 23.77 büyüme kaydederek 37 milyon liraya ulaşıyor. Geçen yıl emtia fiyatlarında yaşanan büyük düşüşe rağmen Bantaş, cirosunu artırmayı başaran nadir şirketlerden biri. Şirketin net kârlılığı da 3 milyon 700 bin liraya ulaşarak geçen yıla göre yüzde 58.55 oranında artış gösteriyor. Net kâr, ciroya kıyaslandığında çıkan yüzde 10.02 net kârlılık oranı da, oldukça başarılı bir hesap döneminin geride bırakıldığının en önemli göstergesi.

HALKA ARZDA VERDİĞİ TAAHHÜTLERİN TAMAMINI YERİNE GETİRDİ

2015 Mayıs ayında gerçekleşen halka arz ile Bandırma’da borsaya kote olan üçüncü firma Bantaş Bandırma Ambalaj Sanayi. Şirketin arz aşamasında verdiği tüm taahhütleri bugüne kadar eksiksiz yerine getirdiği görülüyor. Fiyat istikrarı ve geri alım taahhütleri gereği arz edilen payların yüzde 16’sı geri alınıyor. Bantaş’ın ortakları, 2015 yılı sonunda kar rakamının 3 milyon 600 bin liranın altında kalması halinde 31.12.2015 tarihi itibarıyla elinde hisse olanlara yüzde 10 bonus hisse vermeyi taahhüt ediyor. Şirket 2015 sonunda söz verdiği gibi 4 milyon liraya yakın bir kâr açıklıyor. Şirket ortakları, kâr rakamının 4 milyon liranın üzerinde olması halinde ise bu kârın en az yarısını temettü olarak dağıtmayı taahhüt ediyor. Kâr rakamı 4 milyon liranın biraz altında kalmasına rağmen yatırımcılar şirketten temettü konusunda bir sürpriz bekliyor. Bantaş’ın da halka açıldıktan sonraki ilk yılında kâr payı dağıtan şirketler kervanına katılması bekleniyor.

HİSSENİN DEFTER DEĞERİ 2.5 LİRA

Dünyanın en yeni teknolojilerini transfer ederek yatırımlarını tamamlayan, üretim hattını yeniden dizayn eden şirket, cirosunu yüzde 23, kârını yüzde 58 oranında artırıyor ancak bu başarı hisse senedi fiyatlarına tam olarak yansımıyor. Geçen yıl Mayıs ayında 2.40 liradan satılan hisseler bugün 1.70 lira seviyesinde. Şirketin özsermayesi 55 milyon liraya ulaşmış ama piyasa değeri halen 36 milyon lira seviyesinde. Borsa fiyatı 1.70 lira olsa bile defter değeri 2.5 liranın üzerinde.
Şirketin hakim ortakları da bu duruma anlam veremiyor! Onlar, şirketi büyütmek, pazar payını artırmak ve daha kârlı konuma getirebilmek için gecelerini gündüzlerine katmış çalışıyorlar. Sadece işlerine odaklandıkları için hisse fiyatlarından ziyade şirketin gelecekte ulaşacağı noktaların planını çiziyorlar. Üretimi çeşitlendirme ve yeni pazarlara yönelmek gibi hedefler üzerinde yoğunlaşmış durumdalar. Şirket ortakları da hissenin borsa fiyatından hoşnut değil ama Hisse fiyatlarının piyasa koşullarında hak ettiği değerlere ulaşacağına inanıyorlar.

ÇEKİRDEKTEN YETİŞEN EĞİTİMLİ SANAYİCİLER

Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Erdan 1952 İstanbul doğumlu. Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümü mezunu. Çalışma hayatına 11 yaşında başlamış. Çekirdekten yetişme. Başarılı sanayici olmanın yanı sıra muhasebe mesleği ile iştigal ettiği için rakamlara oldukça hakim. 1975 yılında Bantaş Yönetim Kurulu Üyesi Fikret Çetin ile Tapaş Koll. Şti’ni kurarak 1985 yılına kadar inşaat taahhüt işlerini yürütüyor.1982 yılından itibaren de Bantaş Bandırma Ambalaj’a ortak oluyorlar.
Fikret Çetin ise 1950 Balıkesir doğumlu. İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olan Çetin, mezuniyet sonrası bir süre Alarko Holding bünyesinde çalışmış.
İlginçtir, Balıkesir’de doğup büyüyen Fikret Çetin, evini barkını İstanbul’a taşımış. Hafta başında feribot ile fabrikaya gidip hafta sonu dönmüş. İstanbul’da doğup büyüyen Adnan Erdan ise Bandırma’da yeni bir hayat kurmuş ailesiyle birlikte. Çetin ve ailesi İstanbul gibi hareketli bir şehir hayatını seviyor. İstanbul’un keşmekeşinden bunalan Erdan ise daha sakin, doğayla iç içe bir ortamda yaşamayı tercih ediyor.


FABRİKANIN KARAVANASINDAN YEMEK YİYORLAR


İlk günkü heyecanlarını hiç yitirmeyen iki duayen sanayici, her gün fabrikanın tozunu yutmadan rahat edemiyor. Fabrikanın karavanasına kaşık çalıp, çalışanlardan biriymiş gibi hareket ediyorlar.
Fabrikanın ikinci kuşak en genç yöneticilerinden Yönetim Kurulu Üyesi Muammer Birav ise 1966 Manyas doğumlu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat bölümünden mezun olan Birav, yüksek lisansını Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümünde tamamlamış. Muammer Birav, 1992 yılından bu yana Bantaş Bandırma Ambalaj’da yönetici olarak çalışıyor.
Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmakta olan Haluk Selendi, Boğaziçi Üniversitesi mezunu, Cüneyt Hamdi Yaman ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu. Bantaş’ın üst düzey yönetiminin tamamı, Türkiye’nin önemli üniversitelerinden diploma almış isimler.
Halka arzın üzerinden geçen 10 aylık süreçten sonra borsagundem.com olarak Bantaş Ambalaj’ın Bandırma’daki fabrikalarını ziyaret ettik. Yoğun bir yatırım dönemine rağmen kârını artırmayı başaran şirketteki değişimi yerinde gördük. Diktikleri bir ağacın meyvelerini toplamaya başlamışçasına mutlu olan yönetim kurulu üyeleriyle sohbet ettik. İşte Bantaş Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Erdan’ın ağzından halka arz süreci ve bugün gelinen nokta…


Bantaş Yönetim Kurulu soldan sağa: Cüneyt Hamdi Yaman, Muammer Birav, Adnan Erdan, Fikret Çetin, Haluk Selendi

“HALKA ARZDAN GELEN PARANIN ÇOK DAHA FAZLASI BANKADA DURUYOR”

-Halka arz kararını nasıl aldınız?

-Kurumsallaşmak ve şirketi geleceğe taşımak için böyle bir karar aldık. Buradan gelen paranın fazlasını arz günü bankaya yatırdık. Halen gelen paranın çok daha fazlası bankada duruyor. Halka arz süreci zaten biraz uzun oldu ve şirket, yatırımlarını kendi özkaynakları ile yaptı. Yatırımlarımızda bu parayı hiç kullanmadık.

-Şirketin özkaynaklarıyla mı bu yatırımları finanse ettiniz?

-Bir kısmını yatırım kredisi aldık. Bu da uzun vadeli uygun şartlarda TL borçlanmasıyla yapıldı. Bu borcu kapatabiliriz veya kapatmayabiliriz. Bunu artık piyasa şartları bize gösterecek.

-Peki, halka arz fikri sizin mi yoksa birileri mi gelip size “Halka açılın” dedi?

-Hayır, biz halka arz seferberliğe denk gelmedik. Oldukça sıkı bir denetimden geçtik, bu da sürecin uzamasına neden oldu. Bundan rahatsız değiliz tabi ki böyle olması lazım. Daha önce biz de duyduk; kiralık araç ve binalarla, bir masa ve iki sandalye ile yapılan halka arzlar yaşanmış bu ülkede. Söylediğim gibi bize gelen paranın çok daha fazlası o günden bugüne eksiksiz bankada fazlasıyla duruyor. Şirket olarak alımlarımızı peşin yapabiliyoruz. Peşin mal alıp vadeli satabiliyoruz, o gücümüz var.

-Halka arzdan 13.2 milyon lira mı geldi?

-Masraflar ve geri alımlardan sonra halka arzdan bizde kalan para 8 milyon.

-Halka açılmada amacınız neydi?

-Biz hayatımızda hisse alıp satmış insanlar değiliz ya da borsa oynamış değiliz. Ancak, bu şirketin yarın da bizden sonra da var olabilmesi için kurumsallaşmamız gerektiğine inanıyoruz. Bu yüzden halka arz kararı aldık. Biz üç ana ortak olarak zaten çok eğitimli kişileriz, her şeyin bilincindeyiz. Halka arzdaki amacımız hisseleri satıp parayı kasamıza koymak değil. Para yine lazım olacak, ama kurumsallaşmak daha önemli. Bizim sabit faizli uzun vadeli kredi dışında bir riskimiz yok. İstediğimiz an kapayacak güce de sahibiz bu krediyi.


-Halka arzdan sonra kurumsallaşma anlamında nasıl adımlar attınız, size ne katkı sağladı?

-Biz 23 yıldan beri yeminli mali müşavir ile çalışan bir işletmeyiz. Muhasebe kökenliyim ama kuruluşumuzdan bu yana ilk kez geçen sene Maliye bizden evrak istedi ve teşekkür ederek bize defterlerimizi geri iade etti. Kendimizi denetlemeyi ve denetletmeyi bilen bir yapımız var zaten. Kendi içimizde hiyerarşimiz de kurulu. Ancak buradaki olay bizim varlığımız değil. Sonuçta bugünkü yapıda 34 yıldır herhangi bir sıkıntı yaşanmadı. Aklımız olduğu ve sağ olduğumuz sürece yine yaşanmaz ama bizden sonraki gelecek kuşakların da böyle devam etmesi, herkesin görev ve yetki sorumluluğunun belirlendiği bir sistem olması lazım.

“DÜNYADA GIDAYI EN İYİ SAKLAMA ŞEKLİ METAL AMBALAJDIR”

-Muhasebeden bu işe nasıl geçtiniz?

-11 yaşından beri çalışıyorum. Beyoğlu Ticaret’te okudum. Daha sonra Adana İktisadi Bilimler’e geçtim ama bıraktım. Eski adı Şişli Siyasal yeni adıyla Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünü bitirdim. Hepimiz üniversiteliyiz; Fikret Bey İTÜ mezunu, Muammer Bey İstanbul Üniversitesi mezunu. 1972 yılında Şişli’de 19 Mayıs Mağazaları vardı, şimdi ki Yeni Karamürsel binasında, 5 kat biner metrekareydi. Ekmekten otomobile kadar her şey satılırdı. 21 yaşında orada muhasebe müdürü oldum. Daha sonra ayrıldım. 1972 yılında siyasete adım attım, Adalet Partisi Şişli Gençlik Kolu Başkanlığı yaptım ancak siyaset benim için hep hobi olarak kaldı.

Fikret ile beraber 1975 yılında İstanbul’da müteahhitliğe başladık, hem de devlet müteahhitliği yaptık. Daha sonra da yap-sat şeklinde inşaatlara imza attık. Muammer’in babası bir başka ortakla bu işi yapıyorlarmış ancak onlar ayrıldı. 1982 yılında beraber başladık ve o günden bu yana devam ediyoruz. O günkü şartlarda kalaylı tenekede, emaye baskı falan yok, kenet ve lehim sistemi ile yapılan teneke işiydi. O dönemde kutu kıvrılıp kenet yapılırdı.



-Özellikle gıda ambalajının metal kutularda daha sağlıklı olduğu ortaya çıktı ve bu alana doğru hızlı bir yöneliş var…

-Sağlık Bakanlığı dönem dönem bu konuyla ilgili yayınlar çıkarıyor. Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Tüm gelişmiş ülkeler, Avrupa’sı Amerika’sı bu konuları çözmüşler. Konservatif ürünleri kesinlikle plastiğe koymuyorlar çünkü, konservatif ürün ışık ve hava almayacak. Cam ambalaj da bu şartları sağlamıyor. Cam ışık da hava da alıyor. Bir takım ürünleri cama koyabilirsiniz. Ancak plastiğe koyarsanız transfer ediyor. Bütün kanserojen içeriği gıdaya transfer ediyor. Bu konu migrasyon testleriyle sabittir. Dünyada gıdayı en iyi saklama şekli metal ambalajdır.

-Metal ambalaj üretimi için gerekli olan hammaddeyi nereden buluyorsunuz?

-Hammaddeyi Arcelor’dan ve Ereğli Demir Çelik’ten alıyoruz. Türkiye’de zaten bu ürünün tek üreticisi Ereğli Demir Çelik… Bir kısmını da ithal ediyoruz.

-Demir fiyatlarındaki düşüşe ne diyorsunuz, bu sizin için iyi mi kötü mü?

-Geçen yıl yüzde 30’a varan bir düşüş yaşandı. Bizim için iyi çünkü işletme sermayemizin daha fazla iş yapması ve değer kazanması anlamına geliyor. Aynı para ile daha fazla üretim yapabiliyoruz. Hammaddeyi alırken kazanmaya çalışıyoruz. Hızlı üretim, kalite ve devamlılıkla fark yaratıyoruz.

-Toplamda ne kadarlık bir hammadde alıyorsunuz?

-Geçen sene 9 bin 500 tondu. Bu sene hedefimiz 12 bin ton. Bir önceki sene de 7 bin 500 tondu.

-Talep de aynı oranda artıyor mu?

-Bizim hizmetimizde süreklilik çok önemli. Biz 1960’taki makinelerle iş yapmıyoruz. Baskı, teneke levhanın kalitesi, müşteriye herkesle rekabet edebilir fiyat verebilmek dışında, vade farkı ödemediğimiz için bankalara, işletme kredisi kullanmadığımızdan, ham madde temin şartlarındaki bütün avantajları lehimize çeviriyoruz. Buralardan da artı değer ve rekabet yaratmaya, Pazar avantajı sağlamaya çalışıyoruz.

“İKİ YILDA 25 MILYON LİRALIK YATIRIM YAPTIK”

-Yeniden yatırımlara dönersek, kısa sürede büyük işler yapmışsınız, biraz bahseder misiniz?

-İki yılda yaklaşık 25 milyon liralık yatırım yaptık.

-Bunlar da özkaynakla finanse edilmiş yatırımlar mı?

-Bunun 16 milyonunu bankadan kredi olarak aldık. 7 yıl geri ödemeli. Bu yatırımların tamamı teşvik kapsamında. Teşvik, kazanırsanız vergide avantaj sağlıyor, faizde destek sağlıyor. Bir de ithal ettiğiniz üründe katma değer ödemeden ithal hakkını sağlıyor. Ama sonuçta bu da o kadar önemli değil. Katma değeri sürekli ödeyen bir firmayız. O da mahsup ediliyor zaten.

-Burada devam edeceğiniz yatırımlarda neler olacak?

-Biz burada üretim prosesini tamamlamak ve bütünleştirmek için gerekli otomasyon sistemini tamamlayacağız. Ayrıca metal ambalajda üretimimizi çeşitlendirmek istiyoruz.

-Burada üretemiyor musunuz?

-Hedef ürünlerimizin her türlü baskısını vs. yaparız, bir sıkıntımız yok ancak makas, kapak hatları, üretim hattı için yeni yatırım gerekiyor. Yaptığımız yatırımlarda bile kapasiteyi 4 yıl içinde yüzde yüze ulaştırmaya programladık. “Acele giden ecele gider” diye bir atasözü var. Fazla acele etmek istemiyoruz. Hazmede hazmede gitmek istiyoruz.

“TEMETTÜ POLİTİKASINDA HASSASIZ”

-Halka arz öncesi, “Kârımız 4 milyon lirayı geçince temmettü dağıtacağız” demiştiniz…

-Evet, “Yüzde 50 temettü dağıtacağız” dedik. Net kârımız 3 milyon 700 bin lira oldu. Ama şirket olarak temettü politikasında hassasız ve yönetim kurulu kararı doğrultusunda kâr payı dağıtmayı planlıyoruz. Bu arada o dönemde bizim yaptığımız projeksiyonda emtia fiyatında bu kadar hızlı düşüş yoktu. Zaten kimse beklemiyordu. Eğer bu gelişmeler olmasaydı 4 milyonun üzerinde bir kâr açıklardık. Hammadde de yıl boyunca yüzde 30’u geçen kayıplar yaşandı.

-Bütün bu olumlu tabloya rağmen niye 1.70 hissenin fiyatı?

-En büyük üzüntü kaynağımız da bu zaten. Burada hissenin artması zahiri olarak bize bir şey getirmeyecek ama yatırım yapan insanların kaybetmemesi bizim için çok önemli. Bir de değerimizin normal seviyelerde olması bizim için moral olarak önemli.

-Siz hisselerin bir kısmını geri almadınız mı?

-Aldık. Fiyat istikrarından ve 3 ay sonra 2.40’ın altında olduğu için. 2 milyon 150 bin lot şirkete aldık. Şirket 5 milyon 160 bin liralık geri alım gerçekleştirdi. Bunun dışında ortaklar kendi ceplerinden 1 milyon 220 bin lot hisse aldı.

-Bantaş’ın performansı ve bilanço verilerine göre hisse fiyatı defter değerinin altında. Geri aldığınız hisseler duracak mı, belli bir seviyeye geldiği zaman satma planınız var mı?

-Yok, borsada satış düşünmüyoruz ancak kurumsal bir yatırımcıya verilebilir. Önce değeri bulalım ondan sonra düşünürüz. Bir de bu alımlar para kazanalım diye yapılmadı.

-Hisse fiyatını düşük bulduğunuza göre geri alım programı başlatma gibi bir planınız var mı?

-Hayır, böyle bir planımız yok.

-Peki, halka açılmaktan pişman değilsiniz değil mi?

-Hayır, pişman değiliz, ancak ne biz ne de diğer küçük ortaklarımız hissede bu fiyatları hak etmediğimizi düşünüyoruz. Biz ister istemez yeni yatırımcılarla duygusal bir bağ kuruyoruz. Biz şeffaf ve denetlenebilir olmak istiyoruz.

“İLERİDE YURT DIŞINDAN STRATEJİK BİR ORTAK OLABİLİR”

-Halka açılmanız marka bilinirliği açısından size bir katkı sağladı mı?

-Tabii ki, biz şu an ulusal ve uluslararası bir firma olduk. Yatırımımız yeni bitti, üretimimiz artarak devam edecek. İleride yurt dışından stratejik bir ortak olabilir. Aynı işi yapan, bu bölgede hedef koyan bir firma ile ortaklık yapabiliriz. Biz hedef olarak büyümeyle birlikte kurumsallaşmak istiyoruz.

-Yurt dışından böyle bir teklif gelse ne yaparsınız?

-Biz aklımıza yatan her şeye varız.

-Peki, var mı böyle bir teklif?

-Şu an itibarıyla yok. Zaten şu anda değil ileride ihtiyaç duyulabilir. Bu şirketin kendi kaynaklarıyla inanılmaz bir kapasite artırma potansiyeli var. Bu şirket cirosunu 80 milyona dayamadan böyle bir teklif çok cazip olmaz. Biz artık ürünleri ektik ve meyveleri olgunlaştırmaya başladık.

-Pazardaki payınız nedir, rakipleriniz kimler?

-Metal ambalajda bir genel gıda ambalajı var, kozmetik türü ambalaj var bir de konserve türü var. Metal ambalaj bu şekilde üç gruba ayrılıyor. Biz genel ambalaj bölümündeyiz. Orada da yüzde 6 gibi bir pazar payımız var.

-Metal ambalaj üretimleri genellikle bu bölgede mi yapılıyor?

-Burada var. Konya’da, İzmir’de var. Kozmetik türü İstanbul’da var. Konserve türü bu bölgede ağırlıklı. Tabi bizim ürünler sadece gıdaya gidecek diye bir şey yok. Madeni yağ için de kullanılıyor. Daha önce hiç ilgilenmediğimiz konulardı ama artık kapasiteyi büyütünce bu alanda da varız diyoruz.

-Nitelikli personel sıkıntısı var mı?

-Var tabi ki. Bütün Türkiye’nin gerçeği bu konu.

-Hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz?

-Mesela Bulgaristan, Belçika, Yunanistan, Bosna Hersek ve İsrail’e peynir ve yağ tenekesi gönderiyoruz. Tabi bunların bizim üretimimizdeki payı yüzde 3 ya da 5’lerde kalıyor.

-Makine alımlarında leasingi neden tercih etmiyorsunuz?

-Zamanında araç alımında leasingi kullanmıştık, o zaman avantajlıydı. Artıları uygundu, KDV’si yoktu. Daha sonra leasing bize avantajlı gelmedi. Ama şartlara yine de bakmak lazım.

“TÜRKİYE’NİN AŞMASI VE YAPMASI GEREKEKEN KONULAR VAR”

-Sanayi yatırımlarının yoğun olduğu bölgede yaşayan bir sanayici olarak genel ekonomik beklentilerinizi öğrenebilir miyim?

-Türkiye’yi değerlendirmek için önce dünyadaki artı ve eksileri göz önüne almak gerekir. Dünyada bir takım sıkıntılar var. Bu yüzden Türkiye’deki sıkıntıların olması kaçınılmaz çünkü bağımlıyız. Çin’in şu an bana göre daha yaşanmamış, yaşanacak olumsuzlukları var. Her ülkeyi ele aldığınız zaman geçirmiş olduğu bir takım kriz dönemleri var. Bu bütün ülkelerde yaşanmış, biz de uzun yıllar yaşadık. Çin’de de halen yönetim komünist rejim. Serbestlik geldiği zaman onlarda da bir takım toplumsal olaylar mutlaka olacaktır. Türkiye’nin aşması ve yapması gereken bazı konular var ve bunlar biliniyor. İhtiyaç olan konularda gerekirse devlet destekli yatırımların acil önemli bir şekilde yapılması lazım. Özel sektör geleceğini düşünür ve bugünü kurtarmaya yönelik bakar. Ancak ülke geleceğini düşünmek bir yerde devletlerin işidir.

-Turizm sektöründe bu tür destekler açıklandı…

-Evet ama bu sürekli ve devamlı kalacak diye bir şey yok. Türkiye şu an komşularıyla farklı yapılanmalar içinde olsa da değişecektir. Bu hükümet veya başka bir hükümet ile bu olaylar değişecek ve düzelecektir. Bir de süreklilik arz eden konular var. Ben olayın o tarafına bakıyorum. Bugünkü olaylar değişir. Rusya ile ilişkiler güzelleşir. Ortadoğu’da da herhalde bir şekilde bir barış sağlanacaktır. O bölgede ekonomik şartlar eskisinden daha iyi olacaktır. Türkiye mal satamaz duruma geldi. Oralara Türkiye hizmet sektörünü sunamaz hale geldi. Yine inşaat yapamaz hale geldi. Ancak bütün bunlar mutlaka yakın zamanda değişecektir diye düşünüyorum. Onun için şu an durağan olan bazı sektörler canlanacaktır. Türkiye de daha iyi bir hale gelecektir, ama biz uzun vadeli bakıp da devlet destekli olması gereken yatırımları ülke olarak yapmak zorundayız.

-Hangi yatırımlar bunlar?

-Başta kimya sanayii olmak üzere Türkiye’nin yoğun ithalat yaptığı konular var. Buralara Türkiye yatırım yapmalı. Olabildiğince kendi dış ticaret açığını azaltıcı yatırımlar yapmalı. Benim elimde imkan olsa, bizim rüzgarımız da, güneşimiz de var, buralara destekleri arttırırım. Enerjide belli ölçüde dışa bağımlılığı azaltma yoluna giderim. Dışarıdan kaçınılmaz bir şekilde tedarik ettiğimiz bir takım şeyleri olabildiğince üretmeye çalışırım. Ancak bunlar bir devlet politikası olmalı ve hükümetler de bunu uygulamalı.

Son Değer: 2,62
En Yüksek: 2,65
En Düşük: 2,59
Değişim 0,77 %
FK: 76,01
PD / DD: 1,37
İşlem Hacmi 7.002.728
Toplam Adet: 2.670.450
Ağırlıklı Ort.: 2,62
YORUMLAR (10)

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.